Lefkoşa Türk Belediyesi: "Taşkınköy'de sel tehlikesi ortadan kalktı"-16 Ekim 2011/KIBRIS POSTASI
Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB), Taşkınköy Bölgesi’nde bir süre önce başlatılan çalışmalar sonucunda, Kemal Aksay Caddesi üzerinde bulunan 2 buçuk metre genişliğindeki köprünün 10 metreye çıkartılarak bölgedeki sel tehlikesinin ortadan kaldırıldığını bildirdi.
LTB açıklamasına göre, yeni köprüde kontrollü olarak trafik akışı sağlanmaya başlarken, büyük köprünün paralelinde bulunan küçük köprü de yıkılarak dere güzergahı genişletimiş oldu.
Konu ile ilgili açıklamada bulunan İnşaat Mühendisi Hüseyin Eryaman, yaşanan sel felaketinin ardından Kemal Aksay Caddesi üzerinde bulunan sıkıntının tesbit edildiğini ve kapasitesi yetersiz olan 4x3’lük köprünün yıkılıp yerine 10x3’lük yeni bir köprü yapıldığını söyledi.
Yapılan bu köprü sayesinde, bölgede köprüden kaynaklanabilecek bir sel tehlikesinin ortadan kalktığına vurgu yapan Eryaman, çalışmaların tamamlanması ile birlikte Kemal Aksay Caddesi’ndeki yolun 4 şeride çıkarılacağını belirtti.
Eryaman, ilerleyen dönemde Galabalık Restorant önünde yer alan köprünün de genişletileceğini söyledi.
Köprünün boş kalan kısımlarına yeşil alan düzenlemesi yapılacağını ifade eden Eryaman, bölgede kaldırım düzenlemesinin yanı sıra trafik levhalarının yerleştirileceğini de sözlerine ekledi.
TAK
16 Ekim 2011, Pazar
Mehmet Barışsever - Lefkoşa
“Bölgede sel tehlikesi ortadan kalktı!” Haberi okuyunca şaşırdım. Bunu söyleyen Lefkoşa'daki sel baskınlarının anatomisini anlayamamış demektir. 26 Şubat 2010 tarihinde Lefkoşa’da gerçekleşen sel baskınında baş rolleri oynayan Kanlıköy Göleti üzerinden gelen Çınar Dere, Alayköy üzerinden gelen Sıraselvi Deresi ve Güney Kıbrıs’tan gelen Bakır Dere’nin birleşerek oluşturduğu Asi Dere ile Gönyeli Göleti’nden akan Öksüz Dere, Lefkoşa’nın sel baskını riski en yüksek noktasında, güzergah değişikliği yapılarak birleştirildi.Levent Koleji-Güyap Konutları-Armakon Konutları üçgeninde birleştirilen Öksüz Dere ile Asi Dere’nin bu noktada sel baskını yaratma riski iki misine çıkarılmıştır. Göçmenköy’deki tarihi köprüyü geçtikten sonra, derenin kıyısına inşa edilen Devlet Sosyal Konutları ve diğer inşaatlar nedeniyle yatağı baskılanıp daraltılan dere taşmaktadır. Hastahane çevresinde yapılan düzenlemeler nedeniyle, bu noktadan akacak Asi Dere’nin debisinde artış beklenmelidir. Marmara Bölgesi 21. Sokak ile 22. çıkmaz sokak, bunlara dikine bağlı 23-26. Sokakların başlangıç kısımları ile Devlet Sosyal Konutları bölgesindeki taşkın riski devam etmektedir. Öte yandan Sanayi Bölgesi’nde Altınbaş Petrol İstasyonu Doktoroğlu Konfeksiyon İmalathanesi civarında biriken sularla ilgili önlem alınmadığından ve yolun kırılan tretuvarları öylece durduğundan bu noktadan taşan suların öncelikle Metropol Yolu üzerindeki Sosyal Konutlar’a ve buralardan da daha alçak rakımlı alt kısımlara taşındığı bilinmektedir. İnşa edilen köprü civarındaki Sosyal konutların riski kuzey cephesinden taşınacak sular nedeniyle devam etmektedir. Özetle inşa edilen yeni köprü yol güvenliğini sağlar; taşkın riskinin önlenmesine katkıda bulunur, ancak sorunu çözmez!
