Yeni Bizans tezgâhı hazır

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.44

7.59

$

6.84

A- A A+

Yeni Bizans tezgâhı hazır

(Londra)
Yunan Tanrıçası nihayet Türkiye'yi ziyaret ediyor. Uzun çok uzun bir süreden beri, Atina'da varolan katı bir karardan ötürü, hiçbir Yunan Başbakanı belki 40-50 yıldan bu yana Türkiye'yi ziyaret etmedi. Ziyaretin zorunlu olduğu anda da her seferinde son dakika gerekçesi yaratıldı ve ziyaret iptal eidldi. Batılı ülkeler sürekli olarak Yunanistan'ı sırtlayıp anında Türk yetkililere ''Onlar gelmiyor siz gidiniz'' diyerek sürekli olarak Türk yetkilileri ayaklarına taşıdılar.

Buna rahmetli Turgut Özal, Tansu Çiller ve son olarak da R.T. Erdoğan dahildir. Yunan Dışişleri Bakanları da bu yasak listesine dahilken, Cem-Papaandreu bunu kırdılar. Kıyamet koptu. Çünkü Dışiişleri Bakanları da Istanbul'a kadar gelmekte ve Fener Rum Patrikhanesini ziyaret etmekle yetinmekte idiler. Ankara onlar için sapa kalıyordu...

Nihayet Karakamanlis bu zinciri kırmak istedi. Batıdan da zorlama geldi. ''Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti'' kötü çocuk, Yunanistan ise iyilik meleği olarak lânse edilecekti. Ancak Yunan Kamu oyu buna alıştırılmalı idi. Öyle de oldu. Tam iki aydan bu yana Atina'da basına haber pompalandı. Türkiye ile barışmanın gerekleri anlatılmaya çalışıldı.Şimdi de gün geldi çattı. İlk işaret ''Kıbrıs konusunda'' verildi. Oyun başlıyordu.

Anadolu Ajansı ile görüşen Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, Türkiye ile Yunanistan'ın ikili ilişkilerine gölge düşüren ''Kıbrıs sorununda'', kalıcılığı tam garantili olacak ''iki bölgeli, iki toplumlu federasyon öngören bir çözüme'' ulaşılması gerektiğini belirtti. Ancak bununla yetinmedi.Taşını da koydu. Karamanlis, Türkiye'nin AB üyeliği için "esaslı bir kriterin" de Türkiye'nin ''Kıbrıs(Rum) Cumhuriyeti'' ile ilişkilerini düzene koyması ve Kıbrıs'ı tanıması olduğunu ileri sürdü.Yani bir atışta iki kuş. 44 yıllık işgâlci Yunanlı şimdi yarattığı emrivakinin kabul edşilmesini,bunun tanınmaısnı,Türkiye'nin de bunu tanıyarak yakın ilişkiler kurmaısnı öngörmektedir. Bununla Yunan dostluğunun ne kadra pahalı olduğunu da sergilemiş oldu...Kolay değil Tanrılarla anlaşmak!

Karamanlis, ''Yunan hükümeti ve kendisinin Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin özlü biçimde iyileşmesi yönünde her türlü olası çabayı göstermeye hazır olduğunu'' da sözlerine ekledi

Başka bir oyun farklı boyada sunuldu. Atina'nın, Türkiye'nin AB perspektifine desteğini vurgulayan Karamanlis, ayrıca ikili ilişkilerin özlü bir biçimde iyileşmesi için eyleme geçilmesi zamanının geldiğini işaret etti.
Anadolu Ajansının sorduğu sorular ve aldığı yanıtlar şöyle:

AA: ''Uzun bir aradan sonra, bir Yunan başbakanının Ankara'ya ilk resmi ziyaretini gerçekleştiriyorsunuz. Temaslarınızın gündemi ile Türk-Yunan ilişkilerindeki beklentiniz nedir?''

Karamanlis: ''Hakikaten, Ankara ziyaretim 48 yıl sonra bir Yunan başbakanının yaptığı ilk ziyarettir. Böylece bize, Sayın Başbakan (Recep Tayyip) Erdoğan ile Türk-Yunan ilişkilerinin gidişatının yanı sıra geleceğe ilişkin beklentileri inceleme fırsatı doğuyor. Son 10 yıl zarfında işbirliğimiz birçok alanda gelişti. Ekonomik alanda, ikili ticarette olduğu kadar yatırımlarda da önemli artış var. Türkiye ile Yunanistan arasındaki toplam ticaret hacmi 1999'da 200 milyon dolar iken 2007 yılında 3 milyar Euro'ya ulaşmıştır. Turizm alanındaki gelişmeler de olumludur. Türk-Yunan doğal gaz boru hattının açılışı ise ikili işbirliğimizin pratikteki sonucudur. Ortamda bir iyileşme varsa ve de ekonomik ilişkilerimiz gerçekten ilerlemiş olsa da, herkes tarafından bilindiği gibi, halen göğüslememiz gereken ciddi sorunlar bulunmaktadır.

