Siyasetteki gündeme ve tartışma konularına bakınca, insanın isyan edesi geliyor.
Türkiye’de gündem türban, bizde ise çalışma saatleri..
Başka da birşey yok.
Belki de gözden birşeyler kaçırılıyor ve bu tartışmalara odaklanılarak hedef saptırılıyor.
İlişkiler geriliyor.
Tansiyon yükseltiliyor.
Bilemem.
Ama bildiğim birşey var, gereksiz tartışmalarla zaman kaybediliyor.
*
Türkiye türbanla yatıp türbanla kalkıyor.
Sefalet sınırında yaşayan milyonlara rağmen gündem türban!
Başka da bir sorun yok!
Gören de Türkiye bu sorununu çözdüğünde başka bir boyuta geçecek ve tüm sorunlarını aşacak sanıyor.
Ekonomisi daha bir istikrar kazanacak!
Kişi başına düşen Milli Gelir artacak.
Gelir dağılımındaki uçurum ortadan kalkacak.
Sanki tüm bunlar türbana bağlı.
Gerçek anlamda özgürlük ortamının gelmesi de...
Bunun için de ipler gerildikçe geriliyor.
Laik- müslüman tartışması tırmandırılıyor.
Türban ve özgürlük kelimeleri birlikte kullanılıyor.
‘Özgürleşmek’ türbanın serbest kalmasına bağlandı!
Kadını sosyal yaşamda bir adım geriye çekmeye kapı açacak bir uygulamaya!
Başını bağlayanın dini bütün, açık olanın ise burada yazamayacağım şekilde nitelenebileceği bir süreci başlatmanın adını özgürlük koydular.
Bir süre sonra oluşması olası toplumsal baskılar sonrasında başını bağlamayanların bağlamaya zorlanacağı ‘bir özgürlük ortamı!’
Hükümet işi gücü bıraktı bununla uğraşıyor.
Kadının yerinin evi olduğu anlayışına zemin hazırlayacak yeni bir dönem için.
Türkiye’yi ileriye, AB’ye taşıma iddiasıyla(!) yola çıkanlar, türbanı serbest bırakarak bunu gerçekleştirecekler herhalde.
2008 Türkiye’sindeki manzar-i umumiye böyle.
*
KKTC’de de ilginç tartışmalar yaşanıyor.
Çalışma Bakanı ve bazı sivil toplum örgütleri işi gücü bıraktı çalışma saatlerinin düzenlenmesi ile uğraşıyor.
İlla ki Pazar günleri tatil olmalı.
İnsanlar daha çok çalışmak ve üretmek isterlerse buna izin verilmemeli.
Nasıl olsa KKTC ekonomisi tıkırında.
Üretim, ihracaat ve ticaret hacmi gelişmiş ülkelerin de ilerisinde!
Onun için biraz da siesta yapmalı.
Bu sorunu çözersek ülkede herşey güllük gülistanlık olacak.
Belki de adaya çözüm bile gelecek.
Yeter ki bu çalışma saatlerini bir halledelim.
Pazarları tatil yapalım.
Hafta içinde siestaya zaman ayıralım
Bakın görün ekonomi nasıl daha da büyüyecek.
Milli gelir nasıl artacak!
Sosyal yaşam daha bir güzel olacak!
Şu Ticaret Odası çomak sokuyor ama!
Sermaye emekçinin haklarına saygısızlık yapıyor!
Gelin hep birlikte sermayeye haddini bildirelim.
Pazar günlerini tatil yapalım, siestaya zaman ayıralım.
Böylece eğitimdeki sorunlardan tutun da sağlık ve ekonomideki tüm sıkıntılar ortadan kalkacak.
Verimlilik artacak.
Ülkedeki moral motivasyon yükselecek.
Yeter ki bu sorun çözülsün.
Yeter ki Çalışma Bakanı ile Esnaf ve Zanaatkarlar Odasının istekleri olsun.
Onlar üzülmesin.
Prestijleri sarsılmasın.
Ağızlarından çıktı bir kere.
Ölmek var dönmek yok.
Bu yola bir kere baş koydular.
Gerisi laf-ı güzaf..