kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
21 Temmuz 2008, Pazartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Erbakan'a af istedi
 
Talat'a güvenimiz tam
 
Kıbrıs'taki gerçekler dikkate alınmalı
 
Çözümün koşullarını vurguladı
 
Rumlar Türkiye'yi BM ve AB'ye şikayet etti
 
TDP'den Soyer ve Uzun'a eleştiri
 
Baskının Türk tarafına yöneldiğini iddia etti
 
Tek sesliliğe ihtiyaç var
 
Kıbrıs'ta iki eşit halk var
 
Erdoğan'ın ziyaretine tepki gösterdi
 


Anlayana Sivrisinek Saz...
Rauf R. DENKTAŞ
Gerçek Bir Barış Harekatı Anısı
Prof.Dr.Ata ATUN
CTP’nin gözüyle ülkenin durumu
Mete TÜMERKAN
Otuz dört sene yetmedi...
Hasan HASTÜRER
Hristofyas’a Göre (2)
Rauf R. DENKTAŞ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hristofyas “ben Kıbrıslı Türklerle anlaşmaya hazırım, ama, yabancılarla değil—kim olursa olsun, yabancılarla değil” diyor ve “yabancılardan” Garantörleri kastettiğini de “Garantörler bize saygı göstermelidir” diye eklemesinden anlıyoruz. Kısacası Hristofyas Kıbrıs meselesinde Türkiye’nin söz hakkı yoktur ve olmamalıdır demektedir. 1960 Antlaşmalarının ENOSİS’i önlemek için yapıldığını çünkü Enosis’in Lozan’da kurulmuş olan Türk-Yunan dengesini Yunanistan’ın lehine bozmuş olacağını unutuyor. Ayni nedenle “Kıbrıs Cumhuriyetinin” Türkiye’nin de üye olmadığı bir yere üye olamayacağı kaidesinin varlığını da unutuyor.

Bizde Sn. Talat ile Meclis Başkanımızın “Türkiye’den önce bizim Kıbrıs’ta uzlaşarak AB’ye GİRMEMİZİN Türkiye’nin yararına olacağı” görüşü, bu nedenle Rum tezine hizmettir ve Türkiye’nin en önemli bir hakkını ortadan kaldırmak için Rum’un uğraşına destek vermek anlamına gelmektedir. Hristofyas’ın “ben Türklerle anlaşmaya hazırım, yabancılarla değil” sözleri Kıbrıs üzerinde bizim kadar, hatta bizden de çok, güvenliği ile ilgili söz hakkı olan ve bunu Uluslararası Antlaşmalarla tescil ettirmiş bulunan Türkiye’yi saf dışı bırakmak için tevessül ettiği bir oyundur. Akritas planının da bu hedefi elde etmek için hazırlanmış olduğunu unutmazsak “barış meleği” addedilen Hristofyas’ın ne kadar barışçı olduğunu anlamakta güçlük çekmeyiz.

İnsan hakları ve AB normları, Türk tarafının hemen hemen tümünü reddettiği BM kararları Rum liderliğinin devamlı surette gündeme getirdikleri ilkelerdir. Kıbrıs’ta iki eşit egemen HALK’ın siyasi ortaklığı ve siyasi eşitliği nedeniyle her iki ortağa ayrı ayrı siyasi haklar verilmiş olması kaçınılmaz bir zarurettir.

1960 Antlaşmalarında taraflara “toplu veya toplumsal haklar” verilmesi ile bireysel haklara bazı kısıtlamalar getirilmesi doğaldır. Üniter devletle ortaklık devleti arasındaki fark budur. Ortakların kendi toplumsal hak ve statülerini korumak hakları meşrudur. Hristofyas bunlardan kurtulmak istemektedir. Hristofyas soruyor: BM, Türk ordusunun Kıbrıs’taki varlığını yasa dışı olarak görüyor. (BM’nin böyle bir kararı yoktur !) Bunun adadan gitmesini istememiz Kıbrıslı Türklerin insan haklarını ihlâl mi oluyor?”  “Barış güvercini” Hristofyas da bilmektedir ki Garanti Anlaşması ile Türkiye’ye bu hak verilmemiş olsaydı 1963’den 1974’e kadar Kıbrıs’ta tek bir Türk bırakılmamış olacaktı. Dolayısı ile Hristofyas’ın bu sorusuna verilecek cevap “evet, Türk askerinin adadan tümüyle gitmesini istemek, Garantörlüğe gerek yoktur demek Kıbrıs Türklerinin insan hakları ile (hür yaşamak, hayatta kalmak hakları ile) oynamak demektir ve Türklerin insan haklarını ihlâl anlamına gelmektedir” olmalıdır.

