Ana Sayfa >> TOPLUM 23 Haziran 2016, Perşembe 12:48
Gizem Sahra Özer: "İntihar mı etmeliyiz? Neye itiliyoruz?"
Envision Diversity adına Gizem Sahra Özer, trans birey olarak yaşamını kaleme aldı.
Paylaş  
22
18
22
0

Envision Diversity - Gizem Sahra Özer

Envision Diversity adına Gizem Sahra Özer, trans birey olarak yaşamını kaleme aldı;

Mağusa'da doğdum büyüdüm, orada okula gittim. İş bulmadan önce ve sonra ailemin yanında kalmaya devam ettim. Lefkoşa'da bir terzi fabrikasında çalışmıştım ilk olarak. Daha sonra devlet dairesine girdim, 3 yıl orada çalıştım.

Trans geçiş sürecim farkına varılmadan önce veya cinsiyet kimliğimin dışarıdan nasıl algılandığına dair süreçler yaşanıldığı esnada beni hep çevrem, etraf rahatsız ederdi; annem babam pek bir şey söylemezdi.

Zaten devlet dairesinden ayrılmamın sebebi trans geçiş sürecimin başlaması olmuştur. Bu süre içerisinde, çevredeki baskılardan dolayı yakınlarımın bana karşı hal ve tavırlarını etkileyen durumlar oldu.

Bu durumlar beni öldürmek isteyen insanların varlığından haberdar olmamla birlikte kendini gösterdi. Bununla yüzleştiğim zaman, peşimde olan kişilere beni tanımaları için beni dinleyecekleri bir an yakaladım, onlar da önce beni tanımayı seçtiler, beni bulup tanıdıklarında beni öldürmekten vazgeçtiler. Bu olaylar esnasında Lefkoşa'da bir restoranda çalışıyordum, para biriktirip, özel bir klinikte gerçekleşecek ilk trans geçiş süreci ameliyatım için bu işe girmiştim.

İlk ameliyatım göğüs ameliyatı olmuştu. Devlette bu ameliyatlar yapılmıyor, ben kendim özel bir klinikle anlaşarak, doktorumun bana yol göstermesiyle ameliyatımı gerçekleştirdim. Ameliyat masraflarını hazır ettiğimde, İngiltere'den 1 ay içerisinde gelen implant göğüslerin varmasıyla birlikte ilk ameliyatımı olabilmiştim. Bu süreç içerisinde psikolojik destek de çok önemli.

Kendime ilk olarak bir 'mutluluk bahçesi' yapmıştım. Toprak beni çok mutlu eder her daim. Bahçede, toprakla uğraşarak, hayvanlarla ilgilenerek mutluluğu ve huzuru hissetmeye çalışıyorken bir yandan da maalesef kendimi mutsuz hissettiğim çok anlarım olurdu. İnsan o mutsuzluğu hissediyor. Özellikle son olarak aldığım maddi desteğin devamı için gittiğim kurulda, bu maddi desteğin devamı için onay verilmediğinde kendimi çok kötü hissettim.

Kendini seni 'insandan' saymıyorlar gibi hissediyorsun. Bu negatiflikler içerisinde kız kardeşimle bağlarımın iyi olması benim için çok değerli bir destektir. Komşu, aile dostları ve kardeş desteğiyle ayakta duruyorum.

Kurul reddi çıktığında tek hissettiğim hayat zorluğunun, yükünün artmış olduğudur... Kiraya mı yetişeceksin su vergisine mi?  Hep bu yetiştirme derdi içerisinde devam ediyorsun işte... Hep arzu ettiğim bir iş bulabilmek için etrafıma bakındım fakat iş yerlerindeki insanların davranışları seni hep 'farklılaştırıyor', o noktada bir işe girebilmek, tutunabilmek zor oluyor.

