Oyunun adı: "Türkiye ile bağları koparmak"

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

Oyunun adı: "Türkiye ile bağları koparmak"

Yunan bayrağı altında, Yunan Büyükelçisinin ve de Generallerinin emrinde "Başkan" olan Hrisofyas, kuzeye bakarak türkü söylemektedir. Son bestesi ise "Anavatanlardan kurtulmaktır".Gittiği İsveç'te bunu "Türkiye'den kurtulmak" olarak değiştirdi. Çünkü bir zamanların güçlü adamı İçişleri Bakanı Yorgacis'in Değirmenlik yolunda Yunan subayları tarafından kurşuna dizildiğini anımsayarak, "Yunanistan'dan da kurtulmak gerektiğinden" çark etti!…Yani kendi kendini Atina'da çizilen plânın içine çekti.Tam bir Bizans oyunu oynamaktadır. Dimitris de eski oyunculardan olduğu için kendini ortama iyi adapte etti.

Onun bu oyununa bile aldırmayanlar KKTC'de hâlâ "Birleşik Kıbrıs" ve 20Temmuz 1974 ve 15 Kasım 1983'de kesin çözümün mühürü vurulmamış gibi "Şimdi hemen çözüm" diyorlar; etrafa saldıkları aldatılmış kişiler de duvarları kirleterek, Türk Ordusuna hakaretler yağdırıyorlar. Bu bizlere Barış Harekâtından sonra bazılarının kalın kara fırçalarla etrafı kızıla boyamalarını ve "Türk Ordusu defolsun" markası basmalarını anımsattı. Meğer kimler geldi, kimler geçti şu "Red cephesinden"?!…

Oysa gerek Hristofyas ve gerekse öteki Rum ve Yunan yetkililerinin açıklamaları, uykuda gezenleri uyandırmalı ve gerçeği görmelerini sağlamalıdır. Onların açıklamaları yurt dışında trübünleri, yurt içinde de KKTC'deki bağlantılarını hedef almaktadır. Amaçlari ise hiç ama hiç değişmedi: "Enosis"…Türk Halkını aldatmak uğruna gevelediklerine bakmayınız. Aldanmayınız. Onların hedefi Rodos'un doğusundaki 13 ncü adayı tümden Yunanistan'a bağlamak.

Söylediklerine ve yaptıklarına bakalım; çünkü her sözleri nalıncı keseri gibi sadece kendilerine kesmektedir:

1."Tek egemenlik,tek devlet,tek vatandaşlık ve Üniter devlet".
2."Federasyon iki devletten değil,iki eyaletten oluşacaktır".
3."Kıbrıs'ta iki halk yoktur;tek halk yani Kıbrıslılar ve iki toplum vardır".
4."Tüm limitlerimizi tükettik ve bakir doğumla yeni devlet oluşturulamaz;Kıbrıs AB üyesidir ve öyle kalacaktır".
5."Garanti antlaşmaları feshedilecek yeni dönemde AB Garantisi olacaktır".
6."Türk Ordusu adayı terkecektir."(Öyle ya Yunan Ordusu AB Barış Gücü içinde aktif rol üstleneceğinden adanın dışına çıkarılması gerekmeyecektir!)
7." Adaya sonradan gelen Türkler(Yerleşikler diyorlar) geri gidecekler".
8."Türm göçmenler(Yani Rumlar) evlerine dönecekler".
9." Anavatanlardan kurtulmak zorundayız".
10."Eğitimde Batı Trakya modeli uygulanacaktır".
11."Unutmam" ile ülkenin etnik kimliğinin güçlendirilmesi misyonu terk edilmemelidir".

Bu ve buna benzer Rum-Yunan zırvaları sürüp gitmektedir. Yani toprak ve egemenlik hakkı başta olmak üzere, bizlere yaşam hakkı tanımayacak her kural onlar için geçerlidir.Analayana…

Bizim tarafa gelince;evde kalmış kız kurusu gibi boyun bükerek nerede ise tüm haklarımızdan vazgeçecek kahramanlar yetiştirdik. Bazıları bizim mevziyi bırakıp Rum tarafına geçmekte oradan bize karşı mevzilenmektedirler. Atışa oradan devam etmektederler.

Geçenlerde Kıbrıs Türkünün Ulusal Mücadelesine hayran bir ülkenin cesur bir evlâdı ile konuşuyorduk; o hayretler içinde anlatıyordu:

"Ben Kıbrıs Türkünün Milli Mücadelesini yakından izledim. Her haber benim için değeli idi.Her kavgadan alnınızın akı ile çıkınca, biz sevinç gözyaşları döküyorduk…Ama KKTC'ye çok gelip gittim. Bayramalarda Mehmetcik ve Mücahidi heyecanla izledim,o anı doya doya yaşadım. En az sizin kadar iftihar ettim. Dünyaya yayılan biz Türkler ve Türk boyundan gelenler, nedeni bilinmez ama kin gütmez, kendisine yapılanları erken unutur.İntikam düşünmez ve aldatılır.

İşte siz şimdi o noktadasınız. Birçok kişinin Rum tarafına alış verişe gidişini hayretle izlerim.Pasaport olayı çıktığında birçok kişinin bunu almayacağını sandım ama aldandım.Herkes bir uydurma gerekçe buldu ve Pasaport aldı. Oysa Pasaport karşı ülkenin kimliğidir. Onun yönetimini tanımaktır.Şimdi de Türk Haklarından vazgeçilmesi marifetmiş gibi birçok kişi bunu haykırarak etrafta boy göstermektedir. Buna bakarak o efsanevi mücadeleyi bu halk mı başardı diye sorguluyorum…"

Bunları işitmekten ben mahcup oldum. Söyleyecek söz bulamadım. Rumun söylediklerine bakınız, yaptıklarına bakınız ve hâlâ daha "Ben masadan kalkmam" diyenlerin nasıl ödüncü oluşlarını seyrediniz. Barış teslimiyet midir? Atatürk Amerikan veya İngiliz mandasının barışı sağlayacağını kendisine söylendiğinde öfkelendi ve "Efendiler başkalarının yönetimine girmek istiyorsunuz ama orada hürriyetinizi elde edeceğinizi de söyleyebilir misiniz? Orada kim hür, kim esirdir Allahaşına?… "

Ben de soruyorum;İşte Rum ve Yunalının koşulları, işte masa…Bu haklarımızı,toprağımıız,egemenliğimizi ve devletimizi teslim ederek mi çözüm ve barışa kavuşacağız? Yoksa temelli esarete mi muhtacız? Birleşik Kıbrıs diyerek teslim olanlara bakarak Kıbrıs Türk Halkı aldanamaz. Bu yolun sonu yıkımdır,esarettir, ölümdür…

Rum-Yunan Plânında "Anavatanlardan kurtulmak", bir propaganda aracıdır. Aslında "Türkler Türkiye'yi reddetsinler" demek istiyorlar. Ey Kıbrıs Türkü senin elinde Anavatan Türkiye'den başka güç ve destek var mıdır? Ona da güvenmezsen kime güveneceksin? Yunan Ordusuna mı? Rum çetelerine mi? Kendine gel…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.