"Talat jest yapmalı..."

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.51

7.58

$

6.76

A- A A+

"Talat jest yapmalı..."

İşte Hristofyas'ın istediği bu. Talat'tan "Yoldaş" diye söz edecek, solculuk ayaklarına yatacak, sürekli olarak barışçı olduğunu öne sürecek, hatta Grivas'ı suçlayacak ve de hatta AKEL'in silâhlı birliklerini,komitacılarını saklayarak bizi aptal yerine koyarak "Hiçbir AKEL üyesi Türk öldürmedi" diyerek hem yabancı basını; hem de Türkiye medyasını aldatmaya kalkacaktır. Eh bunu araştırma gereği duymayanlar, zavallı solcu Hristofyas'a acıyacak ve de karşı tarafa ödün vererek bir yerlerde buluşmayı önerecek...

Öyle ya süper Sosyalist Lider Lissaridis'in yeşil bereli komandolarının varlığını ve Komutan Lissaridis'ın Makarios'un koluna girerek, Girne Boğazının üzerinde, Kırnı Havaalanına karşı birer fatih pozu verdiklerini kim anımsayacak? Ya da Sovyetler Birliğinin parası ile Çekoslavakya'dan sağlanan silâhların bir kısmının Makarios'a ötekinin AKEL militanlarına dağıtıldığını yeniden kim kanıt bulup yayınlayacak? BM ambarlarına alınan silâhların AKEL'in girişimi, AKEL'in parası ile arka kapıdan adaya sokulduğunu kim anımsayacak?

Biz beyler; biz, bizler...Araştırınız, okuyunuz. Prağ'daki Intercontinental Otelde buluşan AKEL ve Arafat militanı Filistinlilerin neler tezgâhladıklarını, Kıbrıs Türk Halkına nasıl bir gelecek hazırladıklarını anlayınız. Üç buçuk gazeteci adaya davet edeceksiniz; onları ağırlyacaksınız;onlar da kıravatlı horozlar olarak sizlere kem küm edecekler ve de gazetelerinde hatta televizyonlarında Hristofyas'ın ve de AKEL'in ne denli barışçı(?) olduğunu satacaklar...Ayıp yahu! Onca Şehidimize saygı duyunuz...Konu Grivas olsa boyayınız ama konu Lissaridis'in silâhlıları, AKEL'in Milisleri,Papadopulos'un ordusu, Samson'un çetesi ve de Makarios'un Grivas'la ortaklaşa oluşturdukları Akridas Plânı silâhlı Gücü...(Bugün RMM vardır ama buna ek 80 binlik Milis gücü de gizili, saklı görev yapmaktadır)...Aldanmayalım ve de aldatrnmayalım.. Gazetecilik o kadar ucuzlamadı...

Hristofyas'ın ne denli(?)Türk dostu olduğu oyununu pazarladıktan sonra yapılan yaylım ateşine dönelim. "AB Haber", işin özünü ortaya döktü. Bay Françis Wurtz "Eh artık Talat'tan jest bekliyorum" demişmiş...O hâlde haydi yoldaşlar ödün kuyruğuna!

Haberi kısaltarak aktarayım. Sonra öteki gelişmelere bakarız.
"Avrupa Parlamentosu Kıbrıslı Türkler ile Yüksek Seviyede Temas Grubu ile birlikte 14 Mayıs'ta KKTC'ye gelecek olan Avrupa Parlamentosu Sol Grup Başkanı Françis Wurtz, son gelişmeler hakkında ABHaber'e özel bir mülakat verdi.KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Kıbrıs sorunun çözümü noktasında jest yapması düşüncesinde olduğunu söyleyen Wurtz, Talat\\\'ın son günlerdeki açıklamaları ve çıkışlarının çözüme hizmet etmediğini vurguladı. Talat bilinen görüşlerini terketmesi lazım" diye konuşan Françiz Wurtz, "Çünkü bunları Kıbrıs Rum Yönetimi kabul etmez çözüm uluslarası hukuk kuralları çerçevesinde tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti çerçevesinde olmalı\\\'\\\' dedi.

