Sendikalar en az siyasi partiler kadar demokratik yaşamın vazgeçilmezidir. Güçlü sendikaların olmadığı yerde demokrasi en önemli, en etkili baskı gruplarından yoksun olur. Sendikaların demokratik işlevini en etkili şekilde yerine getirebilmesi için her bakımdan en üst düzeyde üye dayanışmasına gereksinim var. Hizmet sendikacılığı dayanışmanın besleyici anlayışıdır.
Dün sabah Kamu-İş'te yapılan Türk -İş'in KKTC temsilciliğinin açılışı törenine davetliydim.
Kamu -İŞ Başkanı Ahmet Çaluda da Türk - İş temsilcisi oldu.
Bazı sendikaların yıllardır Türkiye'deki sendikalarla organik bağı var. Uluslararası kuruluşta buluşmak başka bu başka... Ancak bugün ki yazımın konusu bu değil.
* * *
Törende Türk - Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek de konuştu.
Mustafa Özbek, milliyetçi çizgide siyasi duruşu olan bir sendikacı. Hem konuşuyor hem de hakkında konuşuluyor. Çok yönlü saldırılara rağmen ayakta...
Mustafa Özbek de bugün yazımın konusu değil.
Özbek, değişen dünyada özellikle batı aleminde çalışanların sendikal örgütlenmesinde sendikacılığın zemin kaybetmesinin olumsuzluklarını dikkat çekerken Avrupa Birliği ülkelerinde çalışanların % 5 kadarının örgütlü olduğunu anlattı.
Özbek değişen koşullarda sendikaların üyelerine yönelik hizmet sendikacılığının ne denli önemli olduğunu da anlatıp ekledi, “ Çalışan sendikalı olduğu zaman işyerinde öte sendikasından da kazançlı olmalı. Sendikasından koparsa kaybedeceği değerler, olanaklar olmalı.”
Mustafa Özbek'in bu sözleri beni yaklaşık kırk sene geriye götürdü.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası KTÖS'ün kuruluş tarihi 1968.
KTÖS'ün Kıbrıs Türk sendikal yaşamındaki yeri özeldir, KTÖS'ün kurulması Kıbrıs Türk Sendikal yaşamında bir dönüm noktasıdır.
KTÖS yedi yaşındayken 1975 yılı Nisan'ında henüz altı aylık genç bir öğretmen ve KTÖS üyesi olarak katıldığım ilk genel kurulda sendikanın yürütme organına seçildim.
Yaklaşık 18 yıl çeşitli görevlerde bulundum KTÖS çatısı altında.
KTÖS çatısı altında geçen yıllar pek çok insan gibi bana da çok şey öğretti.
Biz sendikacılığa adım attığımız zaman sendikanın önde gelen isimleri arasında Arif Hasan Tahsin, Turgut Afşaroğlu, Halil Kara, Bekir Hınçal, Yılsay Barlasoğlu, Esat Varoğlu, Mehmet Bodamyalı, Talat Akkor vardı.
Bu arkadaşlardan sendikacılıktan öte toplumsal meselelere bakış açısı bakımından çok şeyler öğrendik.
Öğrenirken karşı karşıya da geldik.
Çok önemli konularda çok farklı düşündük.
Kıran kırana mücadele ettik ama bir birimizi asla düşman görmedik, sendikal güç sendika içi mücadeleden güç kazandı.
İşte bu arkadaşlar KTÖS çatısı altında yaklaşık 40 sene önce hizmet sendikacılığının en güzel örneklerinin temelini atmışlardı.
Bizlerde o anlayışla sendikacılık yaptık.
Öğretmen mücadelesi sürerken arkadaşlar şu saptamaya yapmıştı. EKONOMİK GÜÇTEN YOKSUN MÜCADELE OLMAZ.
Bu güç için dıştan kaynak asla aranmadı. Öğretmenler Kooperatif Bankası kale gibi banka yapıldı.
Öğretmenin iyi günde de kötü günde de dostu oldu. Mevzuat öğretmenin yanında duruşa engel kabul edilmedi.
Konut alanında ilk dayanışma ürünleri yine KTÖS'ten çıktı. Lefkoşa'da hastane karşısındaki kocaman Öğretmen Apartmanları, Kermiya ve Gönyeli'deki öğretmenler evleri...
Öğretmenler Kitap - Kırtasiya Kooperatifi...
Belça'nın temelinde de KTÖS'ün hizmet sendikacılığı anlayışı var.
Çalışanların örgütlü gücünden korkanlar, sendikaların ekonomik olarak güçlü olmasını asla istemez.
KTÖS bir farklı hayat mektebiydi.
KTÖS 1974 sonrası Kuzey Kıbrıs'ta demokratik yapı şekillenirken partilerden güçlüydü.
Siyasi gücü KTÖS'ü hedef yaptı...
Bir başka yazıda da KTÖS'ün siyasi hedef alınması sonrası yaşadıklarını yazarım.
* * *
KTÖS'ün hakkını verirken bir zamanların Türk-Sen'inin de hakkını vermem gerek.
Dünkü etkinlikte uzun yıllar Türk-Sen Genel Sekreterliği görevini yürüten Lütfi Özter'le de hizmet sendikacılığını konuştuk.
O zor dönemde Türk - Sen de hizmet sendikacılığının güzel örneklerini vermişti.
Lütfi Özter, Türk-Sen'in rahmetli Genel Başkanı Necati Taşkın'ın ismini taşıyan Takınköy toplu konut projesini, sahip olunan sekiz eczaneyi, İş-Koop'a ait sekiz taş ocağını, yaratılan sağlık fonundan yararlanan işçilerin istedikleri doktora nasıl gittiğini anlattı...
Kimse aksini iddia etmesin, şartlar ne olursa olsun hizmet sendikacılığı geliştirilerek sürdürülmeliydi...
* * *
Sendikalar en az siyasi partiler kadar demokratik yaşamın vazgeçilmezidir. Güçlü sendikaların olmadığı yerde demokrasi en önemli, en etkili baskı gruplarından yoksun olur. Sendikaların demokratik işlevini en etkili şekilde yerine getirebilmesi için her bakımdan en üst düzeyde üye dayanışmasına gereksinim var. Hizmet sendikacılığı dayanışmanın besleyici anlayışıdır.
Günün sözü:
Sendikalar demokrasinin koruyucu okullarıdır.