Yeri ‘boş’ kalsın (!)
Çok anlamam bu “askeri” işlerden!..
Nasıl terfi edilir, niçin atanır falan bilmem...
Komutanların rütbelerini bile karıştırırım çoğu zaman...
Kim as, kim üs, tutamam hesabını...
Ama keşke diyorum, madem ki iç siyasete bu kadar etki ediyor, komutanları da “halk seçse” (!)
Böylece “seçilmişler” ve “atanmışlar” ikilemi de kalkar ortadan (!)
***
Son Atina ziyaretimizde, ülkenin en önemli gazetesini ziyarete gitmiştik. To Vima’ya...
Gazetenin genel yayın müdürü demiş ki, “Biz artık ordunun başında kim var, ismini dahi bilmiyoruz. Gerçek anlamda demokrasiye böyle geçtik... Bu süreci umarım Türkiye de yaşar ve siz gazeteciler, Türkiye’de ordunun başındaki ismi ezbere bilmezsiniz... Bırakınız siz, biz de bilmeyiz belki”
***
Yıllarca söylendi durdu ya, “Kıbrıslı Türkler kendi ordularının başına dahi geçemiyor!..”
Güvenlik Kuvvetleri’nin başında bir “Tuğgenerel” vardı yıllarca...
Tam bizim de bir “tuğgeneralimiz” oldu derken.
Komutan “Tümgeneral” oldu bu kez...
Tesadüf ya, tam da o sene (!)
Bizimkinin gene yetmedi rütbesi, “yardımcı” kaldı!..
En son, dün galiba...
Onu da “yaş haddinden emekli” ettiler...
Ve “boş kalsın” dendi, yeri için!..
Olsa da olur, olmasa da yani (!)
***
Mesele Sivil Savunma...
Onun “başı” da Türkiye’den geliyork, bir albay...
Bizimkiler henüz “beceremiyor” bu işleri...
Gerçi “sizinki bizimki” ayrımı olmaz da, yapıyorlar işte...
Neyse, ta Türkiye’den, işini gücünü evini barkını bırakıp, geliyor buraya, iki senede bir, değerli bir albayımız...
Sivil Savunmamızı yönetmek için...
Herhalde zamanla “bizimkiler” de öğrenecek diye düşünüyorum, bekliyorum, şimdilik!..
Zamanla... Yavaş yavaş... Siga siga...
***
Bizim Kıbrıslı Türkler henüz o “üst” mertebeye erişemediler ama...
Demek ki, gelenler de iyi yapıyor işini
“Niye” diyeceksiniz...
Türkiye’de Yüksek Askeri Şura, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni komuta kademesini belirledi ya...
Bakıyorum, Kıbrıs’ta görev yapan isimler, hep “terfi” etmişler...
Ege Ordu Komutanı olmuş Hayri Kıvrıkoğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı… Korgenerallikten Orgeneralliğe yükselerek…
Mesela Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Mehmet Eröz de Korgeneralliğe terfi etmiş... Bir önceki komutan Tevfik Özkılıç da öyle...
Ve eski Sivil Savunma Başkanı Lokman Ekinci de albaylıktan tuğgeneralliğe yükselmiş şimdi...
***
Kıbrıs ‘yaramış’ yani...
Hepsi terfi almış...
Yeni görevlerinde başarılar dileyelim tüm komutanlara...
Ve diyelim ki, “yine bekleriz...”
- Biz hep burdayız, biz ‘hancı’yız, nasılsa...
Bir yangın... Ve biraz ‘insaf’ ha!...
Çatalköy’de çok üzücü bir yangın yaşadık...
Yurttaş bilincini ve ‘küçük bir sorumsuzluk’ sonucu neler olabileceğini, ödediğimiz bedeli gördük umarım, gerekli dersi de aldık...
***
Ama şaştım kaldım... Ne kadar da acımasız davranıyoruz öyle... Kimileri fazlaca abartıyla “memleket yandı, sadece izledik” yorumları yaptı ki...
En azından oraya koşan onlarca itfaiye mensubuna, sivil savunma görevlilerine, yüzlerce askere, sivile,yurttaşa haksızlık oldu.
Tüm yetkililerin birkaç saatte yangın alanına koştuğu, saatlerce hummalı bir çalışmanın yapıldığı, Birleşmiş Milletlerle anında temas kurularak iki helikopterin müdahalesinin sağlandığı, ve çok daha büyük bir felaket olmadan, yangının aynı gün ve daha hava kararmadan kontrol altına alındığı... Soğutma çalışmalarının başlatıldığı... Tüm bunları izlemedi mi bu ‘acımasız’ eleştirilen sahipleri?
Antalya’da, bir haftadır sürüyor yangın da yetmiş milyonluk ülkenin imkanları henüz etmedi söndürmeye...
Daha geçenlerde güneyde, günlerce sürmedi mi?
Yunanistan’dan takviye helikopterler gelmedi mi?
12 yıl önce Beşparmak yangınını unuttuk mu?
Nasıl ilerledi, nereden nerelere gitti, günlerce sürdü!..
İtfaiye araçları için ‘acil müdahale yolları’ dahi yoktu, o zaman.
O günden bu güne, hiçbir ilerleme sağlanmadı ve sadece “izlendi” demek, ne kadar insaflı ha!..
Eğer sadece izlenseydi, daha hava kararmadan kontrol altına alınmış olur muydu?
Kendi kendine mi söndü bu yangın!..
Biraz fazla “acite” ediyoruz gibi geliyor!..
Ve fazlaca haksızlık...