“İnsanları birbirleriyle anlaştıran dil, aynı zamanda kültürün biricik aynasıdır. Kültürün inceliği, derinliği, tarihi gelişmesi dile yansır. Dilden bir kavramın silinmesi, kültürden bir damarın koptuğunu gösterir.” Bu sözler Zaman Gazetesi köşe yazarι Mehmed Niyazi’nin bir yazιsιndan alιntιdιr. Yazar dilin önemini çok güzel bir şekilde ifade etmiş. Bu haftaki yazιm Kιbrιs Türkçesi hakkιnda. Çünkü asιrlardan beri kullandιğιmιz güzelim dil büyük bir erozyana uğradι ve yaşam sürdürmek için direniyor. Kültür damarlarιmιz koparιlmaya çalιşιlιyor.
Bu yazιda Kιbrιs Türkçesi var mι, yok mu?, konuştuğumuz dil mi ağιz mι diye gereksiz akademik bir tartιşmaya girme niyetinde değilim. Zaten istesem de bilgim buna yetmez.
Son zamanlarda Kιbrιslιtürklerin kimlikliklerini yaşatma çabalarι oldukça
hιzlanmιştιr. Özellikle genç nesillerin bu hayati meselede faal olarak yerlerini almalarιnι görmek çok sevindiricidir. Kιbrιslιtürkleri asimile etme girişimleri hιzlandιkça doğal olarak bizler de buna karşι kimliğimizi koruma girişimlerinde bulunacağιz. Esasιnda bu girişimler çok uzun yιllar önce başlamιştι, ama bunlar çok yetersiz, desteksiz, birkaç kişinin özverili çabalarιna bιrakιlιyordu.
Bu sürecin hιzlanmasιna en büyük neden Internet olmuştur. Özellikle benim ancak birkaç ay önce tanιştιğιm ‘Facebook’, Kιbrιslιtürklerin bu girişimleri duyurmak ve hιzlandιrmak için can simidi gibi sarιldιklarι çok önemli bir araç olmuştur. Örneğin Facebook gruplarιndan olan ‘Kιbrιs Türkçesi’ grubu, sitelerinde amaçlarιnι şu şekilde açιklιyor: “Kıbrıs Türkçesine özgü kelime, deyim ve söylemlerin derlenmesi, paylaşımı ve ilerletilmesi için kurulmuştur”. Grup su sekilde devam ediyor.
“Bu neden önemlidir?:
Dilimiz süratle değişmektedir. Yazιlι bir gιbrιz türkcesi olmadιğιndan bugün artιk genelde kullanιlmayan kelime ve deyimler çabucak unutulma tehlikesiyle karşι karşιyadιr. Ana dilimizi gendimiz yaşatmazsak başka kim yaşatacak?
Bu amacιn önemini kavrayan herkesin bu gurup aracιlιğιyla yapacağι katkιlar dilimizin zenginliğini koruma çabalarιna yardιmcι olacaktιr”.
Tüm Kιbrιslιtürkler gruba Kıbrıs Türkçesiyle söylenmiş mesel (hikâye), şiir, mani ve fıkralarıyla katkι koymaya davet ediliyor.
Bu grubun yanιsιra üye olduğum iki grup daha var. ‘Magarιna ve Bulli’ grubu şu açιklamayι yapιyor: “Tam kιbrιslι gonuşalιm da unudulup gideceyik. Biz sahip çιkmazsak kimsenin umurunda değil.
Değil mi gardaşcιklarιm ???”
Bir diğer Facebook grubu “LEFKOŞA, not Lefkoşe” grubudur. Kιbrιslιtürklere ιsrarla Lefkoşe dedirtmeye çalιşan asimilasyonist zihniyet yιllarca kafamιzda Demoklesin kιlιcι gibi durmaktadιr. Ayni zihniyet ile kalkιp yιllarιn Çağlayan Parkιnιn adιnι değiştirip ‘Ankara Çağlayan Parkι’ koydular. Tιpkι ιsrarla o güzelim eski köy isimlerini değiştirdikleri gibi. Ama sorun bakalιm Luricinaya kaç kişi Akιncιlar der, veya Piskobuya Yalova? Geçenlerde Kιbrιs’a para göndermek icin Türk Bankasιnιn bir şübesine uğradιm. Formada gönderilecek yer olarak Mağusa yazdιm. Kιz afal afal yüzüme baktιktan sonra “Magosa mι demek istiyorsunuz” demez mi? Kan beynime sιçradι. Kιbrιs Türkçesiyle sinirli sinirli, “Yok, Mağusa demek istedim” dedim. Kιz herhalde “deli mi ne?!” diye düşünerek sessizce işlemi yaptι. Dιşarι çιktιğιmda kendi kendime epeyce söylendim.
Dilimizin yaşatιlmasι için siyasetçiler, akademisyenler, toplum kuruluşlarι elele vererek ciddi çalιşmalar yapmalιdιr. Hatta onlar topluma örnek olup dilimizi konuşmalιdιrlar. Bunu özenle yapan birkaç siyasetçi var (vardι) aslιnda. Bunlarιn başιnda şimdiki Başbakan Ferdi Sabit Soyer gelir. Soyer hakikaten konuşmalarιnda özenle Kιbrιstürk dilini konuşuyor. İçeriği bir yana, sayιn Soyer konuşmalarιnι zevkle dinlediğim bir siyasetçidir. Rahmetli Naci Talât ve Özker Özgür, ve ayni zamanda Dr. Fazιl Küçük de dilimizi en güzel konuşan üç siyasetçi idiler. Onlarι rahmetle anarιm. Londra’da tanιdιklar arasιnda ise sevgili Niyazi Enver ve Osman Tango’yu Kιbrιstürkçesini en iyi konuşanlarιn başιna rahatlιkla koyabilirim.
Sevgili okurlar. Konuştuğumuz dil ile gurur duymalιyιz. Çünkü Kιbrιs Türkçesi çok güzel bir dildir. Hernekadar hor görülsek de ιsrarla dilimizi konuşalιm. Bundan hiç utanmayalιm. Konuştuğumuz Türkçe öz Türkçedir falan gibi argumanlara girecek değilim. Çünkü herhangibir şeyin karşιsιna ‘öz’ konulduğu zaman bu bana Hitler’in ‘Aryan Alman’ anlayιşιnι anιmsatιr. Ama bunu söyledikten sonra, bizim ‘dümen’ kelimesini kullanmamιza gülen ve kendileri ‘direksiyon’ diyen sözde entel İstanbul’lu beyefendilere, hanιmefendilere hangi kelimenin ‘öz’ Türkçe olduğunun hatιrlatιlmasιnda da fayda var.
Kιbrιs’ta tatilde iken, Lefkoşa’da Baf Kapιsιnda dolaşιyordum. Bir evin yanιndan geçerken bir Kιbrιslιtürk kadιn kocasιna şöyle seslendi: “Be herif, o gancelliyi gιndιrιg bιrakdιn, danga dunga vurur. Ya tam aç, ya da kapa yahu beytambalι”. Bundan daha güzel bir dil kullanιlιşι olabilir mi sevgili okurlar?
Hafdaya görüşmeg üzere.