"Orman yanar beyler bakar!"

loading
29 Kasım, Pazar
£

10.43

9.37

$

7.84

A- A A+

"Orman yanar beyler bakar!"

Dün tam karşımızdaki teperlerde başlayan yangına bakarak kahroldum.O büyük yangın bize ders olmamış ki "küreğini kapıp gelene" teşekkür edilmekte…Nerede KKTC'nin helikopterleri,nerede KKTC'nin Cessna'ları…Geçitkale'de pilotculuk oynayacağımıza o büyük yangından bugüne öyle bir "Hava itfaiyesi" oluştururduk ki Antalya yangınına müdahale için Anavatanın yardımına koşardı…

Nerede? Dün elimizde dürbün, tam karşımızdaki dağın eteklerinde başlayan yangına bakıp hüzünlendik. Her makamı haberdar ettikten sonra onların da kazmalarla, küreklerle iş yapılacağını sandıklarını anladık! Oysa ben telefon ettiğimde yangın henüz başlamıştı."Bu yangını uçaksız söndüremezsiniz;oraya tırmanmakla bu iş olmaz" diyordum.

Ve de radyo-televizyonlardan ıvır zıvır, safsata yağmuru başladı.Politikacılar sıraya girdiler ama yangın da bu tarafat sürüyordu… Tarım Bakanı İskele'den bir yerlerden nutuk sallıyor:
- "Ben yola çıktım geliyorum…" (Sanırsınız helikopteri almış su yüklemiş geliyor!)
- "Sayın Bakan gelince ne yapacaksınız?"
- "Ben gelince durumu görüp ilgililere gereken emri vereceğim!"

E pes vallahi. Bakan bey tam bir buçuk saat sonra olay yerine ulaşacak, yangının sarp kayalıkların da ötesinde ve dağın eteklerinde olduğunu görecek ve de uygun emri verecek!???Yani "Balta kullanma,kürek kullan…Ya da makası unutma!"…Hadi ordan sen de!

Zamanında organize olmayınız; büyük yangından ders almayınız, yeni yangınları düşünmeyiniz, hesaplamayınız ama kara-beyaz mersedes kavgasını öne alınız…Beyaz Mersedeslerle ülkeyi beyaza, gündüze kavuşturduğunuzu sanınız!


Yangının çıktığı tepelerin tam karşısında, Çatalköy Plâjının üstünde, Malpas Otel'in civarında tehlikeyi acı içinde izliyoruz. Devleti, Hükümeti devrettik, emanet ettik ama onca zaman, teslim alanların hâline bakınız!…
Hiçbir felâketten ders çıkarmamışlar…

Bu yangın herkese korku verdi. Niçin? Geçmişte Batıda başlatılan yangın, Girne'nin kuzeyinden sarkmış, doğuda Tatlısu'ya dayanmış, önüne çıkan her ağacı, her evi yakmıştı…İlk anda o günün yetkilileri halk gibi yangına aval aval bakmışlardı…Uçaklarla müdahale olmadığı için yangın yayılmış,uçakların müdahalesi bile belirli noktalarda durdurulmasını sağlayamamıştı…

Yangın Çatalköy plâjının hemen üstündeki tepede başladı ve rüzgâr yönü güneye doğru olduğundan dağın tepelerine ilerlemişti. Rüzgâr batıdan esmiş olsaydı,sür'atle iskân bögelerine yayılacaktı. Herkes saatlerin geçtiğini, yangının önce doğu yanına vadiye, daha soınra batı yanındaki vadiye sıçradığını, havadan müdahale olmazsa söndürülemeyeceğini söylüyordu. Akıl,mantık bunu gösteriyordu. Kimden yardım alabilirsen alacaksın;bu ortak felâket.

Nitekim geç de olsa gün batmadan Güneyden, Üslerden sağlanan helikopterler, her altı dakikada bir dönüp yanan odak noktalaırna su boşaltınca, iki saatte yangın ölme noktasına geriledi. Gün kararınca en az 6-7 noktada yeniden alevlenme oldu ama telefon konuşmalarından öğrendim ki, artık olay mahallinde soğutma yapıldığından, yakın müdahâle edilebilmekteydi. Gece boyunca bir o yandan, bir bu yandan alevlenme oldu…Ama atlatıldı.Rüzgâr olmayışına da dua edelim.

Sonuçta büyük felâket getirilen helikopterler sayesinde önlendi. Ama KKTC Helikopterleri değil…Hani ya büyük yangından sonra Orman Dairesi altında "Hava İtfaiye" birimi oluşturulacaktı? O birimi biz göremedik…İşimiz kazma kürek… Ama o günün sorumluları ekranlarda boy gösterdiler, lâfazanlık yaptılar.Oysa bir helikopterin fiyatı ne? Bir yangın söndürücü Cessna'nın tutarı ne kadar? Büyük yangından sonra Kanada firmasından bunların kredili olarak sağlanacağını da, hem köşemde yazdım, hem de ilgililere adres vererek bildirdim.At değil,deve değil;uçak bu…

Meğer her yangından sonra "Vallahi" demek ve aptalca beklemek gerek…Olacak iş değil. Şimdi "Ciğerimiz yandı" diye sıraya girdiler ağlaşıyorlar…KKTC'de bu Beşparmaklar ve de orada orman olduğu sürece Sivil Yönetim havadan müdahale için organize olmak zorundadır. Değilse güneydeki İngiliz Üslerine de, Ruma da yalvar yakar oluruz… Düşününüz Antalya cayır cayır yanıyor ve KKTC oradan yardım istiyor…
Gülerler adama…

KKTC'nin boyutları belli. İki helikopter, iki Cessna tipi yangın uçağı alınsa ve yeri geldiğinde Anavatanın güneyine de hızmet verilse olmaz mı? Ekranlarda konuşan bir kişi "Biz de para yardımı yaparız" demiş…Oyuna gelmeyiniz iş paraya gelince ortada pek az kişi kalır…Devletsen adam gibi yapılanmanı tamamla…Ona buna yalvar yakar olma. Herşeye para bulursunuz da dört uçağa mı para bulamazsınız? Uzun vadeli kiralık uçak yöntemiyle bir ayda uçakları KKTC'ye taşımak olası…Bari Geçitkale'deki pilotlar da iş alanı bulurlar. Yangın çıkmaz diye bir kural yok;ama söndürülür. Eğer örgüt, araç gereç varsa… Belki bu kez aklınız, başınıza gelir…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.