KIBRIS POSTASI http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/36/news/29848

17 Eylül 2009, Perşembe
12:23
AGİT'in 'basın özgürlüğü' tepkisi dünya basınında
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)'nın Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği, Doğan Medya Grubu'na kesilen "daha önce benzeri görülmemiş cezanın", Türkiye'de medya çoğulculuğunu tehdit ettiği uyarısını içeren mektup dünya basınında yankı buldu.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)'nın Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği, Doğan Medya Grubu'na kesilen "daha önce benzeri görülmemiş cezanın", Türkiye'de medya çoğulculuğunu tehdit ettiği uyarısını içeren mektup dünya basınında yankı buldu.

Cnn International, Doğan grubuna kesilen vergi cezasıyla ilgili ikinci haberinde AGİT'in, bir açıklama yaparak Türkiye'nin en büyük medya grubuna karşı kesilen rekor cezayla ilgili uyarılarını dile getiren ve sayıları giderek artan Avrupalı seslere katıldığını belirtti.

Türk hükümetinin geçen hafta Doğan Holding'e ödenmemiş vergi bulunduğu iddiasıyla 2.5 milyar Dolar cezaya karar verdiğini belirten Cnn International, AGİTin basın özgürlüğünden sorumlu temsilcisi Miklos Haraszti'nin "Doğan Grubu'na kesilen cezaların miktarı daha önce görülmemiş düzeyde ve alarm vericidir" sözleri içeren bir mektubu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na gönderdiğini hatırlattı.

AGİT'in dünyanın en büyük güvenlik odaklı, hükümetler arası örgütü olduğunu belirten Cnn, kuruluşun üyeleri arasında kriz önleme, kriz yönetimi ve kriz sonrası rehabilitasyon gibi görevleri bulunduğunu belirtti ve Haraszti'nin "benzeri görülmemiş ve alarm verici" cezanın Türkiye'deki medya çoğulculuğunu tehdit ettiği sözlerine yer verdi. AGİT'in hükümete uyarısı diğer basın organlarının bazılarında özetle şöyle:

United Press International (UPI): "AGİT: Büyük ceza Türk basınını tehdit ediyor" başlığıyla verilen haberde, Cnn International'ın haberine değinilerek AGİT'in Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na gönderdiği mektuba değindi. AGİT'in cezayı "benzeri görülmemiş" ve "alarm verici" olarak değerlendirdiğine değinen UPI ajansı, AGİT'in cezanın bazı AKP üst düzey yetkililerinin yolsuzluk skandalına karıştıkları iddialarına yönelik haberlerden sonra, politik nedenlerle kesildiği eleştirilerine katıldığını belirtti.

BUSINESSWEEK: BW "Denetleyici kuruluş Türk basınına ceza üzerine alarma geçti" başlıklı değerlendirmesinde AGİT'in uyarılarına yer verirken kesilen cezanın, Hükümetin, kendisini eleştiren medya grubunu susturmayı denemesi suçlamalarını alevlendirdiğini belirtti.

Southern European Times Web Sitesi: SET, "AB Türk medya grubuna kesilen cezadan tedirgin" başlıklı değerlendirmesinde, "Türkiye'nin en zengin kişilerinden Aydın Doğan'a büyük bir cezayla vurma kararı basın özgürlüğüne ilişkin soruları artırdı. Ay başında benzeri görülmemiş bir faaliyette bulunan Türk hükümeti ülkenin en büyük medya grubu olan ve öncesinden 340 milyon euro cezaya çarptırılmış Doğan'a karşı 1.7 milyar euroluk vergi cezası kesti. Bir Türk şirketi üzerine bugüne değin kesilmiş en büyük cezalar, ülkenin AB başvurusu için bir engel haline gelebilir."

-AGİT NE DEMİŞTİ?-

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Basın Özgürlüğü Temsilcisi Miklos Haraszti, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na bir mektup göndererek, Doğan Medya Grubu'na daha önce benzeri görülmemiş ceza kesildiğini belirtmiş ve bunun Türkiye'de medya çoğulculuğunu tehdit ettiğini bildirmişti. Haraszti mektubunda "AGİT kararları hükümetlerin çoğulcu bir basın için gerekli koşulları sağlamalarını ve basın ile ilgili konularda, özellikle de medyadan gelen muhalif seslere karşı, devletin yasal gücünü kullanırken kendi kendini sınırlamalarını bekler. Yetkilileri, medya mecraları üzerinde uygulanan vergi cezalarının orantılı olduğu, miktarının medya mecralarının çalışmasını tehlikeye düşürmediği bir uygulama oluşturmaya davet ediyorum" demişti. Haraszti "Grubun bu cezaların tümünü ödemesi halinde iflas edeceğini iddia edilmektedir. Bu Türkiye'de medya çoğulculuğunu önemli ölçüde zayıflatabilir. Medya çoğulculuğunun sağlanması için gereken özenin inisiyatif alınarak gösterilmesi, tüm AGİT hükümetlerinin üstlendiği bir taahhüttür. Basın özgürlüklerinin sürdürülebilir olmasını sadece medyadaki çoğulculuk sağlar. Umarım Türkiye bu standartları izleyecektir" ifadelerine yer vermişti.

1975'teki Helsinki Nihai Senedi'yle kurumsallaşan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, ortak devletlerin demokratik rejimlerine ilişkin "erken uyarı, çatışmaların engellenmesi, kriz yönetimi ve çatışma sonrası rehabilitasyon" alanlarında uluslar arası karar verici bir organ olarak biliniyor. 1975'den 1990'a kadar AGİT, yeni yükümlülüklerin ele alındığı ve uygulamaların gözden geçirildiği bir dizi konferans ve toplantılar şeklinde devam etti. 1990 yılında yapılan Paris Zirvesi soğuk savaş sonrası dönemde ortaya çıkan tehlikeleri karşılamayı amaçlayan bir kurumsallaşmanın başlangıcını işaret etti. AGİT geleneksel bloklar arası siyasetin geride kalmaya başlamasıyla ortaya çıkan geçiş dönemine uygun, geniş katılımlı, çok boyutlu ve tecrübe edilmiş bir sürece dayanan yeni bir düzenin kurulmasına yardımcı olabilecek bir forum olarak değerlendiriliyor ve TBMM'nin de tanıdığı uluslar arası kuruluşlardan biri olarak Türk milletvekillerinin katıldığı toplantılara ev sahipliği yapıyor.(

ANKA/haberler.com



2001 © 2017 KIBRIS POSTASI