İÇ HABERLER
okuma süresi: 7 dak.

Stefanu: Talat ve Hristofias ayni dili konuşuyor

Ayni dili konuşuyorlar

<P>Rum Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu, SİMERİNİ'ye yaptığı özel açıklamada, Kıbrıs sorununa ve 3 Eylül'de başlayacak olan doğrudan müzakerelere değindi.</P>

Yayın Tarihi: 24/08/08 22:40
okuma süresi: 7 dak.
Ayni dili konuşuyorlar
A- A A+

Stefanu, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın Kıbrıs Türk lideri Mehmet Ali Talat'la gerçekleştirdiği görüşmelerde Kıbrıs sorunun çözüm şeklinin netleştirildiğini, artık; tüm federal sistemleri nitelendiren siyasi eşitliğe dayalı -BM kararlarında belirlendiği gibi- iki toplumlu, iki kesimli federal çözüm konusunda aynı dilin konuşulduğunu söyledi. Stefanu, ortak açıklamalar içerisine, federasyonun; tek egemenlik, tek uluslar arası kimlik ve tek vatandaşlıktan oluşacağının da konulduğunu belirtti ve bunun kendileri tarafından çok önemli olarak addedildiğini ifade etti. Stefanu, Kıbrıs Türk liderinin ilk kez bu ifadeyi kabul ettiğini de söyledi.

"Ortak açıklama içerisinde federasyonun tekrar edilmesinin, 8 Temmuz anlaşmasının terk edildiği ve geçerli olmadığı izlenimini yaratttığı" şeklindeki bir soru üzerine Stefanu, Türk tarafınca, tezleri konusunda şüphe yaratan bazı açıklamalar ve düşünceler ortaya konması nedeniyle bunun ortak açıklamaya dahil edildiğini ifade etti.

"Çalışma gruplarında, doğrudan müzakerelerin başlamasını haklı kılan hangi gelişmeler oldu" sorusu üzerine Stefanu, bazı çalışma grupları ve teknik komitelerde yeterli bazılarında ise az olmak üzere ilelerme sağlandığını, ilerleme sağlanmayan ve farklılıklar tespit edilen komiteler de bulunduğunu anlattı. "Çalışma gruplarında daha çok ilerleme sağlanması mümkün olabilirdi" şeklinde konuşan Stefanu, tüm olgular, müzakelerin zemininin netleşetirildiği ve de mevcut uluslar arası ortam hesaba katıldığında, doğrudan müzakerelerin ileriye götürülmesinün mümkün olduğunu belirtti. Stefanu ayrıca hem ilerlemenin değerlendirildiğini, hem de buna eş zamanlı olarak var olan anlaşmazlıkların kaydedildiğini söyledi.
Stefanu, "Nerede daha az zoruluklara ve daha az kolaylıklara sahip olacağımızı, neyi müzakere edebileceğiniz konusunda şu anda daha net bir manzara bulunuyor" dedi.

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın müzakerelerin çok zor olacağını ve çözüme yönelik yolun güllerle dolu olmadığını bildiğini de ifade eden Stefanu "Türkiye'ye; hain darbeyle, Kıbrıs'taki toprakların %37'sini yasa dışı olarak istila etmesi ve ele geçirme bahanesini bulma hakkını verdiğimiz andan itibaren tüm bu yıllarda Kıbrıs sorununun çözümün ilk baştan zor olduğunu ve günden güne bunun daha da zor hale geldiğini" savundu. Stefanu, Kuzey Kıbrıs'taki TC kökenliler ile Kıbrıs Rum mallarında inşaat patlaması gibi bir dizi sorunun göğüslenmesi gerektiğini de ileri sürdü.

"Doğrudan müzakarelerin başlamasını haklı kılacak hangi ilerleme oldu şeklindeki" bir soru üzerine Stefanu, bu konuda ayrıntı vererek düşüncelerini ortaya koymak istmediğini belirterek belirli konularda ilerleme olduğunu, bununla birlikte daha fazla ilerleme olabileceğine de inandıklarını yineledi.

