‘Önce sorun tanımlanmalı’ başlığıyla bir yazı yazmış ve “mevcut ekonomik yapı sürdürülebilir bir yapı değildir” demiştim bir süre önce.
Ve şöyle devam etmiştim:
O halde yapılması gereken, ulusal bir mutabakat sağlamaktır.
Bunun için de öncelikle sorunun tanımında herkes uzlaşmalıdır.
Bir sorun olduğu gerçeği kabul edilmeli ve sorunun tanımı yapılarak çözümü yönünde harekete geçilmelidir.
Yani bu şekilde artık devam edemez. Zaten ülkenin kendine özgü yapısal bozukluklarına dünyadaki ekonomik kriz de eklenince işler iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı.
Gelinen aşamada geriye değil, ileriye bakmak ama geçmişte yapılan hataları tekrarlamadan acil önlemler alarak bunları hayata geçirmek gerekmektedir.
Bu yapılırken, bundan siyasi bir avantaj ya da dezavantaj elde etme kaygısı ile hareket edilmemelidir.
Çünkü durum, üzerinde siyaset yapılamayacak kadar hassas bir aşamaya gelmiştir.
Ve mutlaka bir şeyler yapmak zorundayız.
Bu yazımın hemen ardından Ticaret Odası Asbaşkanı Alp Cengiz Alp aradı. Ekonomik Örgütlerin sorunların aşılması için bir araya gelme kararını bildirdi. Zaten bu telefon görüşmemizden hemen sonra Ekonomik Örgütler Platformu oluştu. Alp Cengiz Alp oluşan platform ve platformun vizyonu ile ilgili bana bir mail gönderdi. Sütunumu bugün Alp Cengiz Alp’in görüşlerine bırakıyorum.
Neden Ekonomik Örgütler Platformu
Ekonomiye yeni bir soluk, yeni bir sorumluluk.
Küçük çıkar gruplarının oluşumu doğal olarak küçük ve homojen yapıdaki çok benzer mesleki birey veya tüzel kişiliklerden oluşur kuşkusuz. Bu oluşum kendi maddi doğrularına ulaşmak için bir araç olur. Kimi zaman bu yeterli olur ve maddi isteklere kısmen veya tamamen ulaşılınca oluşum dağılır. Ya da tekrar küçük maddi hedefler konur.
Mesleki oluşumlar vardır. Bir mesleğin daha geniş anlamda çıkarlarının ve mesleğin kendisi de korur. Daha geniş katılımlıdır. Süreklidir. Mesleğin ve koşulların daha ileriye gitmesi hedeflenir. Toplumsal hedefler de gözetilir bazen. Bazen yöneticilerinin gölgesinde de kalırlar. Bazen bu gölgeyi aşarlar. Mutlaka olmaları gerekir. Ekonominin çarkları onlarla daha iyi döner çünkü mesleki ihtiyaçlarının ne olduğunu en iyi onlar bilirler. Mikro ekonomik konularda çözümler onlardadır.
Ve odalar vardır daha geniş tabanlı. Pek çok meslekten üyeleri vardır. Yasayla kurulmuşlardır. Yasadan aldıkları güç de vardır elbet. Ekonomiye daha geniş pencereden bakarlar. Olaylar makro ekonomik ölçekle ele alınmak zorundadır. Reel ekonomik akla göre davranılır. Bazen kendi içindeki ekonomik grupların menfaatleri çelişebilir. Taraf olmak diye birşey yoktur kendi içlerinde. Makro ekonomik akıl ne derse doğru odur. Meseleler sosyal boyutuyla da ele alınır aynı zamanda. Toplumsal ihtiyaçlar ve gelecek daha önemlidir. Her anlamda sürdürülebilirlik esasdır. Siyasetle de iç içedir makro ekonomik politikalar. Biraz da o pencereden bakılır. Dünyada ekonomiyle siyasetin tam olarak ayrılabildiği bir yer yoktur ne de olmasa. Bize özel Kıbrıs sorununa bakış açısı da vardır diğer ülkelerden farklı olarak.
Böylece ekonomik güçler dağılmıştır beraber olması gerekirken. Her örgütlenme düzeyinde ötekiler de vardır çoğu zaman ve bu bizi daha da zayıflatır. Bazen ayni şeyi söylüyor olmak bile üst üste koyup toplandığı gibi artı matematiksel bir etki yapmaz. Bir üst çatı gereklidir tümünü toparlayan. Daha güçlü, daha sorumlu, daha etkili mesajlar veren. Pek çok ekonomik kesimi kapsadığı için daha geniş açılı. Sosyal politikaları da olan ekonomik politikalarının yanında. Siyasetçinin gücünü ve popülst davranışlarını dengeleyen sendikal baskıları balans eden bir üst çatı.
Belki biraz geç kalındı şimdi yaşadığımız ekonomik sorunlara bakarsak. Kimbilir belkı de en uygun zamandır şimdi. Ekonomik Örgütler Platformu oluştu işte. Sivil toplum yaşamında da, iş yaşamında da çağdaş ülkeler seviyesini hedefleyen. Çağdaş düzeyin ve batılı değerlerin yakalanmasının olmazsa olmaz olduğunu düşünen.
Halkımızın genelinin hedefi olan ve aynı zamanda mevcut iktidarın kendi halkının önüne bir hedef olarak koyduğu dünyanın en sağlıklı serbest piyasa ekonomisi yani AB hedefidir platormun savunduğu. Demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, şeffaflığın, adil rekabet koşullarının olmadığı bir yerde gerçek ekonomik refahın olamaycağının farkındadır platform. Bunların tam yerleşmesi için her türlü katkıyı koymaya ve önceden olduğu gibi her türlü fedarkarlığı yapmaya hazırdır ekonomik örgütler tüm izolasyonlara rağmen.
Özel sektör üretirken; kendi yaratıcılığını yatırıma, üretime ve istihdama dönüştürürken devletin sadece düzenleyici ve denetleyici olmasını isteyen ve bunu ısrarlı bir şekilde talep edecek olan EÖP kuruldu işte.
Kıbrıs sorununun çözümü için ayrı ayrı ürettiğimiz yaratıcı düşünceleri ve katkıları daha organize daha güçlü ve daha bir ortak akılla ele almaya istekli bir platform. Zümresel, sınırsal ve mesleki gibi dar anlamda değil tüm Kıbrısın ve Kıbrıslıların ekonomik yararını düşünen.
Haydi hayrlısı !
Alp Cengiz Alp
Bizce de hayırlısı.. Umarım bu platform sayeyesinde ekonomik sorunlar ekonomik akıl öne çıkacak şekilde doğru zeminde tartışılarak çözümlenir.