Bu haber beni üzdü

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.56

$

6.82

A- A A+

Bu haber beni üzdü

Newyork'tan gelen haber gerçekten beni üzdü.Bu bana Tokyo'da rahmetli Özal ile Vasiliu'nun haberini anımsattı.O gün elde ettiğimiz bu haberi o günlerde yayınlamaka olduğum günlük "KIBRIS POSTASI" gazetesinde haber yapmış ve köşemde konuyu işlemiştim.Habere göre o günlerde Başbakan olan Turgut Özal, Konferansın sürdüğü sırada dinlenme salonunda,ayak üstü Vasiliu ile el sıkışmış ve görüşmüştü. Belli ki her iki tarafın yardımcıları bu karşılaşmayı tezgâhlamışlardı.Oysa Türkiye bugünkü gibi "Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti'ni" tanımıyordu.Rumlar bunu davul zurna çalarak haber yaptılar.Bizim habere zamanın Büyükelçisi sınıf arkadaşım ve dostum Ertuğrul Kumcuoğlu(Halen MHP Milletvekili ve başkan yardımcısı) çok üzülmüştü. Telefon etti.Gittim duruma açıklık getirmek istedi.Buluşma değil ani olarak koridorda karşı karşıya gelme olmuşmuş.El sıkışmışlar ama konuşmamışlardı!..Bunu bana söyledi,ben de ertesi gün yazdım ama kimse inanmadı. Çünkü Rumlar ısrarla görüşmede yapılan konuşmaları yazıyorlardı.Etekleri de zil çalıyordu. Onlara göre Türkiye'de iklim değişikliği vardı.Bunun gerçek olduğunu sonraları öğrendik.

Şimdiki haber, Başbakanlık ve dışişleri bakanlığı yapmış olan deneyimli ve halen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BM'nin 63'üncü Genel Kurul çalışmaları nedeniyle New York'ta bulunan Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, el sıkıştı ve konuştu. Haber bu.

Habere göre BM merkezindeki temaslarını tamamlaması vesilesiyle basın toplantısı düzenleyen Hristofyas,Türkiye Cumhurbaşkanı Gül ile kısa bir görüşme yaptığını,bu sırada da Kıbrıs sorununu ele aldıklarını açıkladı.

Rum haber kaynaklarına göre Hristofyas, New York'taki temasları sırasında; Rum tarafının "niyetlerine ilişkin işaretler verdiğini, Türkiye'nin tavrından kaynaklanan sorunlara da işaret ettiğini, hedeflerinin Kıbrıs'ı yeniden birleştirmek ve adanın askersizleştirilmesi olduğunu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le, Kıbrıs sorununu ele aldıkları kısa bir görüşme yaptıklarını" açıkladı. Hristofyas yaptığı basın topantısında, konuları harmanladı ve bunların tümünü sayın Gül'le ele aldıkları izlenmini yaratmaya dikkat etti: "Hedefimiz, bölünmüşlüğe son vermek, Kıbrıslı Türklerle yaşamak ve birlikte çalışmaktır. İradem ve isteğim; çözümün mümkün olduğunca çabuk bulunmasıdır. Türkiye'nin önerdiği yeni ortaklığı kabul etmiyoruz. Referandumdan önceki aylar acı bir deneyimdi, hakemliği de reddediyoruz. Son plan (Annan planı) Kıbrıs halkını tatmin etmedi, çıkarlarına uymadı. Türkiye'nin bütün taleplerini tatmin eden daha önceki hakemlik dengeli değildi. Kıbrıslıların geleceklerinin sorumluluğu yabancılarda değil kendilerinde olmalı."

