Rum Lider Dimitris Hristofias tehlikeli bir oyun oynuyor!
Amacı bir yandan Türkiye’yi uluslararası kamuoyu baskısı altına almak, diğer taraftan ise Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı köşeye sıkıştırmak.
Böylece bir Rum Cumhuriyeti’ne dönüştürdükleri Kıbrıs Cumhuriyeti şemsiyesi altına Kıbrıslı Türklerin girmesini zorlayacak bir zemin yaratma peşinde.
Bir ortaklık oluşturma niyetinde değil.
Türkiye’yi baskı altına almak için ülke ülke geziyor.
Gittiği her ülkede Kıbrıs konusunda bilinen görüşlerini ortaya koyup, Türkiye’yi hedef gösteriyor. Türkiye’ye baskı yapılmasını istiyor.
Arta kalan zamanlarda ise Lefkoşa’da Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la görüşme masasında buluşuyor.
Yani Hristofias enerjisinin büyük bir bölümünü çözümü getirecek uğraşlara değil, süreci olumsuz etkileyecek işlere ayırıyor.
Bunu da bilerek yapıyor.
Cumhurbaşkanı Talat’ın bu konudaki uyarılarını da dikkate almamakta diretiyor.
Görüşme masasından olumlu bir sonuç çıkması Türkiye’nin de desteğine bağlı.
Kıbrıs’ta bir çözüm olacaksa bu Türkiye’siz olmayacak.
Türkiye de sürece destek verdiğini sürekli vurguluyor.
2004 sürecinde de bu konudaki samimiyetini ispat etmişti.
Ama çözüm konusunda sınıfta kalan, 2004’te buna engel olan Hristofias, 2008’de softa şaşırtaması yapma peşinde!
Bir yandan çözümü Kıbrıslılar bulacak derken, diğer yandan da ülke ülke ordan oraya koşuşup duruyor.
Bu arada içte de boş durmuyor.
Görüşmelerin içeriğiyle ilgili sürekli bir şekilde basına çarpıtılmış bilgiler sızdırıyor.
Ve ikide birde Talat’ın onun ‘yoldaş’ı olduğunu vurgulamaktan geri kalmıyor.
Bunu ‘Talat’ı sevdiğinden değil, onu köşeye sıkıştırmak için yapıyor.
Hristofias, ‘Yoldaş’ olarak gördüğü Talat’ın değiştiğini öne çıkarıp onu birilerine şikayet ediyor.
Herhalde beklentisi Talat’ın Hristofias’ın her dediğine ‘Evet’ demesiydi.
Bu böyle olmadığı için Hristofias rahatsız.
Bunun için de Kuzeye, mesajını alabileceklere Talat’ı hedef olarak gösteriyor.
Talat’ın pozisyonundan gerilemesini ve Türkiye ile ilişki ve işbirliği konularında çekingen bir tavır içine girmesini hedefliyor.
Böylece Talat’ı masada karşısında daha etkisiz bir hale getirmeyi umuyor.
Bu da tabii ki çok yapıcı bir tutum değil.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, önceki akşam BRT’de Akis programında konuğumdu.
Belli ki onlar da tüm bu gelişmelerden oldukça rahatsız.
Ama sürecin devamını ve sonuçta başarıya ulaşmasını istiyorlar.
Ancak Hristofias’ın samimiyeti konusunda tereddütleri var.
Cumhurbaşkanı Talat’ın hedefi, adada iki halkın da kabul edebileceği bir çözüm inşa etmek.
Bu sorumluluk bilinci ile hareket ediyor.
Karşısındaki Hristofias ise öyle değil.
Talat’ı marjinalleştirmeye çalışıyor.
Kıbrıslı Türkler tarafından reddedilecek bir çözüm modeli ortaya çıkarma uğraşında.
Böylece Türk tarafını suçlu sandalyesine oturtacak ve Kuzey’de huzursuzluk yaratacak.
Yani tutumu hiç ama hiç yapıcı değil.
Erçakıca net bir şekilde söylememekle birlikte, o da Hristofias’ın yapıcı olmadığını, ortaya koyduğu örneklerle gösterdi.
Bence programda verdiği en önemli mesajlardan biri de ‘Talat’ın 1980’lerin başındaki Talat olmadığıyla’ ilgili olandı.
Bu mesajı Hristofias çok iyi algılamalı.
Talat çözüm istiyor. Eğer o da istiyorsa bu tür oyunları bir yana bırakmalıdır.