Ana Sayfa >> SAĞLIK 30 Mayıs 2017, Salı 16:53
LAÜ Öğretim Üyesi Kaygısız, MS hastalığında fizyoterapi rehabilitasyona erken başlamanın önemine dikkat çekti
Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Beliz Belgen Kaygısız “31 Mayıs Dünya Multiple Skleroz (MS) Günü” dolayısı ile açıklama yaparak, Multiple Skleroz’da fizyoterapi rehabilitasyona erken başlamanın önemine dikkat çekti.
Paylaş  
8
9
6
0

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Beliz Belgen Kaygısız “31 Mayıs Dünya Multiple Skleroz (MS) Günü” dolayısı ile açıklama yaparak, Multiple Skleroz’da fizyoterapi rehabilitasyona erken başlamanın önemine dikkat çekti.

Kaygısız, Multiple Skleroz’un (MS) çok çeşitli semptomlarla seyreden, yaşam kalitesini negatif etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olduğunu belirterek, merkezi sinir sistemindeki bazı sinir hücreleri etrafındaki kılıfın hasarıyla belirtiler vermeye başlayan hastalıkta, hem fiziksel hem de fiziksel olmayan semptomların varolduğunu dile getirdi. Kaygısız, bu semptomların merkezi sinir sisteminde etkilenen bölgeye, etkilenmenin büyüklüğüne göre değişiklik gösterdiğini söyleyerek, çok az bir etkilenme ile hastalığı çok hafif seyreden kişiler olduğu gibi, daha büyük bölgelerdeki hasarların sonuçları ile daha çok mücadele etmek zorunda olan hastaların da olduğunu ifade etti.

Hastalığın belirtilerinin birkaç saat içinde aniden ortaya çıkabileceği gibi, haftalar veya aylar sürecek kadar yavaş bir şekilde de açığa çıkabileceğini belirten Kaygısız, hastalığın ilk dönemlerinde hastaların genellikle kronik yorgunluktan, fonksiyonlardaki zorluklardan, denge problemlerinden, yürüme güçlüğünden ve emosyonel streslerden yakındıklarını söyledi.   

KAYGISIZ: HASTALIĞIN HER AŞAMASINDA HASTAYA KAPSAMLI BİR DEĞERLENDİRME YAPILARAK KİŞİNİN YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAK HEDEFLENMELİDİR

Yapılan çalışmalarda hastalığın nedeninde ve tedavisinde oldukça büyük ilerlemeler kaydedildiğini, bugün için kesin bir tedavisi olmadığını dile getiren Kaygısız, hastalığın tedavisinde; ilaç tedavisi, fizyoterapi rehabilitasyon ve psikolojik destekten oluşan multidisipliner bir yaklaşım gerektiğine dikkat çekti. Tedavi sürecinin hastanın değişen semptomlarına göre şekillenen dinamik bir süreç olduğunu belirten Kaygısız, son yıllarda rehabilitasyon alanındaki ilerlemelere paralel olarak MS rehabilitasyonunun da oldukça gelişmiş ve çeşitlenmiş olduğunu söyledi. “Hastalığın her aşamasında hastaya kapsamlı bir değerlendirme yapılarak kişinin yaşam kalitesini arttırmak hedeflenmelidir” diyen Kaygısız, rehabilitasyonun fonksiyonel eğitimler yanında, hastanın fiziksel ihtiyaçlarını bağımsız karşılayabilmesine yönelik yol gösterici ve cesaretlendirici olması gerektiğini dile getirdi. Kaygısız, hastaları inaktiviteden uzaklaştırarak fonksiyonel kapasiteyi korumanın önemli olduğu kadar, ağır aktivite ve çok yoğun egzersizden kaçınmanın, hastanın aralıklı dinlenmesine izin vermenin ve yormamanın da önemli olduğunun altını çizdi.

Kaygısız, “Son yıllarda MS hastalarının rehabilitasyona yönlendirilme oranları artmış olsa da, halen yeni tanı almış ve fiziksel fonksiyonlarında etkilenme olmayan çoğu hastanın fizyoterapiye yönlendirilmemesi ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek fiziksel problemlere hazırlıksız olmalarının yolunu açmaktadır” diyerek, MS tanısı almış bir hastanın, hastalığın multidisipliner tedavisi konusunda bilgilendirilmesinin çok önemli olduğunu ifade etti. Kaygısız, hastalığın fiziksel, mental ve sosyal olarak nelere neden olabileceğinin hastayla konuşulmasının ve tüm alanlarda ilgili profesyonellere yönlendirilmesinin hastanın ilerleyen yıllardaki yaşam kalitesini olumlu etkileyeceğini dile getirerek, olası fiziksel problemlere karşı hastanın kendisine uygun bir rehabilitasyon programına başlamasının önemli olduğunu belirtti. Kaygısız, son olarak “Fiziksel olarak etkilenen hastalar fizyoterapistleri tarafından değerlendirilip problem odaklı bir egzersiz programına alınırken, fiziksel bir etkilenimi olmasa da hastanın gerek uygun bir egzersiz programına, gerek uygun bir fiziksel aktivite programına başlaması bu hastalığın ilerideki olası problemleri ile başa çıkmada çok önem kazanmaktadır” dedi.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefkoşa Akıncılar Vadili Esentepe Tatlısu Değirmenlik Serdarlı Paşaköy Akdoğan Beyarmudu Mağusa İnönü Yeniboğaziçi Geçitkale Ískele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0

LAÜ akademisyeni "Kalp Sağlığında Beslenme"ye dikkat çekti
Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen “Kalp Sağlığında Beslenme” konulu konferansta LAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenm...
"Bayramda kalp sağlığı unutulmamalı"
Kalp damar hastalarının, Ramazan Bayramı süresince diyetlerini sürdürmeleri, hafif öğünler ve az miktarda tatlı tüketimini tercih ederek kalp sağlığını korumaları gerektiği uyarısında bulunuldu.
Klimalardaki tehlike 'lejyoner hastalığı'
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, periyodik bakımı yapılmayan klimaların nemli ortamında üreyen bakterinin yol açtığı akciğer enfeksiyonu olarak...