Geçtiğimiz ay içinde, Kooperatif Merkez Bankası’ndan bir yazı aldım.
“Radyo Mayıs”ta haberlerden sonra yayımlanan “Nöbetçi Eczaneler”in sponsoru olan banka, 30 Eylül’den itibaren radyo ile olan sözleşmesini feshediyordu...
Anlayışla karşıladım...
“Herhalde tasarruf önlemidir” diye düşündüm...
Yazının altındaki imza, yıllardan beri bu bankada çalışan yeğenime aitti...
Birkaç gün sonra, yeğenimle; berber dükkanında karşılaştığımızda, “Bankada müdürün yerine vekalet eden yeni arkadaşımızın bir icraatıdır” dedi.
“Bütün medyaya aynı biçimde davranmışsa, banka verdiği ilanlarda tasarrufa gidecekse mesele yok” dedim...
“Genel bir uygulamadır” dedi yeğenim...
İnandım... Bankanın Radyo Mayıs’a verdiği aylık ilan parası “sembolik”ti... Üzerinde durmaya da değmezdi...
Geçtiğimiz yıl içinde bu bankanın, bazı radyo ve televizyonlardaki reklamlarını dinlediğimizde, Radyo Mayıs olarak biz de talepte bulunmuş ve “Reklam verirken dengeli davranmalarını” talep etmiştik...
O zamanki yöneticiler de bu isteğimizi geri çevirmemişti...
Aybaşı geldiğinde; medyayı taradım...
Bankanın reklamları bazı Hükümetçi gazetelerde yerli yerinde duruyordu... Hatta bazılarında reklamlar genişlemiş, renklendirilmişti...
Demek ki “Yeni müdür vekili” işe “tasarruf”la başlamış... Önce de bizim her ay aldığımız sembolik “tutar” gözüne ilişmiş... Tabii “vekalet”le bir yerde barınmanın zorluklarını herkes bilir. İcraatınızla o yeri hak ettiğinizi ispat etmeniz gerekiyor. Kime?... Ne yazıktır ki politikacıya... Tabii, burası normal bir ülke olsa, bu dev ekonomik işletmenin yönetimi seçimle iş başına gelecekti. Ancak CTP, tıpkı geçmiş hükümetler gibi burayı “gasp” etmeye devam etti ve bankayı gerçek sahiplerine devretmedi.
Bankadan yazıyı aldığım günlerde, bir medya kurumunun sahibi; buranın yeni müdür vekilini “çarkçı başı”na benzetmişti... Otorite ve disiplin sağlamayı başaramadığını yazmıştı...
Bankanın “Kaptansız” kaldığını, su almaya başladığını, sarsıntı geçirdiğini anlatmıştı yazısında...
“Koop benim de bankamdır, Bu bankada hesabım var. Bu banka ile işbirliğim var.” diye yazmıştı...
Hatta “Hiç karşılaşmadığı türden sorunlarla karşılaştığını” bu nedenle Başbakanlık Müsteşarı’na durumu bildirdiğini, onun da son derece üzüldüğünü belirtmişti...
Bankanın başına getirilen “Çarkçı başı”nın sürekli alay konusu olduğunu anlatan bu yazıyı okuduğumda, “Bize gelen yazı mutlaka bunlara da gitmiştir...” diye düşündüm... Bu öfkenin ve sert çıkışın arkasında, “Durdurulan reklam var” tahmininde bulunmuştum...
18 Eylül günü yayımlanan bu yazının arkasından, 26 eylül günü, bizim medya patronu “Çarkçı başı değil, dört dörtlük kaptanmış”... başlığını taşıyan bir yazı yazdı...
Meğer; bilmeden kötülediği “Çarkçı başı” ilan ettiği, Başbakanlık Müsteşarına “govladığı” kişi, yeğeniymiş...
İlk yazının ardından, çok üzülen bankanın “Müdür vekili” yeğeni Doğan Harman’a telefon açmış...
-Napan be yeğen, demiş... Bizi çarkçı başı yaptın?
Doğan Harman “iki kat üzüldüm” diyor... “Başımdan soğuk sular döküldü” diyor... Tabii Doğan’ın daha önce de başına saksı düşmüştü ama, bu kez soğuk su ile ucuz kurtuldu...
Ve geçen günkü yazısında şöyle dedi:
“Biz bilmeden adamı çarkçı başı yaptık. O ise dört dörtlük bir kaptan çıktı...”
Bu gazete yazısının arkasından Kooperatif Merkez Bankası’nın başına “vekil” olarak atanan kişi ile bir gazetecinin arası düzeldi...
Gazeteciye göre önce “çarkçı başı”ydı. Ancak şimdi genel müdür olması gereken bir “Dört dörtlük kaptan”...
Tabii bu arada “müdür vekili”nin yeğeninin gazetesine baktım... Kooperatif Merkez Bankası’nın reklamları iyice renklenmiş...
İşte yaşam böyledir...
Bir benim yeğenime bakın, bir de Doğan’ın yeğenine...