Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
5 Aralık 2008, Cuma

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Bush'tan Gül'e Teşekkür Telefonu En cimri ve zengin ülkeler TRT-BRT arasında işbirliği Londra karması ile maç yapılacak Castro, Obama ile görüşebileceğini söyledi Türkiye'den Rumlara 835 bin Euro tazminat Mağusalı taraftardan açıklama var Kayıp Otobüs Boston'da gösterildi Rum Bakan'dan Türkiye'ye Tehdit Talat: Uluslararası güçler devreye girmeli Soyer, “Kıbrıs’a barış gelecekse kendi ellerimizle gelecek” Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
ÇAĞINER: "ÇÖZÜMSÜZLÜK YA DA SORUNLAR MAZARET DEĞİLDİR"
Kıbrıslı Türk İşadamı Turizmci Ünal Çağıner, Kıbrıs meselesinin bir mazaret olarak öne sürülmemesini bunun ekonominin...

 ÇOK OKUNANLAR
Rum Bakan'dan Türkiye'ye Tehdit
 
Doğukan Şemiler Ağır Cezada
 
Mağusalı taraftardan açıklama var
 
Hedefimiz iktidar
 
Kıbrıs Müzakerelerinde İlk Üç Ay
 
Ümitsizliğe Kapılmaya Gerek Yok
 
Kayıp Otobüs Boston'da gösterildi
 
Memlekette adalet yok
 
Leyla Zana'ya 10 Yıl Hapis Cezası
 
Nato Dışişleri Bakanları Toplantısı
 
Arda, David Beckham'ı Solladı
 
Koruyucu estetikle yaşlanma geciktirilebilir
 
Fenerbahçe Sercan Yıldırım'ın Peşinde
 
Türkiye'den Rumlara tazminat
 
CTP Lefkoşa İlçe Örgütü Kadın Kolları
 

 YORUMLANANLAR
Hedefimiz iktidar [1]
 
Rum Bakan'dan Türkiye'ye Tehdit [1]
 
Mağusalı taraftardan açıklama var [1]
 
İndirimler yeterli değil [1]
 
CTP-BG İskele Kadın Kolu kongresi gerçekleşti [2]
 
CTP Gençlik'ten UBP'ye yanıt geldi [7]
 
UBP'den Soyer'e eleştiri [1]
 
'Mağusa 1571'den beri bizim' [3]
 
UBP'de genel sekreter kim olacak? [19]
 
Rumlar iki halktan korkuyor [3]
 
Rusya konusu kapandı! [1]
 
ÖRP Eroğlu'nun en büyük rakibi [7]
 
Eroğlu'nun gelişi memnuniyet yaratmıyor [4]
 
İşte Dünyanın En Yüksek Binası [1]
 
Ekonomi için 350 milyon dolar gerek [1]
 

Her şeyi yapıyorlar
Rauf R. DENKTAŞ
Ülkem için ne yaptım
Prof.Dr.Ata ATUN
Devlet adil olmak zorunda
Mete TÜMERKAN
Dedim...Dedi...
Erdinç GÜNDÜZ
Derviş Bey seçildi UBP’nin işi bitti!!!... Gaylesi sizi mi tuttu?
Hasan HASTÜRER
BM’nin Müzakerelere Baskısı Başladı
Prof.Dr.Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Ekim 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cuma günü yapılan liderler görüşmesi müzakerelerin gidişatında yeni bir kapı açılacağına işaret ediyor.
BM belli ki, kapsamlı müzakereler çerçevesinde yapılan bu üçüncü toplantıdan sonra yavaş yavaş müdahaleye hazırlanıyor. 
Gelişmeler aynen bunu gösteriyor.

Son toplantıda müzakerelerin basına kapalı olacağı duyurulduktan sonra BM’nin aniden karar değiştirerek, Uluslararası Lefkoşa Havaalanı’nın kapılarını basın mensuplarına açması, ileriye yönelik bir denetleme amacını taşımakta. 
BM’nin Aleksander Downer aracılığıyla, medya mensuplarını görüşmeler süreci ile ilgili yazdıklarına dikkat etmeleri konusunda uyarması ise yepyeni bir gelişme. Bu, aba altından sopa göstermek şeklinde de yorumlanabilir.
Downer’in, müzakerelerin Kıbrıs’ın geleceği için çok önemli bir süreç olduğundan bahsetmesi ve liderlerin de bu müzakereleri gerçekleştirmek için çok zamana gereksinimleri olduğunu söylemesi de, BM’nin hakemlik konusunda kolları sıvadığının açık bir işareti. Belli ki her iki lidere de baskılar ya başladı, ya da yakında başlayacak.  
Her hafta bir görüşme yapılması fikri her ne kadar CB Talat’ın istediği olsa da, BM’nin Rum tarafı üzerinde baskısı olmasaydı, her Pazartesi günü bir görüşme yapılması kararı bu son toplantıda çıkmazdı. Hristofyas’ın zamana oynamak istemesi ve müzakereleri AB-Türkiye İlerleme Raporu’nun açıklanacağı Kasım 2009’a kadar uzatmak stratejisi, BM’nin baskısı ile alınan “Her hafta bir görüşme yapılması” kararına rağmen hala geçerli. Rumlar ipe un sermekte çok usta olduklarından bunun da bir yolunu bulup, görüşmeleri havanda su dövmeye dönüştürüp uzamasını sağlayacaklar.  
BM, müzakereler süreci üzerindeki baskı dozunu yavaş yavaş arttırmaya başladı ve alınan bu son karardan da belli oluyor ki, liderler isteseler de istemeseler de,  BM Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı’nın New York dönüşünde ortaya koyduğu çerçeve içerisinde hareket etmeye zorlandılar.
Downer’in çizdiği bu yeni çerçeveye göre, bundan böyle her hafta yapılacak liderler arası müzakerelere ilaveten, çalışma grupları, temsilciler ve uzmanlar da müzakerelerin bir parçası olacak ve liderlerden alacakları talimatlara göre de kendi aralarında, daha alçak düzeyde ve birincil olmayan daha düşük önemdeki konularda görüşmeler gerçekleştirecekler. Bunların kendi aralarında varacakları mutabakat veya anlaşmalar, liderler kendi aralarında anlaşmış gibi addedilecek ve program dışı dahi olsa haftalık toplantıda liderlerin önüne, nihai onay alınmak üzere gelecek. Liderler önlerine gelen bu konuyu da biraz rötuşladıktan sonra onaylayarak, listeden çıkaracaklar. Böylece müzakereler 4 koldan, hızlı bir tempoda devam ettirilecek. BM’nin Ekim 2008 patentli planı aynen böyle ve duruma göre de her an değiştirilebilir.
Tabii BM, Annan Planı görüşmelerinde yaptığı gibi bu müzakerelere de hakem koymak kararını bir müddet evvel kapalı kapılar ardında aldığından, birkaç ay sonra uygun bir zamanda da bu kararını hayata geçirerek müzakerelere hakem(ler) atayacak. BM’nin stratejisinde çözümü, Rumların adanın tümüne hakim olmak amacı ile bir kez daha Rum oyun bozanlığına bırakmak yok. Ya “Birleşik Kıbrıs Federal Cumhuriyeti” kurulacak ya da adada iki ayrı devletin varlığı meşrulaşacak.