Bir yandan alın terimle yaptığım temizlik işleri bir kenara çeşitli iş imkanlarını tekrar tekrar arayarak ayakta durmaya çalışıyorum. Hayata bu temizlik işlerini bana bulan tanıdıklarım ve beni temizliğe çağıran evlerin desteğiyle devam ediyorum ve şunu belirtmek istiyorum: 'Ben de, biz de bir maaş istiyoruz, biz de işlemek istiyoruz.'
Paran olmayınca güç yok, doğru hayat paradan ibaret değil fakat canın markette bir şey çekiyor elin uzanmıyor, alamıyor. Niye marketime rahat girmeyeyim? Cinsiyet gözetmeksizin her vatandaş gibi *eşit yaşamak istiyorum. Bu eşitsizlik çok kötü hissettirir. Sadece duygusal ve ruhsal olarak değil, fiziksel olarak da büyük tehditlerle karşı karşıyayım, karşı karşıyayız.

Fiziksel bir saldırı, taciz, zorbalık karşısında tek yaptığım o an hemen uzaklaşmaya çalışmak ve tehdidin de benden uzaklaştığını ummak...

İşte bu sebeplerden dolayıdır ki duygusal olarak sinir-asap bozuklukları yaşıyorum çünkü huzur yok. Devlet, vatandaşlık, huzur ve şiddet... Paran varsa 'tamam' bu düzen içerisinde, eğer paran yoksa kimse yüzüne bakmıyor. Bu parasızlık içerisinde tam anlamıyla etik ve verimli psikolojik destek arıyor insan kendisine... İçine atamazsın bunları, en samimi arkadaşına anlatmak bir noktaya kadar, profesyonel desteği çok önemli bir nokta olarak görmekteyim.

İşte tüm bunlardır anlatmak, paylaşmak istediklerim ve soruyorum: İntihar mı etmeliyiz? Neye itiliyoruz?. Bu sıkıntılar hiç son bulmayacak mı? Ben memleketimi seviyorum, memleketimde yaşamak istiyorum, neden memleketimden ayrılayım? Hür, saygı dolu, *eşit bir yaşam diliyorum, diliyoruz.

Sıcak bir yuvada, ''güvende'' bir yaşam sürüp hayatın eşitsizliğinden uzakta kalmayı diliyor her gün aynı gayelerle hayata devam ediyorum...

Kurumsal ve kişisel homfobi ile savaşmak zorundayız.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefko?a Ak?nc?lar Vadili Esentepe Tatl?su De?irmenlik Serdarl? Pa?aköy Akdo?an Beyarmudu Ma?usa ?nönü Yenibo?aziçi Geçitkale ?skele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
Califorian
  • Slide
    Slide
    LEFKOŞA : 444 70 70
    MAĞUSA : 365 61 70
  • Slide
    Onların sağlıklı beslenmesini tabiki önemsiyoruz... Çünkü ;
    Çocuklarınız çocuklarımızdır . . .
    Slide
  • Slide
    LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ
    BEYAZ YASEMİN SERTİFİKASINA SAHİBİZ . . .
  • Slide
    Menüler mevsimlik olabilir ama bizde
    LEZZET ve HİJYEN 4 MEVSİM . . .
    Slide

"Temiz Düşün" projesi kapsamında ilk fidanlar dikildi
Ülkemizin en büyük sorunları arasında yer alan çevre kirliliği konusunun, KKTC Cumhurbaşkanlığınca genel ve sürdürülebilir çözümüne yönelik yürütülen “Temiz Düşün” Çevre Temizliği ve Çevre Koruma Projesi kapsamında, 3...
Kıbrıs Genç Kadınlar Derneği'nden "Her kadına bir harf ol" projesi için ilk e...
Kıbrıs Genç Kadınlar Derneği (GEKAD), okuma-yazma bilmeyen kadınlara okuma-yazma kurslarının ve ihtiyaçlı kadınlara yabancı dil kurslarının açılacağı, ilkokul, ortaokul veya lise eğitimini tamamlayamamış kadınlara, eğ...
Kuir Kıbrıs Derneği, Ceza Yasası'nın değişmesinin 3. yılında "Nefret da değiş...
Kuir Kıbrıs Derneği, 3 yıl önce Ceza Yasası’nın değişmesinin önemli bir adım olsa da, bugün hâlâ, lezbiyenler, geyler, biseksüel ve transeksüellere yönelik ayrımcı şiddetin varlığının yadsınamayacağını belirtti.