KIBRIS POSTASI http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/1/col/167/art/12847

13 Eylül 2011, Salı
07:00
KKTC vergi hukuku ne zaman güncelleştirilecektir?
Göksel SAYDAM

Vergi, tarihi ve sosyal bir kurumdur.

Çok eski devirlerde de çeşitli vergilere rastlanmaktadır.

Örneğin eski Sümer, Yunan ve Roma medeniyetlerinde çok önemli vergiler olduğuna tarih kaynaklarında rastlanmaktadır.

Bu vergiler kökenlerine göre ihtiyari özellik gösterdiğini anlamaktayız.

Tarihi dönemlere göre kabile reisi, derebeyi veya krallara verilen bir tür bağış ve yardımlar vergilerin ilk şeklini oluşturmuştur.

O zamanlar, devlet veya yönetim egemenliğini elinde bulunduranların başlıca gelirleri, söz konusu bağış ve yardımlar yanında kendi özel mal varlıklarından elde ettikleri kaynaklardan oluşmakta idi.

Kamusal hizmetlerin henüz gelişmemiş veya yaygınlaşmamış olması nedeniyle bu sınırlı gelirler yeterli olmakta idi.

Ancak, zaman ilerledikçe ve devlet olgusu yaygınlaştıkça bunların kamusal hizmetleri büyük artışlar göstermiş ve ihtiyari mahiyette verilen bağış ve yardımların alımı zora dayalı bir yönteme dönüşmüştür.

Verginin zora dayanan bir yönteme dönüştüğü zamanlarda vergi sistemleri hukuki dayanak ve kurallardan yoksun, basit ancak dar bir anlayış içinde hazırlanmış birkaç yasadan oluşmuştu.

Durum bu hale dönüşünce vergi uyuşmazlıkları vergiyi elde edenlerin yani uygulayıcıların kendi düzenledikleri kurallar çerçevesinde çözümlenmesi yöntemini meydana getirmiştir.

Böylece, vergi tahsil eden ile uyuşmazlıkları görüşen makam tek bir mercide toplanmaya başlanmış ve uyuşmazlıklar bu yöntem çerçevesinde, yani tek mercinin verdiği kararlar çerçevesinde çözünlenmye başlamıştır.
 
Dünyada meydana gelen sosyo-ekonomik gelişmeler ve kamusal giderlerin büyük artış göstermesi dolayısıyla vergilerin son derece çeşitlenmesi, vergi yükünün ağırlaşması ve kişilerin veya işletmelerin mal varlıklarına vergi yolu ile müdahalelerin yoğunlaşması gibi nedenler, vergilerin kendi prensip, ilke ve esasları çerçevesinde ayrı bir hukuk disiplini getirilmesini zorunlu kılmıştır.

Bu nedenlerle, ülkeler gerek Anayasalarında gerekse diğer yasalarına devletin ve vergi yükümlülerinin haklarını koruyacak ayrı bir vergi hukuku oluşturmaya başlamıştır.

Gelişen zaman süreci içinde vergi hukuku ve buna ilişkin ilkeler ile vergilendirme prensip ve esasları uluslararası içeriğe kavuşturularak demokratik ve çağdaş ülkelerde uygulanmaya başlanmıştır.

Böylece, vergileme yetkisi olan devletin karşısında vergi yükümlüsü veya vergi sorumlularının bazı ödevleri yanında kendilerine yönelik yapılan vergilendirme işlemlerine karşı geniş itiraz ve savunma hakları sağlanmıştır.

Ancak, KKTC’deki uygulamalara bakıldığı zaman hükümet ile kamu kurum ve kuruluşlarının diğer yasalarda olduğu gibi vergi hukukundaki kuralları da dilediği şekilde uygulamaktadır.

Örneğin, Vergi Usul Yasasında re’sen vergilendirme yetkisi konusunda çeşitli kuralların uygulanması öngörülmüş olmasına rağmen bazı nedenler dolayısıyla bu kurallar dikkate alınmaksızın, hiçbir ilmi esasa ve araştırmaya dayandırılmadan re’sen vergilendirme ve ceza kesme işlemleri ile diğer yöntemlere başvurma yöntemi uygulanmaktadır.

