KIBRIS POSTASI http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/1/col/57/art/12080

3 Temmuz 2011, Pazar
07:00
Bir Osmanlı Mirası: Vakıflar
Dr. Nazım BERATLI

Bugün köşemi, kendi izniyle bir akademisyenin çalışmasını ikitbas etmeye ayırıyorum. N.B.

Bir Osmanlı Mirası: Vakıflar
Dr.Serdar Saydam

1571 yılında Osmanlıların Kıbrıs’a gelişi ile kurulan, 1878’de İngiliz idaresine geçen Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin asıl sahibi olan Kıbrıs Türk halkına devri, Kıbrıs Türkünün mücadelesi ve Dr.Küçük’ün çabaları sonucunda 15 Nisan 1956’da gerçekleşmiştir.

Evkaf yani Kıbrıs Vakıflar İdaresi günümüzde, tarım, turizm, emlak, eğitim, kültür, dini hizmetler ve bankacılık gibi alanlarda faaliyet göstermekte olup kaynaklarını da Kıbrıs Türk insanının ihtiyacı olan alanlarda fayda sağlamak yönünde kullanmakta olup Avrupa Vakıflar Birliği üyesidir.

1571 ‘den beri Osmanlılardan bize miras kalan Evkaf ne demek?

Evkaf vakfın çoğulu.

Yani vakıflar demek.

Peki vakıf ne demek?

Vakıf Türleri

Ahkamül Evkafa (Vakıf Kuralları) göre üç tür vakıf vardır:

a) Mazbut Vakıflar: Bakım ve idaresi doğrudan doğruya Evkaf İdaresine bırakılan vakıflardır. Bir başka değişle vakıfdan yararlanması öngörülenlerin (gallehar) son bulması veya neslinin tükenmesi halinde bakım ve idaresi Evkafa intikal eden vakıflardır. Ayrıca gelirleri şahıslara tahsis edilmediğinden sultanlar, paşalar ve kumandanların vakıfları bu sınıfa girmektedir.

b) Mülhak Vakıflar: Nesil ve galleharları henüz son bulmamış mütevelliler tarafından idare edilen vakıflardır. Vakıf yapanın vakfettiği malla ilgili olarak vakfiyesinde tescil ettirdiği koşullarla malın kimin tarafından ve ne şekilde idare edileceği gösterilir. Mülhak Vakıflar ise idari bakımdan ikiye ayrılırlar:

(i) Mütevellilerce İdare Olunan Mülhak Vakıflar: Bu tür vakıflar, Vakfiyelerindeki hükümler gereğince vakıftan istifade eden ve Vakfiye şartlarına göre seçilip Evkaf Dairesi tarafından uygun görülen Mütevelliler tarafından idare edilir. Evkaf bu tür vakıfların brüt geliri üzerinden %5 muhasebe ve denetleme harcı alır.

(ii) Evkaf Dairesi tarafından İdare Olunan Mülhak Vakıflar: Bu tür vakıflarda mütevelliler Kıbrıs dışında olmaları; Mütevellilerin ihmalkarlık yapmaları; Galleharlar tarafından idarenin Evkafta olmasının istenmesi ; aşırı borçlu olunması veya Vakfiye şarlarının yerine getirilmemesi hallerinde emaneten Evkaf tarafından idare edilen mülhak vakıflardır. Bu vakıflardan Evkaf % 10 nezaret ve idare harcı ile %5 muhasebe-denetleme harcı alır.

c) Müstesna Vakıflar : Kıbrıs Mevlevi Tekkesi tarafından “Celaliye Evkafı” adıyle oluşan vakıflardır. Bu tür vakıflar, başlangıçta Evkafın hiçbir müdahalesi olmaksızın doğrudan doğruya mütevelliler tarafından idare edilmekte iken daha sonraki yıllarda mütevellileri yerine Evkaf idaresinin kontrol ve mürakabesine (denetimine) devredilmişlerdir.

Bu vakıf türlerinin dışıdan “çağdaş vakıflar” diye anılan ancak Evkaf mevzuatında açık seçik belirtilmeyen, dernek gibi kurulan vakıflar vardır.

Dernek kurulacağı yerde vakıf kurulmaktadır.

Bu vakıfların ortak özelliği ortada vakfedilen bir gayrı menkul bir malın olmayışıdır.

Sembolik bir miktar para bloke edilerek vakıf kurulmaktadır.

Bu vakıf türünün ise yeniden yasal bir düzenlemeye tabi tutulmasında yarar vardır.

Çağdaş Vakıflara ilaveten bir de Evkaf mevzuatı dışında “yasa ile kurulan vakıflar” vardır.

Bunlarda yeni bir tür olarak karşımıza çıkmaktadır.

