Ekonomiyi değişik ellemek

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.48

7.59

$

6.82

A- A A+

Ekonomiyi değişik ellemek

Bugün birçok Sendika "genel Grev" ilân etti. Genel grevin ortasında "Mali ve ekonomik" durum hakkında üç beş saptama yapmak istiyorum. Kıbrıs konusunda yaşanmakta olan şok ödünler, bir yerde ekonomik darboğazı tamamlamak için mi diye soranlar olmaktadır. Bu soru bana da soruldu.Ben bunu Cumhurbaşkanı M.A.Talat'ın ve Hükümet üyelerinin yanıtlamalarını yeğlerim. Öyle mi? Bunu onlardan iyi bilen olamaz.İşçi güneye, öğrenci güneye,Üniversiteli güneye derken Rumun kucağına itilmketeyiz.

Grevler ansızın olmadı. Ard arda geldi. Kimi haksız, kimi haklı grevlerdi. Haklının yanında,haksızın karşısında durduğumu ve ona göre köşe yazımı yazdığımı iyi anımsıyorum. Hele okullarda ve Üniversitelerde yapılan grevleri asla onaylamadım. Çünkü Sendikalar tümden haksızdılar.

Oysa bugün yer almakta olan grevin nedenleri apaçık ortaya döküldü. İhtar yapıldı; Başbakanlığa muhtıra verildi. Yasanın geri çekilmesi istendi. İstek listesi kabarık da olsa, bazıları çok nettir. "Eşel mobil kalkmamalı; aynen korunmalıdır" deniyor.Ayrıca mali ve ekonomik düzenlemelerde çalışanların aleyhine davranışı reddediyorlar.

Olay sadece mali ve ekonomik alanda patlayan sorunlardır dersek hata olur. Bana göre Hükümet, "İdeolojik saplantıları ile çalışanlar arasında" sıkıştı kaldı.Türkiye'den al ve KKTC'de dağıt formülü bu Hükümetin ilk yıllaırnda işledi. Çünkü TC Hükümeti Kıbrıs konusunun sağlam kazığa bağlanmasını ve AB yolundaki engelin ortadan kalkmasını istiyordu.Ya da Kıbrıs'ı öyle görüyordu.CTP istedi Ankara para gönderdi. Yatırımlara kesenin ağzını açtı. Sonuçta harcama yapılacak,projeler tamamlanacak ve ek iş alanları açılacaktı.

Öyle olmadı.Hükümet öncelikle dışa bağımlı Kıbrıs politikasından ötürü, yabancılarla gizli saklı yaptığı anlaşmalarla, "İnşaat sektörünü" kendi eliyle kesti.Geçirdiği yasa ile Ruma hem tazminat ödedi, hem malını verdi.Yetmedi, Rumlar yine Uluslararası mahkemelere daldılar.Yine ödün kopardılar. İnşaat sektörü dış baskılarla ve dıştaki yargı organları ile ortaya konan kararlarla yıkıldı. Bugün bu sektör nerede ise iflâs noktasındadır.İş ve ekmek üretmiyor. Yatırım yapanları faiz yükü dibe çekiyor.

Bu da yetmedi.Şu kapı açılsın, bu kapı açılsın; nasıl olsa Rum ve turistler Kuzeye akacak ve de çarşı rahatlayacak diye harekete geçen CTP Hükümeti ve bağlı kuruluşları, hatayı yinelediler. Lokmacı kapısının açılmasını nerede ise Kıbrıs sorununun önüne koymaya kalktılar.Üç beş gün AKEL üyeleri bilinçli olarak gönderildiler; o kadar. Rum ziyareti durdu. Çark ters işlemeye başladı. Bu kez KKTC'den güneye geçerek, alış veriş edenlerin sayısı arttı.

Kuzeyde esnaf kan ağlıyor. Oysa Esnaflar Birliği başkanı Lokmacı kapısını kendisinin açtırdığıyla övünmektedir. Lefkoşa'da Esnafı ziyaret etse başına taş yağacağının bile farkında değil.

İnşaat sektörü ile ilgili olarak yasaların yenilenmesi döneminde de, İnşaat Sektöründe söz sahibi olanlar önlerini göremediler. Aleyhlerine sonuç verecek yasalara destek verdiler. Ve de sonuçta Rumun malının bekçiliğini yapmaktan başka işleri kalmadı…

Finans sektörü,her sektöre para pompalayamadı. Hükümet fonları buna yetmedi.Türkiye'den sadece yatırım parası alındığı için geriye kalan sektörlere, yerel gelirlerle karşılamak gerekli görüldü. Oysa yapılması gereken Bankaları toplamak ve ekonomide acilen kullanılacak bir "KKTC Yatırım Fonu" oluşturmaktı.Bankalar bu fona belirli ağırlıklarla katılacaklar ve bu kredilerin garantörü Devlet olacaktı.Darda olan yatırımcıya para pompalanacak ve o sektör canlandırılacaktı.Başka yol yoktur. Ya iç borçlanma ya dış borçlanma…Para yoksa "değerli kâğıt" üretmek ve bu açığı gidermek gerekir.

Grev daralan gelirin sonucudur. Buna Kıbrıs konusunda getirilen ödünlerle ortaya çıkan güven boşluğu da eklenmelidir. Bu Hükümet, sürekli olarak KKTC'den ödün vererek, halkı Rumun kucağına iterek bir yere varacağını sanıyor. Çatışma da buradan başlıyor.

Mali sektör darda,ekonomik sekör çıkmazda,Kıbrıs konusunda Hükümet ve Cumhurbaşkanı başaramayacakları koridora girdiler.Halkın onayı yok.Bunun çaresi erken seçimdir.Halkın hakemliğine başvurmak, yolu açar. Değilse çatışma her alana yayılacaktır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.