Babalar dağ gibidir. Onların varlığı güç verir demiştim bir yazımda.
Ya analar?
Anaların hakkı ödenmez.
Belki de ailelerde en büyük sorumluluğu ve sıkıntıyı analar çeker.
Evlatlarla babalar arasında bağ kurmak, dengeyi sağlamak için çok uğraşırlar.
Aileyi birlik ve bütünlük içinde tutmak için.
Sevgi ve saygıyı hep önde tutarlar.
Özveriyi yapan hep analardır.
Karşılık beklemeden yaparlar herşeyi.
Uyumazlar uyuturlar, yemezler yedirirler, giymezler giydirirler.
En büyük mutlulukları evlatlarının mutluluğudur.
Kanlarından kan, canlarından can verdikleri evlatlarının...
Sevgileri kocamandır evlatlarına karşı, ne olursa olsun azalmaz ama hep artar.
Kırılsa da kalpleri çabuk affederler.
Zaten affetmek için fırsat ararlar.
Kız çocukları için rakip olurlar.
Ama bunun için onlara kızmazlar.
Onların büyüyüp gelişimini gururla yakından izlerler.
Babayı paylaşmak istemez kız çocukları annelerle.
Anneler bunu bilirler. Buna göre denge kurarlar. Kızlarını incitmeden. Ruhsal gelişmelerini olumsuz etkileyecek hiçbir şey yapmazlar.
Erkek çocuklarının rakibi babalardır.
Evde iktidar kavgalarında, baba ile oğul çekişmelerinde anneler arada kalırlar çoğu zaman.
Orta yolu bulmaya babayla çocuğun gururunu kırmadan kendileri kırılma pahasına birşeyler yaparlar.
Nedense dengeyi kurma görevi sanki sadece annelerindir.
Hep özveride bulunan onlar olduğu gibi arayı bulan da onlardır.
Çocuğun babaya söyleyemediği bir istek anneye iletilir.
Babanın çocuğa söylemek istedikleri de çoğu zaman anneye.
Aracıdır anne çoğu zaman aile içinde.
Ve zordur anne olmak.
Evdeki birliği bütünlüğü sağlamak.
Sevgiyi, saygıyı hoşgörü ve işbirliğinin sürdürülmesinde görünmez yöneticidir anneler.
Evde ne pişeceğinden tutun da evin çekilip çevrilmesi de onların omuzlarındadır.
Hiç şikayet ettikleri olmaz.
Onlar için önemi olan evdeki huzur ve mutluluktur.
‘Yuvayı dişi kuş yapar’ sözü boşuna söylenmemiştir.
*
Anneler hem dışta hem de evde sorumluluk yükleniyor.
Benim annem de öyleydi.
Öğretmendi. Ama evin herşeyiydi.
Şimdi de öyle.
Eşini sevip kollayan. Onun için onun yerine herşeyi düşünen.
Kendi sağlığından çok eşininkini ön planda tutan.
Onun isteklerini gözeten.
Çocukları ve eşinin mutluluğu için her türlü özveride bulunan.
Ama hiç karşılık beklemeyen.
Biz kendi hayatımızı kurduktan sonra da işi bitmedi.
Torunlar onun elinde büyüdü.
Bakıyorum da şimdi daha çok saygı duyuyorum yaptıklarına.
Yaş ilerledikçe daha iyi anlıyor insan bazı şeyleri.
Ve bu nedenle de eşime de daha çok saygı duyuyorum.
İki oğlumun iyi, doğru düzgün insanlar olarak yetişmesinde gösterdiği uğraş için.
Anneliğin ne kadar zor olduğunu daha iyi anlıyorum.
Anneler canlarından can verdikleri varlıklarla zaman zaman karşı karşıya geldiklerinde yüreklerinde açılan yaralar, çocuklarının bir gülüşüyle, güzel bir sözüyle bir anda ortadan kalkabiliyor.
Çok çabuk unutabiliyor anneler çocuklarının kendilerini kırmasını.
Tek istekleri onların iyilik, sağlık ve mutluluğu.
Dünyada başka hiçbir ilişkide olmayan bir bağla bağlıdır analar çocuklarına.
Ve ben bu bağa her geçen gün daha çok saygı duyuyorum.
İyi ki analar var..