Bu ayırım niye?
Hani, tek generalimiz emekliye sevk edilince “yeri boş kalsın” diye yazdım ya...
Nasıl tepki geldi, anlatamam...
* * *
Bir kurumda, bir makam ya da görev hangi durumda BOŞ KALABİLİR?
Eğer “işe yaramazsa” değil mi?
Yoksa imkanı var mı, “boş” kalacak makam ve hiçbir iş de aksamayacak.
Hele de söz konusu olan ‘güvenlik’se, hele de ‘askeri bir makam’sa...
Örneğin, “Ege Ordu Komutanlığı bu sene boş kalsın canım!..”
Gülerseniz, değil mi?
* * *
Ama “Güvenlik Kuvvetleri Komutan Yardımcılığı” bu yıl “boş” bırakıldı.
Niye?
Çünkü ‘uyduruk’ bir makamdı.
Çünkü “Kıbrıslı Türk subaylar niye general olamıyor” sorgulaması başlayınca, bir isim göstermelik bu göreve getirildi; böyle de bir makam yaratıldı.
Ve “komutan” olmasın diye; en azından “yardımcısı” olsun, dendi.
Şimdi, ondan da vazgeçildi.
* * *
Tüm bu tartışmalarda bizi aydınlatacak olan kesim, “sicil”i tutan ya da ‘düzenleme’yle ilgili belirleyici
olan “üst düzey askeri makamlar”dır ki, onlar da konuşmuyor.
Eğer konuşsa dahi, karşılıklı tartışmıyor...
Soru sorma ve yanıt alma şansınız yok denecek kadar az.
Ha siyasilere sorarsınız ama…
Onlar bu mevzuda sadece ‘imzacı’...
Çünkü mesele, askeri..
Sonuçta ‘uzmanları’ karar veriyor, siyasiler imzalıyor.
* * *
Şu soruyu yöneltiyor, arayan herkes:
“Kıbrıslı - Türkiyeli ayrımına karşı en hassas olduğu söylenen bir kurum, nasıl böyle bir ayırımı bizzat kendisi yapar...”
Ya da bizzat kendisi bu ayırımı yaparsa bu “hassasiyete” kim inanır?
İnanın ki bu satırların sahibi de, tüm bu soruların yanıtını içtenlikle merak ediyor.
* * *
Düşünsenize, Güvenlik Kuvvetleri Kuruluş Yasası’nın 4. maddesinde “Güvenlik Kuvvetleri Komutanı ve kilit personeli Türk asıllı yurttaşlardan seçilerek atanır...” diyor...
En fazla da anlı şanlı ‘milliyetçilerin’ itiraz etmesi gereken madde bu!..
Ve bu maddeyle “Kıbrıslı Türk subaylar” komutan olamıyor.
Yalnızca Güvenlik Kuvvetleri Komutanı değil üstelik...
Lefkoşa’daki Piyade Alayı’na da olmuyor, olamıyor.
Sivil Savunma’ya da...
Daha kıdemli ve üstelik Kıbrıs’ı bilen, burada doğmuş büyümüş birçok ALBAY varken örneğin.
Türkiye’den geliyor, aynı rütbede, daha az kıdemlisi...
Ama neden.
Çünkü “kilit nokta...”
Çünkü “Türk soyundan...”
* * *
Şimdi “bu ayrıma karşı çıkın” diye arayanlara...
Artık ben de alıştım...
Şu yanıtını veriyorum:
“Siz niye çıkmıyorsunuz!..”
Siz niye ha?
Sakın kanmayınız ha!
Şu günlerde üzerinde isminiz, soyadınız yazılı, İspanya’dan yola çıkmış, muntazam şekilde pullanmış ve mühürlenmiş bir zarf elinize ulaşabilir.
Pulları da dallı güllü!..
Bana ulaşmadı ancak gazeteye getiren büyüğümüz, son derece telaşlıydı...
* * *
Zarfın içerisinden çıkan “Uluslararası Piyango Komisyonu” yazılı, renkli başlıklı bir kağıt size müjdeler veriyor.
O kadar şanslısınız ki, 56 bin isim arasından piyango size vurmuş!..
11 milyon 500 bin EURO, 17 kişi arasında paylaşılacak. Ve payınıza düşen 650 bin EURO, sizin adınıza, uluslararası bir güvenlik şirketine yatırılmış...
Sizden tek istenen; belirtilen adresle temasa geçmeniz.
Ve kesinlikle bu yazışmayı da kimseye söylememeniz...
Çünkü geçmişte “kötü niyetli” insanlar duymuş ve hak etmedikleri halde, müracaat etmiş, diyor, “iyi niyetli” İspanyol!..
Sonrası mı?
Size gelecek yeni bir formla banka hesap numaranızı falan istiyor...
Tabii, bu kadar emek, zarf, adres, yazışma falan, “ikramiyenin yüzde 10”u da organizasyona kalıyor.
* * *
Ha eğer siz kanar da banka hesap numaranızı falan verirseniz, sizi soyarlar mı soğana mı çevirirler
bilemem...
Sakın kanmayınız ha!..
Sanırım Kıbrıslı Türklerin “yolunacak kaz” olduğu duyumu, ta İspanya’ya kadar ulaşmış!.