Ana Sayfa >> SAĞLIK 6 Şubat 2017, Pazartesi 07:56
Uzmanlardan pedofili uyarısı: "Güveninizi kazanmış kişiler de hasta olabilir"
Uzman Adlî Psikolog Hazar Çoli ve Uzman Adlî ve Klinik Psikolog Ebru Çorbacı, pedofili hastalarının cinsel istismarcıdan farklı olarak yetişkinlere karşı cinsel istek duymadığına dikkat çekerek, "Hasta kişilerin tedavisinde klinik izleme, kimyasal hadım, psikoterapi ve farmakolojik ilaçların hep birlikte kullanılmasının en büyük yararı sağlayacağı düşünülüyor. Ancak bu yöntemlerle cinsel istek azalsa bile, çocuğa yönelik cinsel istek sona ermez. Bu nedenle tedavideki amaç, cinsel eylemi durdurmaktır" şeklinde konuştu.
Paylaş  
12
19
11
1

Kıbrıs Postası - Cansu Yarışan

Uzman Adlî Psikolog Hazar Çoli ve Uzman Adlî ve Klinik Psikolog Ebru Çorbacı, pedofili hastalarının cinsel istismarcıdan farklı olarak yetişkinlere karşı cinsel istek duymadığına dikkat çekerek, “Hasta kişilerin tedavisinde klinik izleme, kimyasal hadım, psikoterapi ve farmakolojik ilaçların hep birlikte kullanılmasının en büyük yararı sağlayacağı düşünülüyor. Ancak bu yöntemlerle cinsel istek azalsa bile, çocuğa yönelik cinsel istek sona ermez. Bu nedenle tedavideki amaç, cinsel eylemi durdurmaktır” şeklinde konuştu.

Son dönemlerde çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının gündeme gelmesi nedeniyle Kıbrıs Postası’nın ulaştığı Uzman Adlî Psikolog Hazar Çoli ve Uzman Adlî ve Klinik Psikolog Ebru Çorbacı, çocuğa yönelik cinsel istek olarak tanımlanan ve psikoseksüel bir hastalık olan ‘pedofili’yi anlattı.

Pedofili hastalığının, dünyada ve ülkemizde görülen, çocuğa yönelik cinsel istek olduğunu ve çocukta ciddi ruhsal problemlerin yanı sıra fiziksel sorun da yaratabilen psikoseksüel hastalıklardan biri olduğunu dile getiren uzmanlar, halk dilinde ‘sübyancılık’ olarak da bilinen hastalık isminin kökeninin, Arapçada ‘çocuklar’ anlamına gelen ‘sübyan’ sözcüğünden geldiğini söyledi.

Pedofili hastalarının, çocuklara karşı cinsel içdürtülerle yönetildiğinin altını çizen uzmanlar, ülkemizde çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunan kişilerin pedofili hastası olup olmadığı yönünde toplumun aydınlatılması gerektiğini ifade etti.

Uzmanlar, pedofili hastalarının tedavi süreçlerinde klinik izleme, kimyasal hadım, psikoterapi ve farmakolojik ilaçların hep birlikte kullanılmasının en büyük yararı sağlayacağı düşünülmesine rağmen, bu yöntemlerle cinsel arzu azalsa bile, çocuğa yönelik cinsel isteğin sona ermeyeceğini kaydetti.

“ÜLKEMİZDE, SUÇU İŞLEYEN KİŞİ ‘İSTİSMARCI’ OLARAK ADLANDIRILIYOR”

Ülkemizde son dönemlerde sıkça yaşanan ve gündeme gelen çocuğa yönelik istismarlarda, pedofili vakası ile karşılaşılıp karşılaşılmadığının bilinmediğini belirten uzmanlar, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Suçu işleyen kişiler, istismarcı olarak adlandırılıyor ve olaylar bu şekilde gündeme geliyor. Çocuğa yönelim, cinsel istismar konularında eylemi gerçekleştiren kişiler pedofili tanısı konmaması ya da tanı konsa bile gündeme gelmemesi ve sadece cinsel istismar olarak adlandırılması nedeniyle halk, pedofili hastaları ve pedofili hastalığı konusunda bilgi sahibi olamıyor.”