VAKIF nasıl kurulur? VAKFİYE şartları nelerdir?,

Vakfiye: Vakfın şartlarını gösteren, şer-i hükümlere uygun biçimde düzenlenmiş Sened; diğer bir anlatımla, Vakfedenin, vakfıyla ilgili olarak Mahkemede, hakim önünde yaptığı ikrar ve hakimin vakıf hakkında hükmünü ve Vakfedenin vakfı üzerinde ileri sürdüğü koşulları içeren Mahkemece tescil edilen bildirgedir. (Laws of Evkaf;Art 25)

Vakfiyede şu hususlar bulunur:

Tanrıya hamd ve övgü; vakıf yapanı adı ve ünvanı doğum yeri, mütevelli olacakların isimleri, vakf olan mal mülk para, vakf olan malların nasıl idare edileceği, gelirlerin nerelere harcanacağı, hakim veya mahkemenin gerekliliğine ilişkin hükmü, isim, imza, mühür ve tanıklar.

Mahkemece mühürlenip onaylanan Vakfiye sicile geçirilir, tutanağı yapılır ve ilgililere birer süreti verilir.

Bu aşamadan sonra ne vakfeden, ne varisler ve ne de Evkaf İdaresi bu vakıftan dönemez; vakfı değiştiremez ve bozamaz.

Vakıf malları devredilemez ve satılamaz.

Vakıfları Koruyucu Tedbirler

Fasıl 337 Evkaf ve Vakıflar (Cap 337 Evcaf ve Vakfs) Yasasının 30(4) maddesine göre “ Yeteneksiz ( incapable) veya bir vakfı idare etmeye ehil bulunmayan (unfit) bir mütevelli Evkaf İdare Meclisi kararı ile görevden uzaklaştırılabilir.”

Yine aynı yasaya göre, mütevellilerin bir vakfı keyfi ve kötü yönetmesi (mismanagement) durumunda, Evkaf İdare Heyetinin o vakfa müdahale ederek mütevellileri görevden azletme ( azil) ve yerlerine idare memurlarını atama yetkisi vardır.

Anlaşılacağı üzere, bir vakfın ne şekilde kurulacağı hem Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası, hem de KKTC Anayasası tarafından güvence altına alınan Evkaf Mevzuatında bellidir.

Nasıl ki, bir şirket Fasıl 113 Şirketler Yasasına göre kuruluyorsa, bir vakıf da Vakıflar Yasasına göre kurulur.

Anayasamızca güvence altına alınan Ahkamül Evkaf Kurallarına aykırı olarak herhangi bir vakıf kurulamaz.

Anayasa’da Vakıflar

Vakıflar konusunda KKTC Anayasası Madde: 131 (1) de şöyle denmektedir:

“Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesi : Vakıf kuruluşu ve Temel Evkaf Kuralları (Ahkamül Evkaf) bu Anayasaca tanınır.”

18/1986 sayılı Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Kuruluş Yasası Tefsir Maddesi 2’de ise aynen şöyle yazmaktadır:

“Vakıf” bu Yasa kapsamında ve Anayasanın 131’inci maddesi dışında kurulan tüzel kişiliğe sahip kuruluşu anlatır.

Bu maddede 18/1986 sayılı Yasa ile bir vakıfın, yani Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfının kurulduğu ilan edilmektedir.

Görüleceği üzere “Vakıf”, KKTC Anayasası’nın 131. Madde kapsamında “Temel Evkaf Kuralları (Ahkâmül Evkaf)” uyarınca kurulan ve tescil edilen tüzel kişiliğe sahip kuruluş olduğu Anayasada açık ve net bir şekilde belirtilmişken, Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfının ve bu Vakıfla ilgili diğer husuların ayrıntılı bir şekilde Vakıf Senedinde (Vakfiye) de değil de DAÜ Kuruluş Yasasında yer alması Anayasaya aykırıdır.

Devlet Vakfı olur mu?

Milli Eğitim ve YÖDAK Yasalarına göre “devlet veya özel sektör okul, üniversite kurabilir.

Ancak devlet yasa ile okul, üniversite açar.

Devlet yasa ile üniversite kurar.

Yani devlet kuracağı üniversiteyi idare etmek için ayrıca yasa ile bir “vakıf” kurmasına gerek yoktur.

Devlet, üniversiteyi yasa ile kurduğu için, üniversitenin zaten tüzel kişiliği vardır.

Özel üniversitelerinin nasıl kurulup yönetileceği ise Türkiye örneğinde mevcuttur.

Türkiye Örneği

Türkiye’de özel bir üniversite kurabilmek için önce malı-mülkü ve parası olan bir vakıf kurulur.

Vakıflar Yasasına göre kurulup tescil edilen bu vakıf daha sonra Üniversite kurma izni alma için YÖK’e başvurur.

YÖK inceleme yapar ve durumu Milli Eğitim Bakanlığına bildirir.

Milli Eğitim Bakanlığı ise başvuran vakfın üniversite açabilmesi için Kanun Tasarısı hazırlar ve Meclise sevkeder.

