Hristofyas'ın yeni yalanı: 'Çözümün Kaynağı Kıbrıs Olmalı'

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.43

7.58

$

6.81

A- A A+

Hristofyas'ın yeni yalanı: 'Çözümün Kaynağı Kıbrıs Olmalı'

Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Başkanı Dimitris Hristofyas,yeni oyun oynuyor. Atina'da hazırladıkları ortak plânı saklıyor ve buna uygun adımlar atmakta olduğunu da inkâr ediyor. Dünyanın önüne yeni bir yüzle çıkmayı denemektedir. Türkiye'ye ve KKTC'ye baskı yapılmasını sağlamak için yeniden kuzu postuna büründü. Birleşmiş Milletler avantajını kullanmak isteyen Hristofyas, eski Dışişleri Bakanı Rolandis'in açıklamasında belirttiği gerçekleri ört bas etmek istemektedir. Anımsanacağı gibi Rolandis şu açıklamayı yapmıştı: "Bugüne kadar Kıbrıs için sunulmuş bulunan plân önerilerinin tümünü reddeden Rum tarafı oldu". Oysa masadan uzak duran ve sürekli olarak Türk Cumhurbaşkanını suçlayan Hristofyas, ayağına geçirdiği çarıkla dünyayı dolaşarak, baskı yaratmaya çaba harcamaktadır.

Hristofyas son oyununu BM'de sergiledi. BM'e yaptığı çağrıda, nasıl bir devlet istediğine "Kıbrıs halkının" karar vermesine izin verilmesini istedi. Belli ki ardından Türkiye'yi ve KKTC kanadını suçlayacaktır. BM Genel Kurulu'na hitap eden Hristofyas, Rum kesiminin, kaynağı Kıbrıs olmayan bir çözümü geçmişte olduğu gibi reddedeceğini söyledi ve BM'in barış sürecindeki rolünü, yardım ve destek olarak tanımladı.

Bu oyun masadan kaçmadan masaya baskı sağlamayı öngörmektedir. M.A.Talat'ı içte ve dışta farklı konuşmakla suçlayarak, Talat'ı köşeye sıkıştırmaya çaba harcayan Hristofyas, eski Rum Liderlerinin hatalarını yinelemekte olduğunun farkında değildir. Eskiler de Lider Denktaş'ı uyuşmazlıkla suçlayarak, sonuç almaya kalkttılar ama sonuç almak şöyle dursun her seferinde görüşmeler yıkıldı. Ne kadar Lider Denktaş suçlansa da Rolandis gibi gerçekleri söylemekten çekinmeyen liderler şimdi her öneriyi Rumların reddettiğini söyleyerek örtünün altındaki gerçekleri işaret etmektedirler.

Hristofyas, önceleri "Yoldaş", sonraları "Arkadaşım "dediği, şimdi ise yalancılıkla, inkârla suçladığı KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'tan ne bekleyebilir? Verilenlere ek olarak daha fazla ödün mü? Türkiye'yi sahneden silmek mi? Talat'ı Türkiye'den bu yolla uzaklaştırarak, yalnızlaştırarak, Rum-Yunan lsteklerinin tümünü bu yolla elde edeceğini mi sanıyor?

Atina eğer bu kadar gaflet içinde görünüyorsa, bana göre oyun Hristofyas'a oynanmaktadır.Oturttuğu taşlar yeterli bulunarak, bu eski Komünist Liderin defterinin artık dürülmesine karar verilmiştir.Onunla artık oynanacaktır. Bunun başkaca anlamı olabilir mi? Hristofyas'a "Talat'ı arkadan hançerle " diyen Atina ise başka amacı ne olabilir ki? Arkadan bıçaklanan Talat, ödün mü verir? Yoksa can havliyle ortaya büyük tepki mi koyar?

Nitekim KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat, büyük tepki koydu ortaya. Hristofyas ise bu kez BM salonlarında dayatma yapmaktadır. Oysa kimsenin Hristofyas'a "Aman otur sen sonucu tayin et " diyecek hâli yok...Bence Hristofyas'ın defteri dürüldü. Artık şov yapılıyor.Türkiye'ye veya KKTC'ye baskı yapılarak hiçbir yere varılamaz.Bu geçmişte de kanıtlandı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.