Ana Sayfa >> TOPLUM 23 Haziran 2016, Perşembe 12:48
Gizem Sahra Özer: "İntihar mı etmeliyiz? Neye itiliyoruz?"
Envision Diversity adına Gizem Sahra Özer, trans birey olarak yaşamını kaleme aldı.
Paylaş  
24
19
23
0

Envision Diversity - Gizem Sahra Özer

Envision Diversity adına Gizem Sahra Özer, trans birey olarak yaşamını kaleme aldı;

Mağusa'da doğdum büyüdüm, orada okula gittim. İş bulmadan önce ve sonra ailemin yanında kalmaya devam ettim. Lefkoşa'da bir terzi fabrikasında çalışmıştım ilk olarak. Daha sonra devlet dairesine girdim, 3 yıl orada çalıştım.

Trans geçiş sürecim farkına varılmadan önce veya cinsiyet kimliğimin dışarıdan nasıl algılandığına dair süreçler yaşanıldığı esnada beni hep çevrem, etraf rahatsız ederdi; annem babam pek bir şey söylemezdi.

Zaten devlet dairesinden ayrılmamın sebebi trans geçiş sürecimin başlaması olmuştur. Bu süre içerisinde, çevredeki baskılardan dolayı yakınlarımın bana karşı hal ve tavırlarını etkileyen durumlar oldu.

Bu durumlar beni öldürmek isteyen insanların varlığından haberdar olmamla birlikte kendini gösterdi. Bununla yüzleştiğim zaman, peşimde olan kişilere beni tanımaları için beni dinleyecekleri bir an yakaladım, onlar da önce beni tanımayı seçtiler, beni bulup tanıdıklarında beni öldürmekten vazgeçtiler. Bu olaylar esnasında Lefkoşa'da bir restoranda çalışıyordum, para biriktirip, özel bir klinikte gerçekleşecek ilk trans geçiş süreci ameliyatım için bu işe girmiştim.

İlk ameliyatım göğüs ameliyatı olmuştu. Devlette bu ameliyatlar yapılmıyor, ben kendim özel bir klinikle anlaşarak, doktorumun bana yol göstermesiyle ameliyatımı gerçekleştirdim. Ameliyat masraflarını hazır ettiğimde, İngiltere'den 1 ay içerisinde gelen implant göğüslerin varmasıyla birlikte ilk ameliyatımı olabilmiştim. Bu süreç içerisinde psikolojik destek de çok önemli.

Kendime ilk olarak bir 'mutluluk bahçesi' yapmıştım. Toprak beni çok mutlu eder her daim. Bahçede, toprakla uğraşarak, hayvanlarla ilgilenerek mutluluğu ve huzuru hissetmeye çalışıyorken bir yandan da maalesef kendimi mutsuz hissettiğim çok anlarım olurdu. İnsan o mutsuzluğu hissediyor. Özellikle son olarak aldığım maddi desteğin devamı için gittiğim kurulda, bu maddi desteğin devamı için onay verilmediğinde kendimi çok kötü hissettim.

Kendini seni 'insandan' saymıyorlar gibi hissediyorsun. Bu negatiflikler içerisinde kız kardeşimle bağlarımın iyi olması benim için çok değerli bir destektir. Komşu, aile dostları ve kardeş desteğiyle ayakta duruyorum.

Kurul reddi çıktığında tek hissettiğim hayat zorluğunun, yükünün artmış olduğudur... Kiraya mı yetişeceksin su vergisine mi?  Hep bu yetiştirme derdi içerisinde devam ediyorsun işte... Hep arzu ettiğim bir iş bulabilmek için etrafıma bakındım fakat iş yerlerindeki insanların davranışları seni hep 'farklılaştırıyor', o noktada bir işe girebilmek, tutunabilmek zor oluyor.

Bir yandan alın terimle yaptığım temizlik işleri bir kenara çeşitli iş imkanlarını tekrar tekrar arayarak ayakta durmaya çalışıyorum. Hayata bu temizlik işlerini bana bulan tanıdıklarım ve beni temizliğe çağıran evlerin desteğiyle devam ediyorum ve şunu belirtmek istiyorum: 'Ben de, biz de bir maaş istiyoruz, biz de işlemek istiyoruz.'
Paran olmayınca güç yok, doğru hayat paradan ibaret değil fakat canın markette bir şey çekiyor elin uzanmıyor, alamıyor. Niye marketime rahat girmeyeyim? Cinsiyet gözetmeksizin her vatandaş gibi *eşit yaşamak istiyorum. Bu eşitsizlik çok kötü hissettirir. Sadece duygusal ve ruhsal olarak değil, fiziksel olarak da büyük tehditlerle karşı karşıyayım, karşı karşıyayız.

Fiziksel bir saldırı, taciz, zorbalık karşısında tek yaptığım o an hemen uzaklaşmaya çalışmak ve tehdidin de benden uzaklaştığını ummak...

İşte bu sebeplerden dolayıdır ki duygusal olarak sinir-asap bozuklukları yaşıyorum çünkü huzur yok. Devlet, vatandaşlık, huzur ve şiddet... Paran varsa 'tamam' bu düzen içerisinde, eğer paran yoksa kimse yüzüne bakmıyor. Bu parasızlık içerisinde tam anlamıyla etik ve verimli psikolojik destek arıyor insan kendisine... İçine atamazsın bunları, en samimi arkadaşına anlatmak bir noktaya kadar, profesyonel desteği çok önemli bir nokta olarak görmekteyim.

İşte tüm bunlardır anlatmak, paylaşmak istediklerim ve soruyorum: İntihar mı etmeliyiz? Neye itiliyoruz?. Bu sıkıntılar hiç son bulmayacak mı? Ben memleketimi seviyorum, memleketimde yaşamak istiyorum, neden memleketimden ayrılayım? Hür, saygı dolu, *eşit bir yaşam diliyorum, diliyoruz.

Sıcak bir yuvada, ''güvende'' bir yaşam sürüp hayatın eşitsizliğinden uzakta kalmayı diliyor her gün aynı gayelerle hayata devam ediyorum...

Kurumsal ve kişisel homfobi ile savaşmak zorundayız.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefko?a Ak?nc?lar Vadili Esentepe Tatl?su De?irmenlik Serdarl? Pa?aköy Akdo?an Beyarmudu Ma?usa ?nönü Yenibo?aziçi Geçitkale ?skele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0

"…Kanatlarımı kırsaydık keşke anne…" gösterisinin galası 28 Mart'ta yapılacak
Moda Tasarımcısı ve Kurgucu Abdullah Öztoprak’ın, toplumdaki farkındalık ve bilinç düzeyini yükseltmek amacıyla Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu adına organize ettiği 3 bacaklı “Ben Hangisiyim Projesi” ha...
İki önemli engelsiz projesi için ilk adım
“Engelsiz Kent Meydanı” ve “Mustafa Çelik Spor Salonu Ulusal Mimari Proje Yarışması” için protokol imzalandı. Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği’nin projelerinde, ana sponsorluğu Kuzey Kıbrıs Turkcell üstlendi.
DAÜ – KAEM Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları konferansı düzenliyor
Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitimi Merkezi (DAÜ – KAEM) 6. Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Konferansı düzenliyor.