Daha ılımlı haber veren POLİTİS gazetesi ise olayı şöyle yansıttı: "Ayaküstü Konuştular –Hristofyas Gül'den; Müzakerelere Etkin Destek İstedi – Başkan Hristofyas Abdullah Gül'ü; Kıbrıs Sorununun Çözümü Prosedürüne Somut Hareketlerle Yardımcı Olmaya Teşvik Etti" başlığıyla yansıttı.Gazeteye göre Hristofyas, TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le sosyal nitelikli kısa bir görüşme yaptığını "Cumhurbaşkanı Gül'ün elini sıkma ve kendisiyle bazı görüş alış verişlerinde bulunma fırsatı yakaladım, kendisi centilmendi" ifadesiyle açıkladı. Hristofyas, bu ayaküstü görüşme sırasında Gül'e; "Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözüm prosedürünün tamamında olumlu hareketlerle eşlik etmesi, yalnız şifahi ilanlarda bulunmakla yetinmemesi gerektiğini" söylediğini savundu. Gül'den yardım etmesini istediğini söyledi ve gerekçesini de şu ifadesiyle ortaya koydu:
"Çünkü Türkiye 40 binin üzerinde asker ve 160 binin üzerinde de yerleşik bulundurduğuna göre, kararlı bir rol oynayabileceğine inanıyorum."

Gazetecilerden; Gül'le yaptığı kısa görüşmeyi abartmamalarını da isteyen Hristofyas 'yalnız Cumhurbaşkanı Gül'le değil Başbakan Erdoğan'la da normal görüşme yapmayı çok arzu ederdim. Türkiye Kıbrıs sorununu çözerek, AB'ne üyeliğinin önündeki büyük bir engeli kaldıracak' dedi.

Hristofyas bir de terbiyesilik yaptı ve Türkiyenin BM Güvenlik konseyi üyeliğine şu tutumla karşı çıktı: 'Elbette, başka bir ülkenin büyük bir parçasını 34 yıl yasadışı olarak elinde bulunduran bir ülkenin Güvenlik Konseyi üyesi olmaıs doğru değildir.(Oysa kendisi bu çoook çoook büyük Kıbrıs adasını 45 yıl önce silahla işgal etti,ortaklardan birinden 2800 kişiyi yok etti;malını mülkünü ve tam 11 yıl seyahat ve güvenliğini elinden aldı).

Hristofyas'ın şakşakcısı ve AKEL'in resmi yayın organı HARAVGİ, aynı haberi manşetten verdi ve "Dimitris Hristofyas: Çözüm ve Kıbrıs'ı Yeniden Birleştirme Taahhüdümün Gereğini Yapacağım" dedi ve Abdullah Gül'ü Kıbrıs Sorununda Olumlu Hareketlerde Bulunmaya Çağırdı" başlık ve spotlarıyla yansıttı. Gazete Hristofyas'ın basın toplantısında muhatap olduğu bir soruyu yanıtlarken; Cumhurbaşkanı Talat'ın müzakere masasına Kıbrıs sorununu çözmek için ciddiyetle oturduğu umudunu dile getirdiğini yazdı. Hristofyas bu sefer beklentileri arasındaki farklılığın, kendisinin ve Talat'ın mücadele arkadaşları olarak birlikte tarih yaratmış olmalarından kaynaklandığını" da söyleyen Hristofyas Türk tarafının "yeni ortaklık" derken iki devletin var olduğunu kastettiğini belirtti ve şunları söyledi:

"Kıbrıs'ta iki toplumun bir ortaklığı ve bir devlet vardır. Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'na ve Garanti Anlaşmaları'na göre Cumhuriyet Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin ortaklığından oluşur. Bugün gereken; üniter devletten iki bölgeli iki toplumlu federasyon haline dönüşmesidir. Sahte devlet yasadışı, yok, geçersiz olarak görüldü ve Kıbrıslı Türklerin sözüm ona izolasyonlarının kökleri tam olarak bu kararlardadır. Acaba, bu ayrılıkçı varlığı neden hiç kimse tanımıyor?"

İşte tablo bu. Olay rahmetli Özal'da nasıl sonuçlanmış ve sürmüşse, şimdi de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le de aynı koridora sokuldu.Hristofyas el sıktı ama arkasını getirdi.Nerede ise utanmasa "Kıbrıs konusunu Gül'le bağlamak üzereyiz" diyecek…Gül'den Talat'a verip veriştiren bu eski Komünistin hedefinin ne olduğu açık değil mi? Bununla anlaşacak kişilerin el uzatıp onu da kaybetme tehlikesi vardır…Sayın Gül en az rahmetli Özal kadar hata yaptı. Tek ayak üstünde yalan söyleyen, tanımadığınız işgâlci Rumun elini sıkmak niye?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.