TSE belgesi almaya hak kazanan firmalara bu belgeleri verilirken Başbakan Soyer yaptığı konuşmasında siyasette kalitenin önemine işaret etti.
Siyasette kalite artışının gereğine vurgu yaptı.
Doğru ve yerinde bir tespit.
Her alanda olduğu gibi siyasette de kalitenin yükselmesi gerçekten çok önemli!
Sayın Başbakan konuşmasında “Biz taşlık yolda, Rum tarafı otobanda gidiyor” ifadelerini de kullandı.
Ve ekledi:
Biz de bu yolun bir yerinde otobana kesinlikle çıkacağız
Çıkmamız şart.
Bunun başka yolu yok.
Ama otobana çıkabilmek ve orada ilerleyebilmenin koşulları var.
Önemli olan bu koşulları yerine getirmek.
Bilgi, birikim, uzmanlık ve başarıyı esas alacak bir yapılanmaya gitmek.
Kaliteyi her alanda yükseltmek.
Popülizmi terk etmek.
Verimliliği esas alan bir anlayışı ülke genelinde uygulamaya koymak.
Ülkede sürdürülebilir, rekabet edebilecek bir ekonomik yapı oluşturmak.
Yapısal dönüşüm ve değişimi gerçekleştirecek donanıma ve kararlılığa sahip siyasi kadrolarla bunlar yapılabilir.
Sadece iyi niyet ve istemekle bu mümkün olmaz.
*
Çevre Bakanı Asım Vehbi istifa etti.
Belli ki çok da gönüllü bir istifa değildi bu!
Neyse bu başka bir konu.
Ama istifa sonrası yapılan açıklamalar bence önemli.
ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı, istifa sonrasında konuşurken bunun bir nöbet değişimi niteliği taşıdığını söyledi.
Ve kararın parti içi dengeler adına alındığını belirtti.
Yani Vehbi parti içi dengeler nedeniyle istifa etti.
Başarılı ya da başarısız olduğu için değil.
Ya da bir başka nedenle!
Yerine gelecek kişi kim isterse olsun belli ki parti içi dengelerin bir dayatması ile gelecek.
Bu görevi belki de çok iyi yapacak biri olacak bu..
Ya da konulardan habersiz birileri..
Burada önemli olan bakanın kim olacağı belirlenirken esas alınan kriterler!
Bu kriterler, bilgi, birikim ve konusunda uzmanlık değil.
Parti içi dengeler!..
Yıllardır bu böyle oldu.
Her ne kadar ‘Değişmeyen tek şey değişimin kendisi’ olsa da, bizde böyle olmuyor.
Siyasi düzeyde kararlar verilirken değişmemekte direniliyor.
Bunun sonucunda da ülkede yapısal anlamda dönüşümlerin önü tıkanıp kalıyor.
Dün de böyleydi, bugün de.
*
‘Taşlık yolda’ ilerlerlerken ‘otoban’a çıkma hedefine ulaşmak parti içi dengelerle hareket edildiği sürece mümkün olmayacak.
Dünya ile entegre olunacaksa parti içi dengeler ya da siyasi hesaplar bir yana konulmalıdır.
Kişisel kaprisler ve hesaplar da.
Hedef otobana çıkmaksa, oradaki kural ve anlayışlarla siyaset yapılmalıdır.
Yani bilginin, uzmanlığın ve başarının esas alınacağı bir şekilde.
Hatadan dönebilme erdemi ile hareket ederek.
Toplumsal çıkarları herşeyin üzerinde tutarak.
Ve herşeyin en ince ayrıntısına kadar hesabını vererek.
Birşeyleri yapar gibi değil, gerçekten gerektiği gibi yaparak.
Sanal değil somut kazanımları getirecek politikalar üreterek.
Bunun başka yolu yoktur.
Siyasette kalite ancak bu şekilde yükselir.
Taşlı yoldan otobana topyekün bir anlayış değişikliği yaparak çıkılır.
Yoksa taşlı yolda sallanıp durmaya devam ederiz.
Bir yerlere gittiğimizi sanarak!..