Ve Hristofyas soruyor: Türkiye’nin istilâsı ve işgali ile ortaya çıkan ortam içerisinde yabancının malında oturmak insan hakkı mı?”  “Barış meleği” Hristofyas 1963-1974 yıllarını yine unutuyor. 1974 Barış Harekâtı sanki adada asayiş “ber-kemal” iken durup durduğu yerde yapılmış gibi davranıyor.

103 köyün Türk halkını göçe zorlayanlar ve Kıbrıs Türklerini %3 bir toprakta yaşamaya mecbur bırakanlar, binlerce Türkün adadan göçünü sağlayanlar sanki kendileri değilmiş gibi sorular soruyor. 60 bin Türkün her şeylerini bırakarak, Trodos dağlarını yürüyerek aşmak suretiyle Kuzeye özgürlüğe, güven içinde korkusuz yaşamaya koşmaları sanki olmamış gibi davranıyor; 1975 Nüfus mübadelesini ve her iki taraftan insanların gönüllü olarak kendi insanlarının idare ettiği bölgeye geçmiş olduklarını da unutuyor; BM’nin hazırladığı Fikirler Dizisi anlaşmasında mal-mülk konusunun global bir şekilde ele alınacağını ve iadeye ek olarak takas ve tazminatlarla halledileceğini de kaale almaksızın, “herkes yerli yerine” diyerek, siyasi görüşmelerde halledilmesi gereken bu konuyu Türkiye aleyhine bireysel davalar getirerek “Kıbrıs meselesini halletmeme” yolunu seçmiş olmalarını da insan haklarının bir gereği addediyor; bunun Türk göçmenlerin insan haklarını kaale almamak olduğunu görmezlikten geliyor.

O halde “barış meleği” Hristofyas’a cevap verelim: Evet sayın Hristofyas, iki kesimlilik esas olduğuna göre ve kendi göçmenlerinin %65’i Türk idaresinde yaşamak istemiyoruz da dediklerine göre yapılması gereken iş global şekilde mal mülk değerlendirmesi yapmak, buna 1963’den 1974’e ve hatta bu güne kadar malına mülküne gidememiş olan Türklerin hak ettikleri tazminatı da katarak bir denge bulmak ve genelde tazminat ve takas usulü ile bu problemi halletmek gerekmektedir. Aksi halde göçmenleriniz bir otuz yıl daha hava almaya devam edecektir. Kıbrıs Türklerini kırk yıl çadırlarda yaşamaya mahkûm etmeyi insan haklarına uygun bulanlara verilecek cevap budur. KKTC’nin tapularına sahip çıkmak dengeli bir uzlaşma için haktır.

(Devam edecek)  

   330 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  18 Temmuz 2008, Cuma   Anlayana Sivrisinek Saz...
  18 Temmuz 2008, Cuma   Demek Federasyon Ha?
  17 Temmuz 2008, Perşembe   Geçmişe Bakınca...
  16 Temmuz 2008, Çarşamba   Türkmen'e mektup
  14 Temmuz 2008, Pazartesi   ABD GİBİ OLALIM (MI)?
  11 Temmuz 2008, Cuma   AYNİ TERANE
  10 Temmuz 2008, Perşembe   Tazminatlar
  10 Temmuz 2008, Perşembe   Milli Konsey Memnunmuş
  07 Temmuz 2008, Pazartesi   Uzlaşma'dan ne anlıyorsunuz?
  02 Temmuz 2008, Çarşamba   Önemli Davet!


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.