"İki ayrı devlet esasını içeren Türk açıklamaları ile ortak açıklamada kurucu devletlerden bahsedilmesi göz önünde bulundurulduğunda ortak dil nerede var" sorusu üzerine Stefanu "Hepimizin kriteri uygulama olacaktır. Orada, gerçekten iki tarafın, üzerinde anlaşmaya varılanlar ve BM kararlarında, uluslar arası hukuk ve Avrupa hukukunda var olan ilkeler zemininde çözüm isteyip istemedikleri ortaya çıkacak" dedi. Stefanu, "hedefin işgalin sonlandırılması, Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi veyahut başka bir şey olup olmadığının müzakelerde ortaya çıkacağını, kendilerinin; üzerinde anlaşmaya varılanlar ve ortak açıklamalar temeliyle müzakelere gideceğini" de ekledi.

"Müzakerelerin sonuçlarından iyimser misiniz" sorusuna karşılık Stefanu, kendilerinin; arzu ettikleri ilkeler zemininde yaşayabilir, işlevsel ve adil bir çözüm için mücadele verdiklerini savunarak çözümün; "işgali ve kolonizasyonu sonlandırması, insan haklarını ve tüm halkın temel özgürlüklerini iade etmesi, kurumları, halkı ve ekonomiyi birleştirmesi gerektiğini" söyledi.

Bir soru üzerine Stefanu, "Limnidi" (Yeşilırmak) sınır kapısının açılmasının veya açılmamasının doğrudan müzakerelerin başlaması için önkoşul teşkil etmediğini belirtti. Stefanu, "Limnidi" (Yeşilırmak) öncelikli olmak üzere, her iki tarafın başka sınır kapılarının açılması isteğinin 21 Mart'tan itibaren kâğıt üzerinde bulunduğunu, ne karşılık ne de bir başka bağlantısının bulunduğunu söyledi. Bu konuda ön hazırlığın yapılmakta olduğunu ve nihayetinde, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlara hizmet edecek olan bu kapının açılmasının mümkün olacağına inanmak istediklerini de belirtti.

"Yeşilırmak sınır kapısının 3 Eylül'den önce açılmasının mümkün olup olmadığı" sorusuna Stefanu bunu bilmesinin mümkün olmadığını, her sınır kapısının açılması için tarafların anlaşmasına gereksinim olduğunu söyledi.

Stefanu, Güzelyurt'ta bulunan Ay.Mama Kilisesi'nde ayin yapılması konusunda BM aracılığıyla Kıbrıs Türk tarafından yanıt beklediklerini ifade etti.

Stefanu ayrıca POLİTİS gazetesine verdiği söyleşide ise "Türk tarafının çözüm zeminine ilişkin olarak sağlanan anlaşmaya bağlı kalması durumunda" müzakelerde ılımlı bir ortamın yaratılabileceğini belirtti.

3 Eylül görüşmesinin törensel nitelikte olacağını kaydeden Stefanu, özlü müzakerelerin 11 Eylül'de, yönetim konusuyla başlayacağını söyledi.

Stefanu bir başka soru üzerine iki kesimli, iki toplumlu federal çözümü arzuladıkları düşüncesinin Kıbrıs sorununun çözüm zeminiyle örtüşmesi durumunda bir adım ileriye gidilebileceğini, "ancak diğer tarafın, Türkiye'de bazılarının ifade ettiği düşünceleri, bir diğer deyişle iki devleti savunması durumunda" hiçbir zaman anlaşmaya varılamayacağını ifade etti.

Yabancıların müdahalesi konusunda ise Stefanu, Güvelik Konseyi'nin Kıbrıs'a ilişkin kararlarıyla Türkiye'ye yöneldiğini ve Ankara'nın işbirliğinde bulunması için nüfuzunu bu yönde kullandığını belirterek, kendilerinin; Türkiye'nin katılmayı istediği AB'ın da bu yönde rol üstlenmesini istediklerini ifade etti.

"Türkiye'nin kendi kendisine yardımcı olması için bazı adımlar atması gerektiğini" ileri süren Stefanu, Kıbrıs sorununun çözümünün Türkiye'nin de çıkarına olduğunu, Avrupa'ya yönelik katılım çabasını düzene sokacağını söyledi.

Stefanu, uluslar arası unsurların, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili koşulların şekillendirilmesine katkı sağlamasını istediklerini de belirtti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.