Ve tabii ki ikili ilişkilerimize de gölge düşüren Kıbrıs siyasi sorununda kalıcılığı tam garantili olacak iki bölgeli, iki toplumlu federasyon öngören bir çözüme ulaşılmalıdır. Yunan hükümeti ve ben, şahsen, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin özlü biçimde iyileşmesi yönünde her türlü olası çabayı göstermeye hazırız.''

AA: ''Son dönemde Avrupa'da Türkiye'nin tam üyeliğine kuşkulu yaklaşan çok sayıda ses duyuluyor. Yunanistan'ın tezi nedir?''

Karamanlis: ''Yunanistan cesur bir karar aldı. Çok kişiyi hayrete düşüren, büyük önem taşıyan bir karardı. Türkiye'nin AB'ye yaklaşımı alanındaki bu karar Yunanistan'ın stratejik tercihiydi. Bu karar, demokratik kurumlar ve güçlü ekonominin halklarımızın sosyal refahına özlü biçimde katkıda bulunacağı ve bölgemizde istikrar rolü oynayacağı inancına dayanmakta ve AB'nin ilke ve değerlerinin devletlerarasında işbirliği ile uzlaşma temelini oluşturduğu ilkesine dayanmaktadır.

Avrupa, Türkiye'nin de içinde bulunduğu tüm aday ülkelere açık mesaj göndermekle yükümlüdür. Yunanistan, Türkiye'nin AB müktesebatına tam uyum göstermesinin tam üyeliğe yol açması gerektiğine sarsılmaz bir biçimde inanıyor ve bunu tüm Avrupa forumlarında destekliyoruz. Tabii ki üyelik hedefinin başarılması için daha yapılması gereken çok şey var. Türkiye'den, AB tarafından konulan koşulları yerine getirmek yönünde kararlı bir biçimde ilerlemesini bekliyoruz.

Esaslı bir kriter, Türkiye'nin AB üyesi olan ''Kıbrıs (Rum)Cumhuriyeti'' ile ilişkilerini düzene koyması ve Kıbrıs'ı tanımasıdır. Biz, AB ile Türkiye arasındaki müzakerelere olumlu biçimde yaklaşıyor ve istikrarlı ilerleme ile ön şartların yerine getirilmesinin ilişkilerimizin iyileşmesine ve bölgedeki istikrara özlü biçimde katkıda bulunacağına inanıyoruz.''

AA: Ankara ziyaretiniz vesilesiyle Türk kamuoyuna vermek istediğiniz mesaj nedir?''

Karamanlis: ''Mesaj nettir. İlişkilerimizin, tam bir düzene girmesi yönünde çalışma arzumuzla ilgilidir. Öyle ki, iki ülke, etraflıca kalkınma yörüngesine girsinler.

Tabii ki ne kendimi kandırıyorum, ne de yanılsamalarım var. Gayet iyi biliyorum ki, bu uzun süreli, güç ve yorucu bir prosedürdür. Her türlü durumda, sorunlara, ebediyete kadar sürmeleri ve türemeleri iznini veremeyiz. Hareketsizlik bir bataklıktır ve her iki ülke için de özellikle zararlı olacağı şüphesizdir.

Barışa ve refaha yatırım yaparak, halklarımıza kaynak ve fırsat sağlamak ve barış ile istikrarda kayda değer sonuç elde etmek için uluslararası yasalara, uluslararası hukuk ve anlaşmazlıkların barışçıl yollardan çözümlenmesine saygı ile sözlerden eyleme geçmemizin zamanı gelmiştir.

Bu da, yaklaşmakta olan görüşmemizin riskidir. Çünkü ortak menfaatin, her şeyden üstün olan barış ve istikrar ile tüm alanlardaki ekonomik işbirliğimizin daha da gelişmesiyle güçlü bir bağı vardır. Çünkü halklarımız birbirlerine olan, anlayışlarını, ilgilerini, dayanışmalarını fiilen de kanıtlayarak bunu talep ediyorlar. Yunanistan dost eli uzatıyor. Türk dostlarımızın da karşılık vermesini umuyorum.''

Kuşkusuz Türkiye ve Yunanistan'ın komşu olarak yakınlaşmaları,dost olmaları, barış için yararlıdır. Ne var ki Karamanlis'in koşulları hayli ağırdır. Nerede ise iki eşit, egemen devletin varlığından kuşku duydum. Burada bir dayatma vardır. Suçlu suçunu kabul edip bir adım geri çekileceğine, bir adım ötesi için Tükrye'den yeni ödünler istemektedir. Elbette bu Türkiye'nin hakları üzerinde olduğu kadar; Kıbrıs Türk halkının hakları üzerinde oynanan bir oyundur. Bu oyuna gelmemek gerek. Dost kalacağız, bir adım önde olacağız diye de sırtımızdaki ceketi Yunanlıya verecek değiliz. Önce Kıbrıs'ta toparlanıp haklarımıza saygı duysunlar. Ege'de Türkiye'nin haklarının üzerine oturmaktan vazgeçsinler. Uluslararası antlaşmaları yerine getirip adaları silâhsızlandırsınlar...

Dost olmak kolaydır; yeter ki karşınızdakinin haklarına saygı göstermiş olasınız...Kıbrıs'ı, Yunan dostluğuna kurban edecek göz var mı bizde?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.