Tasarı Meclisten geçerse Üniversite kanunla kurulmuş olur.

Türkiye’de tüm yükseköğrenim kurumları, ister devlet ister özel olsun, hepsi kanunla kurulur.

Özel üniversitelerin sahipleri ise Vakıflar Yasasına göre kurulan vakıflardır.

Kafa karıştıran ise buradaki “özel” kelimesidir.

“Özel” vakıf olabileceğine göre niye “Kamu” Vakfı yani “Devlet” Vakfı da olmasın diye akla bir soru gelebilir.

Bu kavram karışıklığının üniversite reklamlarına da sıkca yansıdıği bilinmektedir.

Örneğin, “Kar Amacı Gütmeyen ve Bir Devlet Vakfı olan” ya da “Kar Gayesi Olmayan Bir Özel-Devlet Vakfı” veya “Kamu Malı Devlet Vakfı” gibi tuhaf sözlere basında çıkan reklamlarda rastlanmaktadır.

Şahıslar tarafından topluma hizmet için kurulan vakıflara, birçok faaliyetlerinin yanı sıra üniversite kurma izni de verilmektedir.

Devletin denetiminde olan ancak devlet tarafından kurulmayan bu üniversitelere ise Türkiye’de “Özel Vakıf Üniversiteleri” denilmektedir.

Aslında “özel” derken, üniversitenin “devlet”e ait olmadığı, özel bir şirkete değil, bir vakfa ait olduğu vurgulanmaktadır.

Oysa, vakfın “özeli” veya “devleti” olmaz.

Bir vakıf özel şahıslar tarafından kurulur.

Bu şahıslar para ve mal varlıklarını bu vakfa vakfeder.

Amaç insanlar için, toplum için hayırlı bir iş yapmaktır.

Amaç kar yap cebe at değil topluma hizmet etmek ve faydalı olmaktır.

Amaç bireysel değil toplumsaldır.

Kamuya hizmettir.

Vakıflar en eski sivil toplum örgütleridirler.

Sivil toplum örgütleri ise bilindiği gibi devlet tarafından değil sivil kişiler tarafından oluşturulur ve amaçları kamusaldır.

Bu nedenle Vakıflara “özel” vakıf veya “devlet” veya “kamu” vakfı demek temelde yanlıştır.

Her şeyden önce, bir vakıf kimler tarafından ve ne için kurulur sorusuna yanıt verdiğimizde doğru yolu bulmuş olacağız.

Bir Vakıf Yasa ile Kurulabilir mi?

“Vakf”, KKTC Anayasası’nın 131. Madde kapsamında “Temel Evkaf Kuralları (Ahkâmül Evkaf)” uyarınca kurulan ve tescil edilen tüzel kişiliğe sahip kuruluş olduğu Anayasada açık ve net bir şekilde belirtilmişken, Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfının ve bu Vakıfla ilgili diğer hususların ayrıntılı bir şekilde Vakıf Senedinde (Vakfiye) de değil de DAÜ Kuruluş Yasasında yer alması Anayasamıza aykırıdır.

Çünkü bir vakıf, KKTC Anayasasının 131 ci maddesinde belirtildiği üzere, Temel Vakıf Kurallarına (Ahkamül Evkaf) göre kurulur.

“Anayasanın 131’inci Maddesinin dışında” yani daha açık bir ifadeyle “Anayasanın 131 . maddesine bakılmaksızın kurulan vakfı anlatır” demek, olur mu hiç?

Başka yasalarda bunu diyebilirsiniz, Mesela hazırlanan bir yasada gerektiğinde “Başka yasalarda aksine hüküm olmasına bakılmaksızın” diye bir madde yazabilirsiniz, amma burada sözkonusu olan Anayasa.

Nasıl olur da “Anayasadaki hükümlere bakılmaksızın” diyebiliyorsunuz?

Hayret ki ne hayret.

Yıllardan beri DAÜ’ye hükmeden Vakıf’ın Anayasaya aykırı olduğu açıkca ortada.

Ancak şairin dediği gibi olanlardan “ ne ceviz ağacı farkında, ne de polis farkında”

Bu durumda “Anayasanın 131 ci maddesine bakılmaksızın” yerine, Vakıflar Yasasında yasal değişiklik yapılarak “ Yasa ile de vakıf kurulur” denmesi gerekir.

O zaman da Vakıfların temel kuruluş felsefesine aykırı bir durum ortaya çıkmaz mı?

Bence çıkar.

Ona da Anayasa Mahkemesi karar versin.

Kaynak:

Mustafa Haşim Altan, Belgelerle Kıbrıs Türk Vakıflar Tarihi, Cilt 1 ve Cilt 11., Vakıflar İdaresi Yayınları, 1986, Lefkoşa



2001 © 2014 KIBRIS POSTASI