Talat Türk askeri için Alman modeli önerdi
<P>FİLELEFTHEROS; AB Hukuk Dairesi'nin; Kıbrıs sorununun çözümü durumunda AB normlarının KKTC'de uygulanması konusundaki "sapmaların birincil hukuk (primary law) aracılığıyla kalıcı hale getirilmesi" konusunda KKTC ile diyalog başlatma hazırlığında olduğunu, bu yöndeki açıklamanın Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından Brüksel'de gazeteye yapıldığını ileri sürdü.</P>
Gazete: "Partenogenez Konusunda Sahte Devletle AB Arasında Hukuk Diyaloğu Talat Brüksel'de Bulunduğu Sırada Sadece Fileleftheros'a Konuştu" başlıkları altında verdiği haberinde; AB Hukuk Dairesi ile KKTC arasında, Kıbrıs Türk tarafının "Kıbrıs sorununun olası çözümü durumunda Kıbrıs Cumhuriyeti'nin lağvedilmesi ve yeni bir ortaklık kurulması talebi çerçevesinde, AB normlarından sapmaların birincil hukuk aracılığıyla kalıcılaştırılması olasılıklarının ele alınması amacıyla diyalog başlatılacağını" yazdı.
Gazete; Cumhurbaşkanı Talat'ın Brüksel ziyareti sırasında gazeteye açıklama yaptığını ve Avrupa Birliği'nin "birincil hukuk düzeyindeki sapmalar konusundaki Kıbrıs Türk tarafının görüşlerini anlıyor göründüğünü" söylediğini belirtti.
Habere göre Talat; "sapmaları hukuk hizmetleri ile görüşmemiz tavsiyesinde bulunuyorlar. Elbette evet diyoruz, hukuk danışmanlarımız ortaklaşa hukuk danışmanları ile görüşebilir" şeklinde konuştu.
Gazete; Cumhurbaşkanı Talat'ın; Güney Kıbrıs'ın AB Katılım Anlaşmasının 10'ncu Protokolünün "Kıbrıslı Türklerin talep ettiği bir çözümü sağlayacak yeterlilikte olmadığını söyleyen ünlü Avrupalı hukukçuların raporlarına sahip olduğunu" da vurguladığını yazdı.
Talat'ın açıklamalarında Kıbrıs Türk tarafının "kalıcı sapmalar olmasını talep edeceği alanları belirtmekten kaçındığını" ileri süren gazete; buna karşın Talat'ın "Türk niyetlerine ilişkin bir gösterge verdiğini ve yeni ortaklığın iki toplumluluğunu ve bölgeliliğini garanti altına alacak, 10'ncu Protokol'ün de ötesinde, emniyet supaplarına gereksinim olduğunu" söylediğini belirtti.
Gazete; 10'ncu Protokolün yarattığı koşulların nasıl değiştirilebileceği yönündeki bir soruya karşılık ise Talat'ın; "ya 10'ncu Protokolün özlü düzenlemesine, eğer mümkünse, gidilmesi ya da Kıbrıs Türk toplumunun tezlerini sağlayacak yeni bir Protokol yapılması gerektiğini" söyleyerek yanıtladığını yazdı.
Habere göre Talat; sapmaların, kararların ikincil hukuk teşkil eden ve mahkemeye götürülmesi olasılığı bulunan Avrupa Konseyi kararıyla değil, her AB üyesi devletin kendi parlamentosunda onaylamasıyla birincil hukuk şeklinde olması gerektiğini de vurguladı.
Gazete; Cumhurbaşkanı Talat'ın bu açıklamalarının Kıbrıs Rum tarafının KKTC'de AB normlarının 10'ncu Protokol aracılığıyla uygulamaya konmasından "geri adım attığı izlenimini yarattığını" savundu.
Gazetenin "Kıbrıs Rum tarafının 10'ncu Protokolde ısrarcı olduğu" şeklindeki yorum sorusuna Talat'ın "dikkatli olunmasını salık vererek hiçbir zaman böyle bir şey söylemediğini vurguladığını" yazdı.
AB'nin söz konusu protokolü 2003 yılında, olası bir çözümü AB normlarına entegre etmek amacıyla hazırladığını vurgulayan Talat; "Kıbrıs Rum tarafı 10'ncu Protokolün bu amaç için kullanılmasında ısrar etmediğini" söyledi.
Gazete; Talat'ın açıklamasında; Kıbrıs sorununun çözümünün ardından adada "Türk ve Yunan askerleri birliklerinin kalmasının yasallaşmasında ısrar ettiğini" ve buna örnek olarak Almanya'daki ABD askerlerinin varlığını gösterdiğini yazdı.
Habere göre Talat Türk askerinin çözümden sonra adada kalmasının AB normları ile çelişmediğini vurguladı ve "Almanya'daki ABD askerlerinin varlığı AB normları ile çelişseydi şimdiye kadar çoktan çekilirlerdi" şeklinde konuştu.
Gazete; çözüm durumunda Türk askerinin büyük bir kısmının adadan çekilmesi konusunda ise Talat'ın "çekilmenin aşamalı olarak gerçekleşmesi gerektiğini" söylediğini ve Anan Planı'ndaki çekilme planına atıfta bulunduğunu savundu.
Habere göre Talat ayrıca; Türk askerinin göçmenlerin yeniden yerlerine yerleşmesi ve Kıbrıslı Türklerin taşınması bağlamında çözümün uygulanmasını garanti edebileceğini vurguladı ve "başka kim bu işle ilgili görevlendirilebilir, Kıbrıs Rum polisi mi, yoksa BM mi?" şeklinde konuştu.
Talat sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu işle ilgili Kıbrıs Türk polis, Kıbrıs Türk askeri yada Türk askerinin görevlendirilmesi daha iyi olur. Sanırım bu daha akıllıcadır. Aksi taktirde çözümün uygulanması imkansızdır".
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.