"Ver kurtul hedefine" mi kilitlendik?

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.41

7.57

$

6.81

A- A A+

"Ver kurtul hedefine" mi kilitlendik?

İnişli çıkışlı açıklamalar herkesi tedirgin etmektedir. Rum ve Yunan cephesinin, bir yandan masada, öte yandan Uluslararası alanda yaptıkları ve söyledikleri, Türkiye'yi köşeye sıkıştırarak, Türk Ordusunun adadan çekilmesini ağlamak ve Garanti antlaşmalarının gündemden düşürülmesini hedeflemesi ve de bunda ısrar ederek "ambargoların" kaldırılması değil, daha da sertleştirilmesi,büyük bir oyunun içine itilmekte olduğumuzun göstergeleridir.Türkiye, içte büyük oyunlarla uğraşırken, AB üyeliğini koz olarak kullanan Rum ve Yunan cephesi,Kıbrıs konusunda adımlar atmayı sürdürmektedir.

Buna rağmen KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat ve ekibinin, CTP ve karşısında görülen ama "Kıbrıs'ı ver kurtul" politikasında daha da önde koşanların yaptıkları açıklamalar,bir yerde teslimiyet politikasını kanıtlamaktadır.

Geniş bir "Enformayon çalışması" ile işte bunu saptayan MİLLİ KONSEY , 18 Ekim günü çok sert bir bildiri yayınladı ve uyardı. Bunu aynen aktarmak ve sonra notumu koymak istiyorum. İşte MİLLİ KONSEY'in son derece önemli olan o 12 numaralı bildirisi:

"Kapalı kapılar ardında, halktan habersiz, halkı dışlayarak götürülmekte olan Talât-Hristofyas görüşmelerinde uygulanan karartma Kıbrıs Türkü'nün haklarını teminat altına alıcı adil bir uzlaşmaya değil, bir tür "ver-kurtul" hedefine doğru gidilmekte olduğu yolundaki kaygı ve korkularımızı gün geçtikçe artırmaktadır.

Hristofyas masaya koyduğu talepleri açıkça kendi halkı ve basınıyla paylaşırken Talât'ın, sözcüsü Erçakıca vasıtasıyla, hâlâ gizlilik talebinde bulunması endişe ve korkularımızın ne kadar yerinde olduğunun göstergesi olarak ortadadır.

Görüşmelerde masaya konan talepleri ve neleri teslim ettiğimizi Rum basınından izlemeğe mahkûm edilen Kıbrıs Türk halkı Talât-Hristofyas görüşmelerinde bir dizi mutabakata varıldığını da yine yabancı kaynaklardan öğrenmektedir.

Söz konusu görüşmeler hakkında Talât'ın zaman zaman yaptığı yüzeysel, genel, istikrarsız ve birbirini tutmayan açıklamaları kafa karıştırarak, bulanık bir siyasal atmosfer yaratarak empoze edilmek istenen vahim bir oldu-bitti'nin işaretleri olarak algılanmaktadır.

Nitekim Talât bir gün karamsar tablolar çizerek Rum'la uzlaşmanın imkânsızlığı temeline dayalı intibalar yaratırken, ertesi günü tamamen tersi istikamette beyanlarla pembe tablolar çizmektedir.

Üstelik Talât bir yandan ısrarla iki eşit devletten söz ederken kimi sözcülerinin "devlet istemiyoruz" yolundaki açıklamaları "teslim"den önce Kıbrıs Türk halkına karşı yürürlüğe konan bir tür soğuk savaş niteliğine bürünmüş bulunmaktadır.

"Tek adam" havalarına girerek uyguladığı karartma nedeniyle Tal­ât gün geçtikçe Kıbrıs Türk halkını temsil etme hakkını yitirirken belli iktidar odaklarının emperyalizmin baskı ve tecavüz yoluyla temin edilen referandum sonuçlarına dayanarak teslim politikalarına destek arayışına girmeleri de artık ciddiyetini kaybetmiştir.

Son kamuoyu yoklamalarından da anlaşılacağı gibi halkımız kendi bağımsız devlet bünyesi ve demokratik koşullar içinde kendi kendini yönetme azim ve kararlılığındadır.

Şu anda devam ettirilen anlamsız görüşmeler, mutabakata varıldığını yabancı kaynaklardan öğrendiğimiz seri mutabakatlar halkımızın iradesini yansıtmaktan uzaktır.

Talât'ı, görüşmelere karartma uygulamaktan, gizlilik silâhına sarılmaktan vazgeçerek her toplantıda ele alınan konularla varılan sonuçları halkımıza açıklamaya davet ve bir "tek adam" gibi değil, demokrat bir devlet adamı gibi davranmağa davet ederiz.

Kapalı kapılar arkasında, "ver kurtul" niteliğinde olduğu şimdiden anlaşılmış bulunan görüşmeler sonunda ortaya çıkacak bir olup-bittiyi asla kabul etmeyeceğimizi, Talât'ın da böylesi vahim bir sorumluluğun altından kalkmasının mümkün olamayacağını vakit henüz geç olmadan bir kez daha anımsatmak isteriz".

Merkez Yürütme Kurulu


Anlaşılıyor ki, bu bildiri yaşanmakta olan süreçte zorunlu olmuştur. Çünkü Ruma verilen her ödün saklanmakta,onra yetkilileirn biri dolaylı açıklama yaparak bu onaylamakta ama yine de olayın üstü örtülmek istenmektedir. Mecliten ses gelmiyor.Tüm muhalefet milletvekilleri suskun.Hatta birbirine düşmüş durumda. DP ise Meclis dışında…Durum vahimdir. MİLLİ KONSEY'in bu bildirisi, halkımız tarafından çok ciddi kabul edilmelidir.


Tuzak ardı arkasına kesilmeyen dış müdahale ve akıtılan oluk oluk paralardan anlaşılmalıdır. Gençlerin ve yetkililerin Yunanistan dahil dış ülkelerde ortak ve gizli toplantılar ve kamplar yapmaları, Annan Olayının yaşandğı dönemin geride bırakıldığını göstermektedir. Ansızın alınacak bir kararla "Referandumu" iptal ve dış detek sağlamak;halka "Kıbrıslı antlaşmayı" yutturmak hayal görülmemelidir…


Halk şunu bilmelidir: Dayatma bir antlaşma Kıbrıs'ı Yunanistan'ın kucağına atacaktır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.