Güle güle…

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Güle güle…

Bugün Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Kor.(Org)Hayri Kıvrıkoğlu, törenle görevi Kor.Hilmi Akın Zorlu'ya devredecek, KKTC'den ayrılacak ve yine Yunanistan'ı gözlemek üzere İzmir'de Ege Ordu Komutanlığını devralacaktır. Aynı şekilde başta KTGüvenlik Kuvvetleri Komutanımız olmak üzere birçok güzide Komutan, görev devrederek Anavatan'da çeşitli görevler üstleneceklerdir.Ve de bizler onları buradan izleyecek, terfi aldıklarında da birlikte coşacağız. Onların başarıları bizi her zaman mutlu etti ve de gelecekte de edecektir.Çünkü "Kıbrıs", Türk Silâhlı Kuvvetlerinde son derece önemli bir kilometre taşıdır.

Bu son iki yıl üzerinde durmak istiyorum. 4 yıl önce Annan Plânının Kıbrıs Türk Halkına zorla dayatılmasından sonra geçen yıllar, "Ulusal davaya" bağlı insanımıza azap vermiştir. "Red" oyu kullanan Ruma ihsan yağarken,aldatılarak "evet" dedirtilen Kıbrıs Türk Halkının dışlanması sürmüş ama halka dönüp sürekli olarak yalan söylenmiştir. Rum Lider, BM Genel Kurulunda sorunun çözümü için "Ben Türkleri asimile edeceğim" demek gafletinde bulunmuştur. Buna rağmen içimizdeki teslimiyetci ve mandacı politika ile ünlenenler, oturup gerçekleri ölçüp tartmamışlar,Ruma daha fazla ödün vererek,Ruma yama olarak, "Birleşik Kıbrıs'ı" yaratmayı marifet bilmişlerdir. Hatta dönüp halka "Başkaca yol yok;Rumla birleşmek kaçınılmazdır "demek gafletini göstermişlerdir. Halk üzgün,Ankara'ya dargın, hatta askere bakarak kuşkucu bir hâle düşmüştü."Kıbrıs,Girit gibi "terkedilmekte miydi?

Dört yılın ilk iki yılı böyle geçti ama son iki yılda, silkindik ve ölü toprağı üstümüzden gitti. Bunu biri ve birileri yaptı. Bunu bu son iki yılda görev yapan Komutanlara borçluyuz. Özellikle Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Hayri Kıvrıkoğlu, Kıbrıs Türkünü bire bir tanıması sayesinde yeniden kanımıza girdi. Zafer Burnundan Yeşilırmak'a kadar gezmedik tek karış toprak,sıkmadık el bırakmadı.Dünün kahramanlarını aradı, buldu hatta ayaklarına gitti. Eski defterleri karıştırdı. Kim,kiminle,ne zaman, ne yapmıştı? Ya da ne yapamamıştı? Bu tabloyu çıkaran Komutan, kadrosu ile Kıbrıs Türkünün arasına daldı. Büyükle büyük, çocukla çocuk oldu.Gençliğe el uzattı. Dünün kalelerini ziyaret etti.TMT'nin Karpaz Merkezi olan Mehmetcik Köyünü unutmadı. Karpaz'ın kalesinin hakkını verdi.

Bugün Mehmetcik'e giderken,karşınıza sağda ve solda çıkan iki tepede 4 bayrak dalgalanmaktadır.Geceleyin Mehmetcik'e yönelirseniz,ışıklarla aydınlanmış bayraklarımızla iftihar edersiniz.

Girne koridoruna girince sizi bayraklarımız kucaklar ve Girne sırtlarına taşır. Beşparmaklardaki ışıklı dev bayrak, dünden daha fazla parlamaktadır.Güneyi kudurtacak kadar bayrak, bu toprakların kimliğini haykırır dünyaya…

Komutan Kıvrıkoğlu,eski bir TMT'ci olarak o ruhu yeniden canlandırdı. Basınla, iş adamı, esnaf, sporcu ile iç içe oldu. Kıbrıs Türküne yeniden güven aşıladı.Türk Ortdusunun bu adadan asla çekilmeyeceğini haykırdı. Ama söylediğini de tırnaklarını bu toprağa geçirerek kanıtladı…

TMT günlerinde her bölgede bir avuç Subay görev yapardı. Daracık olanaklarla,eğitimi zayıf Mücahitlerle;etkisiz silâhlarla…Ama o topraklar onca yıl korundu, tutuldu. Çünkü bölge Komutanları o yöre halkı ile iç içe, omuz omuza idi.Varsa birlikte yediler;olmadıkça birlikte dua ettiler. Birlikte dinlenip, birlikte savaştılar. TMT,Türk Silâhlı Kuvvetleri ile Kıbrıs Türkünü birleştirerek efsaneleştirdi.O birliktelik unutulamaz.

İşte son iki yılda yeniden bu birliktelik yaşandı. Kimse kimseden uzak durmadı. Hep birklikte değerlendirdik, hep birlikte çalıştık.Çünkü amaç ulusal davaya sahip çıkmaktı…

Komutan Hayri Kıvrıkoğlu ve birlikte görev yaptığı Komutanları unutmayacağız. Kim ne derse desin; Kıbrıs Türkü onların sayesinde bir kez daha silkindi ve kendine geldi…

Güle güle Komutan;seni unutmayacağız; başarılarını alkışlayacağız.

&&&

OLİMPİYAT HAKKIMIZIN ÇİĞNENMESİ…
Dün oğlumdan bir mail aldım.Üzüntümü paylaşmanız için buraya alıyorum.Dünya niçin bize bu kadar acımasız? Bunu iyi düşününüz? Bu hakkı biz çeke çeke almazsak kimse bize altın tepsi içinde sunmaz.Rumların insafını bekleyenler ise ham hayal içindedirler.

İşte oğlum Serhat Kotakın e-mail'i:

"Olimpiyatlarla ilgili yazını ilginç buldum. Ben de sana bu konuyu yazacaktım… Geçen gün çoçuklarla oturduk ve Olimpiyatların açılışını izliyoruz. Oğlum Sami "Baba KKTC ne zaman geçecek?" diye sordu. Çocuğa nasıl anlatırsın? Devlet yok desem, "Devlet var; biz her yaz oraya gidiyoruz" diyecek.

"Ne yazık ki bize haksızlık yapıp oraya katılmamızı engelliyorlar" dedim. 8 yaşındaki çocuk bile "Çılgınlık bu;haksızlık bu" dedi. "Peki Türkiye geçecek mi" dedi, geçeceğini söylediğimde sevindi.

Sonra geriye kalan geçişi seyrederken eşimle kahrolduk! British Virgin Islands, Cayman Islands, Peurto Rico, Hong Kong, Filistin, vs. gibi devlet olmayıp sömürge veya "territory" olan yerler Olimpiyatlara katılabiliyor da sadece KKTC katılamıyor. Bizim katılmamızı reddedip, Cayman Islands'ı kabul eden Olimpiyat Komitesini dava edecek bir KKTC yönetimi yok mu? 8 yaşındaki oğlum yargıç olsa bu davayı KKTC kazanır.Yani bunu televizyonlarında seyredip içine sindirebilen Kıbrıslı Türk varsa acımak gerek!…"Serhat Kotak

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.