Cuma günü yapılan görüşmede, kurulması düşünülen “Birleşik Kıbrıs Federal Cumhuriyeti” adlı yeni devletin, diğer bir tanımla da “Partenojenez devletin”, Federasyon şeklinde olması mutabakatı, nasıl bir Federal yapı olacağı noktasında çıkmaza girdi.

CB Talat, “Kurucu Devletlerin” daha çok, “Merkezi Federal Hükümetin” ise daha az yetki sahibi olacağı “Gevşek bir Federasyon”u hayalinde canlandırırken, Hristofyas Rumların içinde çoğunluk olacağı Merkezi Federal Hükümetin çok güçlü, Kurucu Devletlerin ise çok az yetkide, yani muhtariyet düzeyinde olmasını istiyor.

CB Talat, ABD örneğinde olduğu gibi güçlü “Merkezi Federal Hükümet”e dönüşümün zaman içerisinde “Kurucu Devletleri” oluşturan halklar arasında güvenin sağlanması sonrasında olabileceğini ortaya koyarken, Hristofyas ise adaya egemen bir “Merkezi Federal Hükümet” istiyor ve daha işin başında çoğunluk kimde ise adayı onun idare edeceği bir sistemi oluşturmanın hedefini güdüyor.
Cuma günü yapılan görüşmede, yetkilerin neredeyse beşte dördünün “Merkezi Federal Hükümet”te olması önerilen “Deniz Taşımacılığı ve Deniz Hukuku” konusunda asıl önemli sorun “Kıta Sahanlığı”nda ortaya çıktı. Kısa adı ile UNCLOS (United Nations Convention on the Law of Sea) olarak tanımlanan “1983, III.cü Deniz Hukuku Konferansı kararlarına, Türkiye’nin, özellikle bu konferansta adalara “Kıta Sahanlığı” hakkının tanınması nedeni ile imza atmamasından dolayı, “Kıta Sahanlığı” konusu çıban başı olarak ortada durmaya devam etti.
Annan Planı görüşmelerinde mutabakata varılan,  “Birleşik Kıbrıs Federal Cumhuriyeti” bayraklı gemilerin, Kurucu Türk Devletinde Gazimağusa limanına, Kurucu Rum Devletinde de Limasol limanına kayıtlı olabilecekleri gerçeği ise, bu başlık altında bir başka baş ağrısı yaratacak konu.        

“Birleşik Kıbrıs Federal Cumhuriyeti”nin Başkanlık sistemi de, halen üzerinde anlaşmaya varılamamış bir diğer konu. Özetle, Rumlar nüfus oranına göre Başkanlık yapılacak senelerin Kurucu Devletler arasında paylaşılmasını önerirken, yani üç yıl Rumlar, bir yıl Türkler devlet başkanlığı görevi yapsın derken, Türkler, siyasi eşitlik ilkesi çerçevesinde bu görevin iki Kurucu Devlet arasında eşit şekilde paylaşılmasını ve rotasyon usulü ile bir yıl Rumların, bir yıl da Türklerin yapmasını istemektedir.

Orta yol bulunabilecek mi?

BM hakem koyarsa, “Evet”.

Koymazsa, benim torunum da müzakereler sürecini yaşayacak.

   793 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  03 Aralık 2008, Çarşamba   Ülkem için ne yaptım
  29 Kasım 2008, Cumartesi   Türk Rus İlişkileri Ve Rumlar
  26 Kasım 2008, Çarşamba   Hep aynı Yunan oyun
  24 Kasım 2008, Pazartesi   Kıbrıs Sempozyumu
  19 Kasım 2008, Çarşamba   Yunan Entrikası başladı
  16 Kasım 2008, Pazar   Türkiye’nin Bölgesel Gücü Ve Kıbrıs
  12 Kasım 2008, Çarşamba   KKTC Gökten Zembillemi İndi
  09 Kasım 2008, Pazar   Papa ve çocuklarımız
  08 Kasım 2008, Cumartesi   AİHM’nin Rum yargıçları
  06 Kasım 2008, Perşembe   Geleceğimiz ve Batı Trakya gerçeği


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.