Kime, ne kadar güveniyoruz?
Hani “anketlerden” açılmışken gündem!..
“Kime oy verirdiniz”, “Kimi başa getirirdiniz” gibi “politik” muhabbetlerden kurtularak...
Bu kadar çok “kararsız” varken, sağlıklı bir sonuç almanın “zorluğu”nu da bilerek...
Başka başka eğilimlere bakalım...
‘Sendikalar’ güvende çakıldı!
KADEM’in 2008 Araştırması’nı tüm detaylarıyla gönderdi, sağolsun Muharrem Faiz !..
Mesela insanlar, bir “referandum” olsa şimdi...
Yani ANNAN PLANI aynen gündeme gelse... HAYIR diyecekmiş...
Hatta UBP’nin birinci parti olma ihtimali varmış yine...
Kıbrıs sorunu çözümlense bile, bıraktığı ‘çarpık’ düzenin bir yirmi yıl daha kolay kolay düzeltilemeyeceği UBP bu!
Diyorum ki, “Muharrem Hocam, üç beş ay önce böyle bir tablo yoktu ortada...”
Kimi sendikaların sürekli kaos, kargaşa havası yaratan eylemlerinin tabloyu değiştirdiğini anlatıyor.
Vay be!..
Demek ‘şen’ ve ‘aslan’ sendikacı büyüklerimiz “hesapsız kitapsız” veryansın marşları çalarken...
Miliyetçilik tırmanıyor ne güzel...
UBP de diriliyor !..
Tam “zil takıp oynamalık” ha!..
Peki, “sendikacılık” için nasıl bir algı oluşuyor bu süreçte...
Ankette bir “güven sıralaması” var, en dipte kim biliyor musunuz?
Önce iş adamları...
Sonra SENDİKALAR!..
En az güvenilen bunlar...
Konu komşusuna, mahalle arkadaşlarına güveniyor insanlar en çok!..
Siyasileri geçtim.
Onlara zaten hiç güven yok...
Medyaya da yok...
Ama en azından yüzde 40’larda falan medya...
Sendikalar, bunun da altında...
* * *
Ders almak gerek mi?
Yok, ne gerek var canım!..
- Ders vermek, varken!..
Bağırmaya devam... (!)
İki devletli !..
Kıbrıslı Türkler artık ‘iki devletli’ bir çözüm istiyormuş!..
İyi de “bugünkü durumun devamını” da istemiyor kimse...
Yani “bugünkü durumun devamı” sorulduğunda, en az tercih edilen seçeneklerden biri oluyor, bu...
(Kıbrıs sorunuyla ilgili tercihiniz nedir?: %42,7 Iki ayrı ve bağımsız devlet; %30,0 Iki bölgeli federasyon; %15,8 durum bugünkü gibi kalsın; %10,0 Üniter devlet; % 1,5 bilmiyorum/cevap vermek istemiyorum / Simerini-KADEM)
Yani bir yanda KKTC, beri yanda Kıbrıs Cumhuriyeti!..
İsmine de ‘çözüm’ denen modeli!..
Bugünkü durum yani... İstenmiyor devamı...
* * *
Peki ne isteniyor?
Bu “iki devletli” çözümle anlatılan... İki kurucu devletin, “Birleşik Kıbrıs”la tek çatıda birleşmesi herhalde...
Yani, Talat ile Hristofyas’ın da en son açıkladığı gibi...
Ya da...
Ne istediğini bilmiyor ahali !..
Devlet - Medya ilanları
Devlet - Medya reklam, ilan, sponsorluk ilişkilerinin “siyasi ahbaplık, yakınlık, beklenti” hesaplarıyla değil, belirlenmiş kriterlerle olması gerektiğini hep savundum.
“Siyasi ayrıcalık - yakınlık” nedeniyle verilen ilanlara da karşıyım, her zaman...
Bu tavrımız, YeniDÜZEN’de de nettir, rakamlar da ortadadır zaten... Ödediğimiz vergi, yatırdığımız sigorta, insana yaptığımız yatırım da ortada ayrıca...
* * *
Ama ne yazık ki, “ilan-reklam” gücünü, “adalet ölçüleri” dışında kullananlar var, rahatsızım.
Kriterler belirlenmeli...Tiraj, istihdam, yasalar, yükümlülükler, kurumsallık... Ama mutlaka olmalı kriterler...
Bu yöndeki önerilerimi ilk fırsatta hem siyasi otorite, hem de örgütlerimize de sunmak istiyorum, yazılı...
Yani itirazım “bizi de görün yeter ki” değil sadece...