“ÇOCUKLARA KARŞI CİNSEL İÇDÜRTÜLERLE YÖNETİLİRLER”

Pedofili hastalarının genellikle yetişkin cinsel ilişkisinden zevk almakta güçlük çektiklerini ve genellikle çocuklarla ilişkiyi yetişkinlerle ilişkiye nazaran daha az tehdit edici buluklarını dile getiren uzmanlar, “Yapılan araştırmalara göre bazı doktorlar, pedofililerin beyinlerinin normal insanların beyinlerine göre farklı çalıştığını, bu insanların çocuklara karşı koruyucu ve besleyici içgüdülerle değil de, cinsel içgüdüleriyle yönetildiğini iddia ediyor. Bir diğer önemli nokta ise bu eğilimin, karşı cinse veya kendi cinsine yönelik olabileceğidir” şeklinde konuştu.

“HASTA KİŞİLERİN İSTEKLERİ SADECE ÇOCUKLARA YÖNELİKTİR”

Çocuklara yönelik cinsel istismar eyleminde bulunan kişiler her zaman pedofili hastası olarak tanımlanamayacağının da altını çizen uzmanlar, “İstismarcılar, çocuklar dışında yetişkin bireylerle de cinsel ilişkiye girerken ve bundan zevk alırken, pedofili hastaları sadece çocuklara yönelik cinsel saldırıda ve istismarda bulunurlar ve çocuk tüylenmeye başladığı zaman çocuktan vazgeçerler. Pedofiliyi diğer çocuk cinsel istismarcılarından ayıran en önemli özellik ise çocuklara yönelik cinsel istismar eyleminin hasta kişinin son dönemlerde yaşadığı olaylarla, dış etkenlerle veya stres faktörleriyle alakalı olarak ortaya çıkmamasıdır” açıklamalarında bulundu.

“TOPLUMA UYUM SAĞLAMAK İÇİN EVLENEBİLİRLER ANCAK YETİŞKİNLERE İLGİ DUYMAZLAR”

Pedofili hastası kişinin, yetişkinlere hiç ilgi duymadığının ve hayatları boyunca çocuklara karşı inatçı ve devamlı cinsel istek sahibi olduklarının altını çizen uzmanlar, hasta kişilerin, içinde yaşadıkları topluma uyum göstermek için evlendiklerine ve hatta çocuk sahibi olduklarına vurgu yaptı.

“EYLEMLERİNDEN RAHATSIZLIK VE UTANÇ DUYMAZLAR”

Pedofili hastalarının, toplum içinde her ne kadar kendilerini gizlemek için evlenseler ve çocuk sahibi olsalar da, çocuklara ilgi duymalarının hastaları utandırmadığını, rahatsız etmediğini ve bu nedenle eğilimlerini durdurmadıklarını belirten uzmanlar, hasta kişilerin savunma mekanizmasını kullandıklarını ve çocuğa yaptığı davranışı umursamadığını, bundan pişmanlık duymadığını veya sorumluluk hissetmediğini kaydederek, “Pedofili hastalarının çocuklara yönelik cinsel eğilimleri sözel istismar, cinsel organlarını gösterme, çocukları soyma ve seyretme, cinsel ilişkiye veya mastürbasyona şahit etme, cinsel birleşme gibi yöntemlerle ortaya çıkabilir” dedi.