''AKEL'li arkadaşlar gerçekten iyi insanlar.Kıbrıs'ta iki tarafı birleştirmeye çalışıyorlar.Hristofyas'ın çözüm için başarması gerekiyor.Bende bunları destekliyorum.''

Al sana bir Hristofyas yaygaracısı daha...

Ya çözeceğiz; ya böleceğiz edebiyatı
Moda çözmek ve bölmek üzerine konuşmak olmalı...Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, \\\"Yoldaş, ya Kıbrıs sorununu çözeceğiz ya da bölünmeyi mühürleyeceğiz.\\\" demiş Hristofyas'a....

Şimdi de AB HABER'in ilginç haberini sunmak isterim. Önümüzdeki günlerde bunları anımsamak durumundayız: Öteki basın mensuplaır gibi AB HABER muhabiri de önce Talat'ı, sonra da Hristofyas\\\'ı dinleyerek haberini hazırladı. İlginç ama uzun bir haber.Ben ilişkin bölümü buraya almak istiyorum.Çünkü tribüne oynanmaktadır.Amaç şimdi hem Talat'ı hem Türkiye'yi sıkıştırmaktır. Tezgâh böyle açıldı. Ve de Hristofyas'lı Batı cephesi destek atılşına başladı. Ana hedef de Türkiye'yi saf dışı bırakmaktır. Ordu çıkacak, Türkiye elini eteğini çekecek, iki kafadar (pardon), iki yoldaş kafalarına göre Kıbrıs'ı şekillendirecekler...Ta ki iki taraf birbirinin boğazına sarılana kadar...

Her yıkılan Devletler Topluluğunun altından yeni devletler çıkarken, Batının istemi doğrultusunda Kıbrıs bunun dışında tutulmaktadır. Çünkü "Haçın egemen olduğu yere, Ay-Yıldız yeniden egemen olamaz veya geri dönemez". Bunu Balkanlar kavgasında çok işittik...

İşte Hristofyas'lı oyunun AB Haber muhabirine yansıyan kısmı:

"Hristofyas her ne kadar çözüm için yeni bir perspektif ortaya koysa da iki taraf arasında ciddi görüş farkları olduğunu söylüyordu. Rum lider, Talat\\\'ın dile getirdiği 2008 sonuna kadar çözüm yaklaşımını gerçekçi bulmuyordu. Ayrıca Türk tarafının çok iyi gittiğini söylediği teknik grupların da tıkandığını dile getiriyordu. Ada\\\'da çözüm için yeni bir dinamik olduğu kesindi. Ancak iki liderin dostluğundan kaynaklanan iyimserliğin, Kıbrıs meselesinin taştan sert gerçekleri karşısında ne kadar dayanabileceği de bir o kadar kuşkuluydu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Dimitri Hristofyas, 2008 içinde çözüme ulaşmanın zor olduğunu ve Türk tarafıyla teknik müzakerelerin tıkandığını söyledi. Hristofyas, çözüm için yeni bir perspektif ortaya koyarken, iki taraf arasında çok önemli görüş farkları olduğunu vurguladı. Kıbrıs\\\'ta barışı başlangıçta İngiltere\\\'nin zehirlediğini, daha sonra da anavatanların müdahalesiyle karıştığını, bu yüzden Kıbrıslı bir çözüm gerektiğini savundu. Hristofyas\\\'ın 3 saat süren görüşmemizde ifade ettiği fikirleri satırbaşlarıyla şöyle sıralayabiliriz:

"1.Kıbrıslı bir çözüme inanıyorum Aslında Kıbrıs\\\'ta barışı zehirleyen, üvey anne konumundaki İngiltere\\\'dir. 1950\\\'lerde bir çocukken kendime neden iki taraf arasında çatışmalar olduğunu sorardım. Sonra bunların İngiliz sömürge anlayışının eseri olduğunu anladım. Aslında Kıbrıs\\\'taki sıkıntıların altında anavatanların ve üvey annenin parmağı vardır. Dolayısıyla ben Kıbrıslı bir çözüme inanıyorum.

