Rum ve Yunanlının "mavi" çizgileri...,

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.47

7.57

$

6.75

A- A A+

Rum ve Yunanlının "mavi" çizgileri...,

"Anavatanları bir yana koyarak" anlaşmaya gitmeyi "Yoldaş" dediği KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'a öneren, AKEL'in gerçek lideri ve Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nin Başkanı Hristofyas, artık iç, dış basın ve etkin çevreler tarafından da mercek altındadır. Dünkü görüşme bir defa daha "Rum ve Yunanlının mavi çizgilerini" deşifre etmiştir.Çünkü Hristofyas da kedisinden önceki "Rum liderler" gibi Yunanistan'ın emrinin dışına çıkamadı. Geriye "böbürlenmesinin tozu toprağı kaldı.

Güneyde yayınlanmakta olan "Cyprus Mail" gazetesi "2008'de çözüm olmaz" diyen Hristofyas hakkında şunları yazdı: "Hristofyas ayak mı sürüyor?Son beş yılın kötü ikliminin değişmye başladığı, görevde bulunduğu olumlu ve yapıcı son iki ayın ardından Hristofyas'ın barış sürecine ilişkin ilk hevesinin sönmekte olduğu görülüyor. Aniden, medyanın barış sürecine bildik olumsuz tavrına büründüğünü, M.A.Talat'a Kıbrıs Rum Liderliğinin hoşuna gitmeyen görüşlerinden ötürü saldırıların tekrar canlandığı, eski adetlerimize geri dönmüşe benziyoruz... Hristofyas, taktik oyunları bir yana bırakmalı ve fırsatı değerlendirmelidir..."

KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'ın konumu ise hergün Türk basınında ve üçüncü ülke basınında ele alınmaktadır.M.A.Talat iyimser açıklamalarla köşe tutmaya çaba harcamaktadır. Talat, her açıklamasından sonra "Türk tezinin " kırmızı çizgilerini erozyona uğratmaktadır. Kendisi, temsilcileri ve sözcüsü , Hristofyas'ı razı etmek için ayaklarına ödün sermektedirler. Garanti antlaşmaları, yetkisiz olduğu önceden açıklanan Komisyonlarda ele alınmaya kalkıldı. Garantörlerin yetki ve sorumluluğu lâfla aşılmak istendi. Komisyonlarda ilerleme olmadığı Hristofyas ve Rum sözcüler tarafından ileri sürülmesine rağmen,Türk yetkililer Komisyonların başarılarını dillendirdiler. Hatta Nami, "20 ayda gerçekleştirilemeyen, 20 günde gerçekleştirildi" diyecek kadar kendini kaybetti. Annan Plânında Rumların reddettiklerini ele alarak düzenlemeyi önerdi.Bu da ne kadar teslimiyetci olunduğuna kanıt oluşturdu.

Rum sözcü ise Rum ve Yunan tutumunu açıkça ortaya koyarak görüşmeye atıfta bulundu: Stephanou, Kıbrıslı Rumların görüşmelerin ilerleyişinden memnun olmadığını, dolayısıyla Hristofyas'ın "iki toplumun sorunların ve engellerin üstesinden nasıl gelebileceğini ve bu prosedürde nasıl ilerleme kaydedebileceğini görmek üzere" görüşmenin yapılmasını talep ettiğini bilhassa söyledi.

Stephanou şöyle dedi: "Düşünce, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki devlet olarak değil tek devlet olarak birleşik bir Kıbrıs Cumhuriyeti'ne dönüştürülmesi. İki toplumun üzerinde anlaşması gereken hedef bu ve diyalogun ilerlemesinin en önemli unsurunun şu olduğunu düşünüyoruz: Çözümün temeli konusunda aynı dilin konuşulması. Çözümün anahtarı Türkiye'nin elinde ve Türkiye Kıbrıs halkının karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulmasına izin vermek üzere Kıbrıs sorununa dair tutumunu değiştirmelidir."

