Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
7 Eylül 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Uzun: Bir Gazinoya Fon Muafiyeti Sağlandığı Yönündeki İddialar Asılsız Olli Rehn'den Türkiye'ye övgü Soyer: Kıbrıs Sorunun Bir An Önce Çözülmesini Sağlamalıyız Türkiye: 2 - Ermenistan: 0 Gül- Sarkisyan görüşmesi Talat:Tanınma istemek intihar olur TDP petrol fiyatlarını değerlendirdi İsveç,Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir rol oynamak istiyor Gripten ömür boyu koruyacak aşı Erivan’a tarihi ziyaret Hristofyas 2009 Sonbaharına Rehn ile vize kolaylığı konusunda görüştük İngiltere'de fırtına 1 ölü Sarkozy:AB, Türkiye'ye Minnettardır Kıyıların korunması için güvenlik önlemleri Hristofyas:Türklerin çoğu gidecek Talat:Taviz falan verilmedi Soyer:Hedef federal çözüm Ertuğruloğlu:Meclis devrede olmalı Tüm Yumurtaları Bir Sepete Koymayın Yunan Siyasi Partilerinden Hristofyas'a destek Talat: Sorun çözülmezse motivasyonum ortadan kalkar Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Tahsin Ertuğruloğlu: Ekonomi ‘Berbat’ durumada
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ülkedeki ekonomik durumu ‘berbat’ olarak nitledi ...

 ÇOK OKUNANLAR
2009 Sonbaharına
 
Türkiye: 2 - Ermenistan: 0
 
Big Bang deneyi tehlikesiz
 
AB,Türkiye'ye Minnettardır
 
İsveç Kıbrıs konusunda rol almak istiyor
 
12 Dev Adam'ın Belçika sınavı
 
Gripten ömür boyu koruyacak aşı
 
Daha fazla güneş enerjisi
 
Babacan Rehn görüşmesi
 
TDP petrol fiyatlarını değerlendirdi
 

 YORUMLANANLAR
Şimdiki Liderler Çözemezese Başkaları Çözer [1]
 
Halka seslendi [3]
 
Çözüm için çaba gösterin!.. [1]
 
Görüşme prosedürle ilgili [1]
 
Önce bataklık kurutulmalı [1]
 

Örnek Pile
Rauf R. DENKTAŞ
Yakovu’nun Denemesi
Prof.Dr.Ata ATUN
Soru sormak kuşku gerektirir
Mete TÜMERKAN
Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alkışlarım...
Hasan HASTÜRER
Lord Hannay, Rauf Bey, Talat Bey ve “Partenogenez”...
Hasan KAHVECİOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lord Hannay, Rauf Bey, Talat Bey ve “Partenogenez”...

Son günlerin moda deyimi “Partenogenez” sözcüğü gazete başlıklarına tırmanınca, belleğimi iyice zorladım...

Bu “tanıdık” sözcük,  aslında yıllar önce piyasaya sürülmüştü...

Arşivimi karıştırınca, kendimi bir anda Annan Planı öncesindeki sert tartışmaların girdabında buldum...

Hani; Denktaş’ın Amerikalılara, İngilizlere, Birleşmiş Milletler temsilcisine her Tanrı’nın günü öfke ile saldırdığı yıllar...

İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay’ın “Denktaş makamında kaldığı sürece Kıbrıs sorunu çözümlenemez” ve arkasından da “Denktaş iki devletli çözümü unutsun” gibi açıklamaları karşısında Denktaş’ın “Hannay züppe koloni valisi gibi davranıyor” diye köpürdüğü yıllar...

Denktaş’ın dolaylı ve dolaysız bir yığın görüşmenin ardından Klerides ile “yüz yüze” görüşmelere başladığı ve altı turunun geride kaldığı 2002 yılının Eylül ayı öncesinde yabancıların buralarda cirit attığı günlerdi...

ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Koordinatörü  Thomas Weston AB yetkilileriyle bir araya geliyor, Atina ve Ankara arasında mekik dokuyordu.

İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay da iki tarafla ayrı ayrı görüşmeler yapıyordu.

Denktaş ile Klerides, “Doğrudan görüşmeler” sürecinin turlarını bir bir tamamlıyor, çoğu zaman danışmanları yanlarında olmadan bir araya geliyorlardı. İki liderin Paris’te Annan ile yapacakları 6 Eylül görüşmesinin hazırlıkları yapılıyordu.

Aslında Annan Planı, gümbür gümbür gelmekte olduğunu herkese hissettiriyordu.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs’taki temsilcisi Alvaro de Soto’yu daha etkin kılmaya çalışırken; Türk tarafı Türkiye'de 3 Kasım’da yapılacak seçimlerden dolayı, BM Genel Sekreteri'nin bir nihai çözüm formülü ileri  sürmesine ihtimal bile vermiyordu.

