Sonsuza dek bağımsız

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Sonsuza dek bağımsız

"KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ"

KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'ın Rum Lideri Hristofyas'la bugüne kadar yaptığı anlaşma veya vardığını açıkladığı "görüş birliği", artık Kıbrıs Türküne başka seçenek bırakmamaktadır. KKTC makamını bir anda tasfiye kararı veren bir kişi, o makamda daha fazla oturamaz. Hükümet yetkilerini kullanması gerekenler de tasfiyeye karar verdiklerine göre istifa tek seçenekleridir. Çünkü KKTC Anayasasını çiğnemişlerdir. Bu suçtur. Halka dönmek ve o yolu açmak kaçınılmazdır.

Onlar bunu yapmazlarsa, UBP, DP ve hatta tarih önünde suçlu sandalyesine oturmak istemiyorsa ÖRP, bu Hükümeti düşürmek durumundadır. Aynı anda da Meclis çoğunluğu, istifa etmez ve diretirse, Cumurbaşkanının istifasını istemelidir.Çünkü bu makamlar Anayasal suç işlemişlerdir. İçtikleri andı ayaklar altına almışlardır.

Şu anda bu girişimden sonra da atılacak adım bellidir.Kıbrıs Türkü, ya Anavatan Türkiye ile birleşme kararı alacak; ya da Anavatan Türkiye bunu başka nedenlerle kabul etmeyecekse, KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ'nin sonsuza dek yaşatılması kararını alıp dünyaya ilân edecektir. Kıbrıs Türküne,başta İngiltere,ABD,Belçika ve AB tarafından yapılan dayatmaları, adayı Yunanşstan'a bağlamak için Uluslararası camianın oynadığı oyunları her ne pahasına olursa olsun reddetiğimiz Dünyaya duyurulmalıdır.Çünkü açılmak istenen "Enosis" yoludur.

Yani ABD eski popltikasına dönmüştür.O da adanın Yunanistan'la birleşme politkasıdır. Aynı şekilde İngiltere de adanın geriye kalan bölgesini, Yunanistan'a bağlayarak bir yerde "enosis" sağlamak,AB içinde Üslerin geleceğini garanti altına almak istemektedir.

AB,"Annan Plânına ilişkin referanduma hayır oyu veren" Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti'ni Uluslararası antlaşmaları ayaklar altında çiğneyerek "AB üyesi" yapmış ve Türk Halkının hak ve hukukunu çiğnemiştir. Şu anda da Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ni AB üyesi kabul ederek,Türk Halkını dışlayarak bunu sürdürmesi hakkını kendinde bulmakta, Yunan yalanlarını bizlere kabul ettirmek istemketedir.

Hatta AB belirli konularda Yargı erkini bile harekete geçirecek kadar pişkin davranmaktadır. Oysa asıl yargılanması gereken AB; Garantörlüğü çıkarına kullanan İngiltere ve Yunanistan'dır.

Oyunun öteki perdesine bakalım: Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas, çözüm için Türk Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile doğrudan görüşme dışında başka bir seçenek bulunmadığını açıkladı.Bu görüşmelerde istediğini her seferinde alan Hristofyas,bu oyunu sürdürmek iddiasındadır.

Hristofyas, Lefkoşa'da yaptığı açıklamada bir "B-planı" olmadığını vurgulayarak Talat'ın aynı görüşü paylaştığını umduğunu belirtti.Hatta Talat'ı yanında göstererek Türk işgâlini(?) bertaraf edeceğini,anlaşma istemeyenin Türkiye olduğunu, bunu da birlikte aşacaklarını söylemektedir. Her durumda Hristofyas anımsanacağı gibi Talat'la muhalefette iken her konuda anlaştığını ileri sürmekte idi.

Amerika Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried'in Kibrıs Türk Halkını sıfırlayan, yok sayan ve adada "Tek Millet" görmek istediğini söylemesi, KKTC Halkı arasında nefret uyandırmıştır. Fried, boyundan büyük lâflar ederek Kıbrıs sorununun çözümü için son yılların en büyük fırsatının yakalandığını açıkladı.

Bu aynen Annan Planı döneminde oynanan yalana dayalı oyunu anımsatmaktadır. Baskı ve santajla sonuç almak metodu denenmektedir. Bir yanda eski Sosyalistler, yoldaşlar; öte yanda Yunana hızmet eden emperyalistler…Türke baskı yaparak adayı Yunanistan'a bağlamak istemektedirler.

Şimdilerde buna Yunan lobisinin etkisi ile Belçika da eklendi. İşte haber: Belçika Senatosu, Kıbrıs'taki tarafları 'birleşmeye' çağıran bir tasarıyı ele alacak. Kendisi bölünmek üzere olan Belçika'da Flaman ve Valon kesiminin ayrılmasına ilişkin tartışmaların yaşanmakta iken Kıbrıs'ın "birleşmesi" üzerine bir tasarı, Senato'su gündemine sokulmuştur.

Belçika'nın Valon liberal Partisi MR'nin (Yenilikçi Hareket) başını çektiği ve MR'li Senatör Phillipe Monfils'in kaleme aldığı karar tasarısı, Belçika Senatosu'nda görüşülecektir. Buna rezillik denmez de niye denir? Sana be Belçikalı benim birlşeme veya ayrılmamdan. Eski sömürgeci şimdi bana mı hükmetmeye kalkttı? Biz Afrika ziyaretlerimizde bu Belçika ve öteki AB sömürgecilerinin yaptıklarını, halkı hayvan gibi alıp sattıklarını ve işkence yaptıklarını gördük, öğrendik. Bazı ülke topraklarında, yağma ve çalınan madenler yüzünden bugün toprakarda üretim yapılamaz. İnsanlar oralarda acından ölüyorlar…Bunlara bakmayıp bize insanlık dersi vermek bunlara mı düştü? Hadi ordan…

Kıbrıs Türk Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas 25 Temmuz'da yeniden bir araya gelecekler; temenni edelim ki M.A.Talat, Cumkhurbaşkanı olduğu makamı ve devleti anımsamış olsun. Çünkü "Ben yaparım olur" mantığı yıkım getirecektir.Kimse kendilerine açık kart vermedi. Bu Halk yeri ve zamanı geldiğinde en sert tepkiyi göstermesini bilmektedir. Oyunun arkasında ABD,İngiltere veya AB dahi olsa…Yoldaşlar bunlara güvenmesinler…BURASI GİRİT değildir…OLMAYACAKTIR…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.