2.Çözüm acı ve buruk bir uzlaşıyla mümkün Kıbrıs\\\'ta çözüm, acı ve buruk bir uzlaşıyla mümkün olacaktır. 1974 öncesine dönüş olamaz. Çözüm, tarafların siyasi eşitliğine dayalı, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde kurulacaktır."

3.Üzerimde Papadopulos\\\'un ipoteği yok Kıbrıs sorunuyla doğduk, bu sorunla saçlarımız ağardı. Artık bütün taraflar için bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Üzerimde Papadopulos dahil kimsenin ipoteği yok. Karamanlis\\\'le görüşmemizde, bana \\\"Çözüm mü istiyorsunuz, Türkiye\\\'yi köşeye sıkıştırmak mı?\\\" diye sordu. \\\"Çözüm istiyoruz.\\\" deyince bu tavrımızı takdir ettiklerini ve destekleyeceklerini söyledi. Ne Yunan hükümetinden ne Yunan ordusu ne de Rum ordusundan izin almaya ihtiyacım yok. Bu inancımı seçim kampanyasında dile getirerek yüzde 53 gibi bir oranla seçildim.
(Bu ana kadar en büyük yalanı kim söyledi derseniz, bunu Hristofyas'ın başardığını bu sözcüklerden çıkarabilirsiniz...Yunan Ordusundan izin almadan duş yapamaz Hristofyas...)

4.Teknik komiteler ilerleme kaydedemiyor Bunun için 23 Mayıs\\\'ta Talat\\\'la görüşmek istedim. İki tarafın felsefesi farklı. Talat, uluslararası hakemlikten bahsediyor. İki devletin kendi iradeleriyle oluşturacağı bakir doğumdan söz ediyor. Karşımızda bölgesel bir süper güç Türkiye var. Bizim tek avantajımız, uluslararası tanımaya sahip Kıbrıs Cumhuriyeti\\\'dir. Bunu 1 dakikalığına bile lağvedemeyiz. MGK\\\'nın son kararında Kıbrıs\\\'ta iki devlet ve iki halktan söz ediliyor. Bu büyük bir geriye gidiştir ve asla kabul edilemez. Sayın Talat rahat bırakılırsa, özgür biçimde hareket ederse çözüme ulaşırız.

İsviçre\\\'deki müzakerelerde \\\'evet\\\' deyip sonra Annan Planı\\\'na karşı çıktığım doğru değil. Aynı şekilde AKEL\\\'in politbüroda \\\'evet\\\' kararı alıp Merkez Komite\\\'de \\\'hayır\\\' kararı verdiği de doğru değil. Annan Planı doğuşundan beri yanlış bir operasyondur.

5.Çözüm ve demokrasiyi engelleyenler aynı Kıbrıs\\\'ta çözümü zorlaştıranlarla Türkiye\\\'de demokrasiyi engelleyen çevreler aynı çevreler. Kıbrıs\\\'ta çözümü istemeyenlerle AB\\\'ye karşı olanlar da aynı isimler. Aslında bu çevreler Kemalizm adı altında Atatürk\\\'e hakaret ediyorlar. Tarihçiyim ve Atatürk\\\'ü çok iyi biliyorum. O ilerici ve bir devrimciydi. Dindar değilim ama Erdoğan ve Gül\\\'ün demokratik çabalarını takdir ediyorum. Türkiye\\\'nin AB\\\'ye üyeliğine karşı değiliz. Ancak ülkenizin yarısı Rusya tarafından işgal edilmiş olsa ve Rusya AB adayı olsa vetonuzu kullanmaz mısınız? Türkiye limanlarının açılması karşılığında izolasyonların kaldırılmasını istiyor. Buradaki amaç, KKTC\\\'nin dünyadaki siyasi konumunu yükseltmek. "

İşte Hristofyas'ın gerçek yüzü. Bunun için aktardım.Tereciye tere satarak da başarı sağlayacağını, bizi de transfer edeceğini sanıyor...Başka kapıya girye Hristofyas biz senin uşağın değiliz. Hele hele sen Atatürkü ağzına bile alamazsın...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.