Tabii yaz ayları Kıbrıs’ta çok sıcak geçmişti...

TC Başbakanı Bülent Ecevit  Kıbrıs'ta siyasi sorun çözümlenmeden Kıbrıs'ın AB üyesi olması  halinde, Kuzey Kıbrıs topraklarının Türk topraklarına ilhak edileceğini açıklamıştı.

Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, tam da o günlerde Klerides'le uzun bir görüşme yaptı. De Soto; Rum başkanlık sarayına İsviçreli Anayasa Uzmanı Didier Psirter ve yardımcısı Robert Done'la birlikte gitmişti.

Anlaşılan oydu ki; Annan Planı ile Kıbrıs’ta kurulacak olan “devlet”in yapısını çatmaya çalışıyorlardı.

Rum tarafı ortak devletin 1960’da kurulan “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin devamı olmasında ısrar ediyordu. Türk tarafı ise yepyeni bir “devlet”ten söz ediyordu.

İşte tam da o tartışmaların içinde  Rauf Bey’in hiç sevmediği, İngiltere'nin  Kıbrıs Özel Temsilcisi David Hannay, ortaya bir öneri attı.

İşte o gün "Partenogenez" sözcüğü ile tanışmış olduk. Hannay’a göre kurulacak olan “devlet” ne Kıbrıs Cumhuriyeti'nin  devamı ve ne de Kıbrıs Cumhuriyeti'yle ilgisi olmayan yeni bir devlet olacaktı.  Tabii Rum tarafı buna şiddetle karşı çıktı ve anında reddetti.  Onlara göre bu formül, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin  lağvedilmesine gönderme yapıyordu. Böyle bir “devlet” kurulursa, birkaç yıl sonra Türk tarafı “devletten  ayrılmaya” yönelebilirdi.

Rumlara göre  bu “Kıbrıs Cumhuriyeti'nin parçalanmasına yol açacak bir öneriydi.

Hatta Rum Başsavcı Alekos Markides Hannay'a yanıt vermiş "Görüşümüz nettir. Aynı  kalması gerekli devletin, yani Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iç yapısı tartışılıyor ve Kıbrıs sorununun  çözümünü de teşkil edecek yeni bir anayasa hazırlanması  üzerinde duruluyor" demişti.

Yine o günlerde fanatik bazı Rumca gazeteler, tıpkı Rauf Bey gibi Hannay’a cephe almışlardı.

Simerini gazetesinin 2 Eylül 2002 tarihli sayısında, Yannos Haralambidis şöyle yazıyordu: “İngiliz diplomatın niyeti açıktır. Hannay, Kıbrıs  Cumhuriyeti’nin dağılmasını, onun yerine, herkesin kendi evinde  karar vereceği "iki devlet" koymayı istiyor.”

Tabii bu tartışmaların ardından Annan Planı taraflara sunuldu ve yaşadığımız gelişmeler tarih oldu.

Planda, her iki tarafı da tatmin edecek ifadeler bulunmuştu. “Ne şiş yansın ne de kebap” cinsinden “yapıcı muğlaklık” içeren ifadelerdi bunlar...

Ne oldu?

Tam altı yıl öncesine döndük ve “Partenogenez” tartışmalarının içine yeniden daldık...

O zaman daha AB’ye girmemiş Rumlar’ın reddettiği bir öneriyi, bu kez Rauf Bey ya da Hannay savunmuyor, Talat Bey savunuyor...

Hem de Rauf Bey’in 2002’deki inadına benzer bir inatla...

   529 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  04 Eylül 2008, Perşembe   “Mübadil”
  01 Eylül 2008, Pazartesi   Ne yalan söyleyeyim; çok korkmuştum...
  28 Ağustos 2008, Perşembe   Bet’ler ve kaçaklardan sonra; Kuran Kursları da artık “legal”
  25 Ağustos 2008, Pazartesi   Müflis tüccar şimdi de TAK’a saldırdı...
  21 Ağustos 2008, Perşembe   Ceberrut solcu tüccardan elektrik satın alırsan böyle olur...
  18 Ağustos 2008, Pazartesi   Girne ve Mağusa’nın büyük ayıbı...
  14 Ağustos 2008, Perşembe   ABD işgal eder de Rusya durur mu?
  11 Ağustos 2008, Pazartesi   Beyarmudu Belediye Başkanı’nın Başına gelenler...
  07 Ağustos 2008, Perşembe   “Devlet” CTP’nin elinde balyozlaşıyor...
  05 Ağustos 2008, Salı   Limanda fötr şapka, yangında kep...


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.