“TEDAVİ İLE HASTALARIN İSTEKLERİ AZALTILABİLİR ANCAK DEĞİŞTİRİLEMEZ”

Pedofili hastalığının, psikiyatrist tarafından konulan klinik bir tanı olduğuna vurgu yapan uzmanlar, “Uzun süreli psikoterapi ve farmakolojik tedavi sonrasında cinsel arzu ve istekte azalma saptanmasına rağmen bu bireylerin çocuğa cinsel yönelimlerinde bir farklılık tespit edilmediği için günümüzde pedofilik bireylerin tedavisinde hedef, çocuklara yönelik cinsel isteği değiştirmek değil; tekrar eylemde bulunma oranlarını azaltmaya yöneliktir. Kimyasal hadım adı verilen, erkeklerde libidoya etkisi olan testosteron düzeyini düşürmek, bu yolla cinsel istek eylemini azaltmak konusu son yıllarda eğilim kazanmıştır. Klinik izleme, kimyasal hadım, psikoterapi ve farmakolojik ilaçların hep birlikte kullanılmasının en büyük yararı sağlayacağı düşünülmektedir. Ancak bu yöntemlerle cinsel istek azalsa bile, çocuğa yönelik cinsel istek sona ermez. Tedavideki amaç, cinsel eylemi durdurmaktır. Ülkemizde ise çocuk istismarının gündeme gelmesine rağmen buna yönelik suçlu bulunan kişilere pedofili tanısı konulup, tedavi sürecinin başlatılması konusunda toplum aydınlatılmıyor” şeklinde açıklama yaptı.

“GÜVENİNİZİ KAZANMIŞ KİŞİLER DE HASTA OLABİLİR”

Pedofilinin bir hastalık olduğuna vurgu yapan uzmanlar, bu hastalığın eğitim, kültür, ekonomik düzey, meslek, çocuk sahibi olma, evli olmak ve yaş gibi faktörlerle ilgisi olmadığının altını çizerek, “Çocuğun çevresindeki öğretmeni, doktoru, en yakın arkadaşının ailesi gibi, toplum açısından güven kazanmış kişiler de pedofili hastası olabilir” dedi.

Bir ailenin, çocuğuyla sağlıklı iletişim kurması gerektiğine ve çocuğuna gerekli cinsel eğitimi vermesi gerektiğine vurgu yapan uzmanlar, “Çocuğun korunması hem ailenin hem toplumun hem de devletin görevidir. Bu anlamda toplum olarak çocuklara yaklaşım konusunda bilinçlenmeli, cinsel eğitim ve cinsel istismardan korunma eğitimleri verilmeli ve pedofili hastalığının tanıtılmasının başta okullar olmak üzere tüm alanlarda yaygınlaştırılması için bilinç oluşturulmalıdır” şeklinde konuştular.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefko?a Ak?nc?lar Vadili Esentepe Tatl?su De?irmenlik Serdarl? Pa?aköy Akdo?an Beyarmudu Ma?usa ?nönü Yenibo?aziçi Geçitkale ?skele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
6 Şubat 2017, Pazartesi
ahmet tekinoğlu         - lşa
muhtelif ülkelerde kimyasal hadım yöntemi uygulanmaktadır bu tür insanlık dışı eylemleri önlemek adına bizde neden uygulanmasın.

Dr. Maraşuna'dan uyarı: "Ailesinde tiroid rahatsızlığı olanlar tetkiklerini y...
Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Umut Maraşuna (Mousa), ailesinde tiroid rahatsızlığı olanların tiroid tetkiklerini yaptırmasın...
Bahar alerjilerine önleminizi şimdiden alın!
Bahar ayları alerjilerin en çok artış gösterdiği dönemler. Ancak alerjilerden önleminizi erken alarak kurtulmanız mümkün.
Prof. Dr. Camgöz: "Kanserden korunmak tahminimizden daha kolay"
Kanser tedavisinde dünyada ses getiren buluşlara imza atan Kıbrıslı Türk bilim insanı Prof. Dr. Mustafa Camgöz, Radyo Vatan’da yayınlanan “Zirvedekiler” programında Serkan Tetik’e bilinmeyen yönleriyle hayat hikayesin...