Hristofyas eskimiş oyun oynuyor

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.49

7.56

$

6.74

A- A A+

Hristofyas eskimiş oyun oynuyor

O da kendinden öncekiler gibi ''Suçlu ve de çözüm istemeyen Türkiye'dir. Ben Türkiye ile görüşürüm'' diyerek soyundu ve yola çıktı...

Rum başkanlık seçimlerinden önce bazı iddialı poltikacı ve yazarlar ''Umut dağıtmak'' konusunda etrafa tavsiyelerde bulunuyorlardı. ''Aman havayı bozmayınız; aman barışçı havayı koruyalım'' diyorlardı. Şimdilerde umdukları dağlara kar yağdı. Çünkü o Hristofyas seçilince gerçek yüzünü Rumlara, arkasını da KKTC'deki dostlarına döndü. EDEK'in kurucu başkanı Lissaridis'in Rum-Yunan politkasına getirdiği kalıba girdi. O kalıp basittir: '' Görüşme Türkiye ile olacaktır. Sorun bir işgâl sorunudur.Türk Ordusu Kıbrıs'tan çekilirse işgâl sona erer, Kıbrıs sorunu biter. Daha sonra Kıbrıs Türkleri ile başbaşa oturur anlaşırız''.

Seçimden hemen önce Lefkoşa Lokmacı barikatında Sayın Talat'la buluşmadan söz edilirken, KKTC'de de bazı kişlerce bu hava pompalanırken, aynı Hristofyas bunu umud diye satanları da yolda bıraktı. Papadopulos'un Lokmacı barikatı için koyduğu kurallara ve de bunlara uyulması gerektiğini işaret etti. Bunu ''Türkiye hazırsa ve de isterse sorun çözülür'' yaygarası izledi. Seçimden hemen sonra ona göre ''Talat'la buluşma'' vaadi unutuldu. Kulağı Yunanistan tarafından çekilince ilk uğrak yerinin KKTC veya Lokmacı barikatı değil Atina olduğunu açıkladı. İkinci uğranılacak yer ise Brüksel...Yani Sayın Talat'la buluşma,başka bahara kaldı...

Bu konuda KKTC'deki tamtamların da ikinci hafta durulduğuna tanık olduk. Övgüler, hemen çözümler, hemen buluşmalar, artık belli kesimin kalemşörlerinden çıkmıyor. Televizyon programlarında da aynı türküler söylenmiyor. Her durumda ertelenmiş görünüyor. Hatta KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM'ye gönderdiği mektuptan ötürü suçlanması hem KKTC'de,hem de Kıbrıs(Rum)Cumhuriyetinde başladı...Öyle ya Türk istekleri olamaz! Türkler oturacaklar oturdukları yerde ve de uzatılacak listelerin altına imza basacaklar!...

Çünkü Rum-Yunan lobisi, önce BM değil önce, AB deyip koşullarını dizdi. Amaç Kıbrıs sorununu AB içine hapsetmek. Neymiş? Dimitris Hristofyas Avrupalı yetkililerle ilk temasını 13-14 Mart'ta, Brüksel'de gerçekleştirecekmiş! AB; yeni başkanı, çözümü mümkün olduğunca çabuk ileri götürme konusunda cesaretlendiriyor ve Hristofyas'a her türlü yardımda bulunmayı vaat ediyormuş.Ya koşullar? O da hazır. Eski Rum tavası yeniden ısıtıldı ve de önümüze kondu. AB; çözümün Avrupa müktesebatına uygun olması için Avrupa'nın şartlarını BM'nin önüne koymuş:
1-Tek devlet, tek oy.( Federal yapı unutuldu)
2-Kıbrıs'ın tamamını AB içerisinde sonuç getirici şekilde temsil edebilecek bir hükümet;(Türkün temsiliyetinin zorunluluğu unutuldu)
3-AB Müktesebatından sapmalar sürekli kabul edilemez.(Annan Plânı tartışmalarında ve de Kıbrıs görüşmlerinde ünlenen ''Deregasyon'' sözcüğü unutuldu)

Bizimkiler Birleşmiş Milletleri beklerken Yunanistan ve de İngiltere şunları söylüyor: ''AB, çözümün tamamında danışman olarak hazır bulunacak'' Gerekçe de hazır: ''Kıbrıs sorununa karışmış olduğu görüşüne sahip olan Avrupa, yardımcı olma niyetindedir''.

İşte bu noktada Türkiye'ye de bir şamar atılıyor. Güya AB kaynaklarının ifade ettiklerine göre Kıbrıs'ta, yeşil hattın her iki tarafında da siyasi irade olmak koşulu ile Türkiye'yi işbirliği yapmaya ikna'' yolları denenecekmiş...Yani suçlu yine Türkiye. Sorunu Kıbrıs Türkü ile görüşme yok. Kıbrıs Türkü ile iç sorunları, barikatları, yolları, sigorta takıntılarını görüşecekler... Öyle ya sen Annan Plânında devletini inkâra razı olursan ve de eyaleti kabul ediyorsan sana da böyle muamele yapılır...

Rum-Yunan cephesi at değiştirdi.Şimdilerde solcu lider ayaklarına yatarak Kıbrıs'ı AB yoluyla iç etmenin dayatmasındadır...

KKTC'de ise ''yoldaş'' ayaklarının geçerli olduğunu sanan hayalciler, etrafta dolanmakta ve halkın başına, ''İkinci Annan Plânı '' isimli çorabı örmeye başladılar...Öyle umut pompaladılar, şimdi vaad yapıyorlar, KKTC ekonomisinin geldiği noktada ''Rumlarla birlikte federal bir çözümde refah'' pazarlamasına yatmaktadırlar...

Bu Rum ve Yunanlı, sizin gibilerini daha çook sulu götürüp, susuz getirir...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.