Bizzat Hristofyas "Yoldaş" kabul ettiği Talat'ı ise, Türkiye'den uzaklaşmaya davet etmiştir:" Ben hemfikir olmadığım Kıbrıslı Rum çevrelerinin emellerine hızmet etmediğim(?) gibi,Talat'ın da Türkiye MGK'sının taleplerine hızmet etmemesini istiyorum. Bu amaçla 23 Mayısta biraraya geleceğiz" diye amacını da önceden açıklamıştı.
İşte bu konumda olan Rum tarafından ötürü, dünkü görüşmeden sonra da, Rum ve Yunanlının "Mavi çizgileri" görüşmelerin üzerine leke olarak düştü.Bunları yeniden sayalım:

1.Bakir doğum olmayacaktır."Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti'nin " bir dakika bile iptâli söz konusu değildir.Yeni antlaşma ile "Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti" devam edecektir. Yani Türkler buna yama yapılacaktır.

2.Garanti antlaşmaları iptâl edilecek yenisi imzalanmayacaktır. AB garantisi yeterli olacaktır.Bu yolla tek taraflı müdahâle hakkı havada uçuşmaktadır.

3.Rum v e Yunanlıya göre, Türk Ordusu adadan çıkacaktır.Yunan Ordusundan söz eden yok.Yunan subay ve erleri yerel milislerle birlikte 100 binlik RMMO'yu oluşturmayı sürdüreceklerdir.
Son günlerde Lefkoşa Uluslararası Havaalanında, BM ambarlarındaki Çek silâhları da alınıp Rum Ordusuna verilmiştir. Buna itiraz Talat yönetiminden de yapılmadı.

4.İki toplumlu,iki kesimli ve siyasi eşitlik kâğıt üstünde olacaktır.Rumlar kuzeye dönecekler, adada iki bölgede de Rum çoğunluğu olacaktır.Siyasal organların oluşumunda da Rum çoğunluğunun söz hakkına sahip olacağı açıktır. İşte bu ne kadar eşitlik sağlarsa öyle olacaktır.

5."Federe devletcikler", federasyonun parçacıkları olacaklardır. Adada üniter devlet yapısı olacaktır.(O zaman federasyon nasıl olacaktır?)
6.Kıbrıs Türk nufusunun ötesinde, 50 binin üzerindeki nufus adadan çıkacaktır. Ama güneydeki 500 bin yabancı adada kalacaktır. Bunlar Yunanlı, Postuslu, Rus, Arap,Tayvanlı ve diğerleridir.

&&&

İki liderin görüşmesi konusunda kısa bilgi açıklandı. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki Özel Temsilcisi Taye-Brook Zerihoun'un da katılımıyla, 21 Mart sürecinin başlamasından sonra dün ilk kez bir araya gelen iki lider arasındaki görüşme, 3 saatten fazla sürdü. Ortak açıklama, Zerihoun tarafından okundu. Açıklama görüşmeden ciddi sonuç çıkmadığını göstermktedir. Yani dağ fare doğurdu. Meğer ki her zaman yaptıklalrı gibi "Gizli ve de ikili" görüşme yaparak tuzak kurmamış olsunlar.

Ortak açıklamada, iki liderin, Özdil Nami ve Yorgos Yakovu'nun, teknik komitelerin çalışmalarını sonucunu değerlendirecekleri belirtilerek, "Temsilciler, askeri ve sivil güven yaratıcı önlemler alınması konularında ve Yeşilırmak (Limnidi) ile diğer kapıların açılması için çalışma yapacaklar" denildi.

İki liderin, Haziran'ın ikinci yarısında "değerlendirme" için tekrar bir araya geleceği de açıklandı ve iki liderin, "İki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı çözüme" ulaşmak için taahhütlerini yineledikleri de ifade edildi.

Bu açıklamalardan arada uçurum olduğu anlaşılmaktadır.Ortak tutum olsa, etrafı başarı çığlıklarıyla etkilerlerdi.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.