26 Şubat 2010 gecesi ve izleyen günlerde yaşanan sel taşkınını anımsayalım: Yapılan televizyon programlarında; Kanlıköy Göleti, Gönyeli Göleti ve Hamitköy Göleti’nin taşması ve veya patlaması tehlikesi konuşuluyordu. Hamitköy Göleti’nin savak kısmının koparılıp parçalanması dışında, gövdesindeki betonkısmında da halen hiçbir işlem yapılmayan giderek açılan bir çatlak oluşmuştur. Savak bir ön tamirden geçmiş, çatlakla ilgili hiçbir şey yapılmamıştır. Her üç göletin de bakım ve onarımı yönünde yapılan işlem yoktur. Bu bilgiler ışığında: 2010’da yaşanan taşkında sadece 24 saat kesintisiz yağmur yağdığı, 1967 yılında kesintisiz bir hafta süreyle yağmur yağması nedeniyle benzer bir olay yaşandığı ve son olarak Antalya’da yaşanan taşkın nedeniyle yenileri yaşanabileceği dikkate alınmalı ve gereken yapılmalıdır.
Bu konuda bütünlüklü bir projeye gerek duyulmaktadır. Bu projenin hangi başlıkları içermesi gerektiğini sel baskınının ardından Ortam Gazetesi’nde yayınladığım 35 sayılık Sel Raporu yazı dizisinin 35. Sayısında projeyi de hazırlayarak ortaya koydum. Gelinen bu aşamada: yukarıda konu edilen bölgelerin dışındaki bölgelerde de taşkın riskinin olduğu gibi yerinde durduğu unutulmadan, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, Yerel Yönetim ve Merkezi Yönetim’in özellikle Levent Kolej-Güyap Konutları-Armakon Sitesi üçgenindeki Öksüz Dere ile Asi Dere’nin buluşturulduğu noktadan başlayarak, oluşacak olan üç derece ile tanımlanacak büyüklükteki taşkınlara göre, bölgenin tahliyesi de dahil şimdiden kurtarma planı üzerinde çalışmaları gerekmektedir.
Birinci Derece: Asi Dere ile Öksüz Dere’nin akışa geçecek kadar suyu biriktirip akmaya başlayacağı orta şiddetteki bir taşkın durumunda yukardaki üçgendeki konutları sel basar. Çünkü o noktadaki kanal zaten Asi Dere’yi taşıyamıyordu; şimdi Öksüz Dere’nin de birleştirilmesiyle iki dereyi taşıması öngörülüyor!
İkinci Derece: 2010’da yaşanan büyüklükte bir taşkın yaşanması halinde, konu edilen üçgende yıkıcı etkiye ulaşan, genelde geçen seferki boyutta bir taşkın yaşanır. Çünkü Hastahane’de yapılan düzenleme ve Göçmenköy’de inşa edilen köprü nedeniyle, Lefkoşa’ya akan suyun debisinde artış beklenmelidir!
Üçüncü Derece: Yağmurun bir gün bir geceyi aşan bir süre daha ağır bir şiddette ve veya sürekli yağması, konu göletlerin taşması ve veya yıkılması senaryosu ciddiye alınıp dikkatle incelenmelidir. Bu takdirde Hamitköy Göleti en büyük riski oluşturmaktadır!
Her üç senaryoda da Levent Şeytan Üçgeni en riskli ve zayıf halka en çok etkilenecek bölgedir. Gönyeli Yenikent, Sanayi Bölgesi, Hamitköy’ün güneyinde kalan bütün bölgeler sel riski altındadır.
Görüleceği gibi, yeni köprünün bu konuya katkısını konuşacak olanların bölgedeki yol güvenliğine katkıda bulunacağını söylemenin ötesinde bir marginleri bulunmamaktadır. Bunu anlamaya çalışacaklara, 2010 taşkınında bu noktada yıkılan köprü üzerinden ve Göçmenköy Köprüsü üzerinden çekilen fotoğrafları ve video görüntülerini incelemelerini öneririm. Saygılar sunarım.
|