Hristofyas'ın değil, Yunanistan'ın hedefi önemli

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Hristofyas'ın değil, Yunanistan'ın hedefi önemli

Dünkü "Volkan" gazetesinde son derece başarılı bir gazetecilik örneği verildi. Gazeteci-Yazar Salih M.Ersoy 1980 yılına sarkarak Rum Radyosunda Hristofyas'la yayınlanan bir söyleşiye parmak bastı. Burada AKEL'in hedefi Yunan hedefi ile örtüşüyor. AKEL'in Lideri şimdiki Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti Başkanı Hristofyas da bunu saklamıyor ve iftihar ediyor. Dün dündür,bugün bugündür diyemeyiz. Dün bu Lider Partisinde aldığı bir kararı aktardı.Bugün de o kararın kalktığına dair açıklama yok.O hâlde hedef aynı.

Söyleşi için "Internet'e" giren herkes http://www.youtube.com/watch? sayfasında bu söyleşiyi bulur. Bir bölümünü ben de bilginiz için aktarıyorum. Amacımız Hristofyas'ın maskesini düşürmek. Bunu saklayacak değilim.Çünkü "Yoldaş" ayaklarına yatacak hâlimiz yok; çünkü biz yoldaş değiliz. Moskova'da da bunlarla aynı rahlede eğitim görmedik. KGB ile de yakından uzaktan ilişkimiz yok. Londra'da da eski Sovyet kurslarına katılmışlığımız yok.Onun için kimseye de borcumuz yok.

Bizim bir tek Türk Ulusuna,Şehit ve Gazilerimize ve en başta Mehmetcik ve Mücahide borcumuz vardır. Başkaları ise başta TMT olmak üzere,hem Mücahidimi, hem de Mehmetcik'i lekelemek üzere özel misyon yüklenmiş durumda.

Gelelim Hristofyas'a . İşte Bayan Liğoni'nin soruları ve Hristofyas'ın yanıtları:

Liğoni: "Ben Atina'dan Liğoni. Sayın Hristofyas Enosis mücadelesinde görev almadığını,iki bölgeli federal bir Cumhuriyetten yana olduğunu söylüyor.Çile çeken Kıbrıs Halkının(Rumlar demek istiyor) huzura ve esenliğe kavuşması için acaba AKEL Kıbrıs için nasıl bir çözüm öngörmektedir?
Hristofyas: "Ben AKEL'in "enosis'ten" yana olmadığını söylemedim. Biz AKEL olarak 1957 yılına kadar Makarios'a her türlü desteği verdik. Şunu hemen söyleyeyim ki AKEL, "enosis'ten" yana olmadığı için mücadele kazanılmamış diye düşünülemez. Ancak silâhlı mücadele ile "enosis'in" kazanılacağını düşünmedik. EOKA B ve Yunanistan'daki cunta silâhlı mücadele ile "enosis'in" kazanılacağını sandı. Ancak görüldüğü gibi adamız taksim oldu.Halbuki biz "ENOSİS'in" politik mücadele ile kazanılacağına inanıyoruz. AKEL'in mücadelesi bu yöndedir".

Bozdur bozdur harca. Bari Papadopulos,ya da Kipriyanu ve hatta Makarios, bundan daha samimi idi. Onlar saf kan "enosisci" olarak kavga verdiler ve karşımıza geçip bunu açıkça söylediler. Hatta silâhlanıp karşımıza çıktılar. Oysa AKEL, hem "enosis" kararı aldı hem Rum Meclisinde bu karara destek verdi; hem de şimdi politikasının "enosis peşinde olduğunu" Liderine söyletti…Hangisi tehlikeli? Yılan gibi sokan mı? Arslan gibi kükreyen mi? Hristofyas ana hedefini daha hangi sözlerle açıklasın? Bunu o Hristofyas'ı sırtında taşıyan "yoldaşları" düşünsünler…

KKTC'de iktidarı elinde tutanlar, yoldaşlık ayaklarına kanıyorlarsa aldanıyorlar;yok aldanmayıp bilerek bu yolu yürüyorlarsa, Türk Ulusunun karşısındadırlar demektir. Bunu da başarmak olanaksızdır.Ne satın alınacak oylarla yapılacak aldatmaca referandum ne de ötei teslimiyet yolu bizi teslim etmeye yetmez…Eminim bu yolda ÇARIKLARıNIZI BIRAKIR DA KAÇARSINIZ…

&&&
HALKLA İLİŞKİLER BU MU?

Dün bir telefon aldım.Bir bayan aradı ve falan Partriden arıyorum dedi ve ekledi "Cumartesi Hidden Garden'da" bilmem kimin basın toplantısına katılıp katılmayacağımı sordu. Hayret ettim. Biri bana damdan düşer gibi "Cumartesi" ne yapacağımı sorduğunda ne söylersem onu söyledim: "Ne var ki ben o basın toplantısına katılayım?" Yanıt çok kibarca olmadı: "İşte ben şimdi söyledim ya!"…

Emriniz olur.Hem o bayana bunu söyletenler,hem de halkla ilişkilerin bu sözcüklerle bu kabalıkla olabileceğini sananlara…Siz bu yolu zor yürürsünüz ahbaplar…İ.K.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.