Bu ve benzeri türdeki keyfi uygulamalar; kişiler, sivil toplum örgütleri ve işletmeler üzerinde menfi etkiler yaratmakta olduğu gibi siyasi iktidara da bir tür baskı mekanizması yetkisi sağlamaktır.
 
 Bu kapsamda KKTC’deki hukuka saygı her gün erozyona uğramakta ve tüm yönetsel işlemler siyasal rant esaslı gerçekleştirilmektedir.

Bu konudaki uygulamaların özellikle son zamanlarda büyük hız kazandığını ve KKTC hükümetlerinin hukuktan uzaklaştıklarına herkes her gün şahit olmaktadır. Maalesef, bu tür uygulamalar KKTC’nin sosyo-ekonomik kalkınmasını ve siyasal geleceğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Her konuda AB normlarına uyum sağlamak ve çağdaş hukuk anlayışı ilkelerine bağlı icraat yapmak için yasal düzenlemeler yapılacağını belirten hükümet yetkilileri maalesef bunun tersini yapmaya devam etmektedir.

Örneğin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi dâhil tüm AB ülkelerinde ve birçok demokratik ülkede vergi yükümlülerinin mağduriyet iddialarını inceleyecek ve Yüksek İdare Mahkemesine başvurma gibi masraflı ve zaman kaybedici unsurları ortadan kaldıracak bağımsız bir Vergi İtiraz (Tahkim) Komisyonunun (Tax Tribunal)  yasa ile oluşturulması Vergi İdaresinin keyfi uygulamalarını ortadan kaldırmış olacaktır.

Bu örneğe benzer daha birçok konuda düzenlemeler de mevcuttur. Dünyadaki uygulamaları bilen veya bilmesi gereken Maliye Bakanının bu konuya ve diğer hayati öneme haiz yasaların düzenlenmesinde gerekli hassasiyeti göstermesi gerekmektedir.

Bu ve benzeri düzenlemeler sadece devletin bütçe gelirlerini değil ayni zamanda Belediyelerin de vergi, resmi harç ile cezalarını da kapsamalı ve AB ile diğer çağdaş hukuk düzenlemesine sahip ülkelerde olduğu gibi iki dudak arasına bağlı uygulamalara son verilmesi gerekir.

Ancak, bu tür kurumların oluşumuna ve ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasına siyasiler tarafından sıcak bakıldığını söylemek bugün için maalesef mümkün değildir.
 
 Bu düzenlemelere her konudaki kayıtdışılığın önlenmesi ile dibe vurmuş olan kamu hizmetlerinin verimliliğinin güncelleştirilmesi ve etkinleştirmesi amacıyla gerekli çalışmalar süratle başlatılmalıdır.

Bunu yapmayan veya yapamayan hükümetlerin başarı şanslarından söz etmek olanaksızdır.

İki yıla aşkın bir süre iktidarda olan hükümetin bugüne kadar sadece vergi hukuku konusunda değil, diğer konularda da kapsamlı olarak hangi hukuk düzenlemelerini yapmıştır?

Yapması da olanaksızdır; çünkü çok ufak ve gereksiz işlerle uğraşmaktan vakit bulamazlar.

Yegâne işleri tüm açılışlarda boy göstermek ve yerli yersiz bol vaatlerde bulunarak pembe tablolar çizmektir.

Bu yöntemin modası çoktan geçmiştir ve bunlara kimse inanmıyor.

İlan ve programı olmayan günübirlik kararlarla bir devleti idare etmek sadece devletin çöküşüne yardımcı olur.

Devlet “temsiliyetinde tasarruf yapılmaz” ve taahhütlere sadık kalmamanın politika gereği olduğu anlayışı ancak bu süreci hızlandırır.

Ne demiş atalarımız: Başarının Bedelini Ödemeyenler, Başarısızlığın Bedelini Ömür Boyu Öderler.



2001 © 2014 KIBRIS POSTASI