Çocuklara Mektup

Yayın Tarihi: 11/05/08 00:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Sevgili Melek, Emirali, Erdinç, Halil, Benhur, Hakan, Cengiz, Deniz, Ria, Ayşe, Ria, Jane, Athenkosi, Simrat, Olaf, Anjali, Costas, Fernando.

Size son geçen y?l yazm?şt?m. Bir y?l daha büyüdünüz çocuklar. Yine bir başka 23 Nisan sonras? size yazmak gereğini duymuştum. Dünya çocuklar?n?n çilesi değişmedikçe de bunu yapmaya devam edeceğim çocuklar. Belki de sizin çocuklar?n?za yazm?ş olacağ?m belli bir süre sonra. Belli ki dünya çocuklar?n?n çilesinin değişmesini görmeye ömrüm yetmeyecek. Üzülerek söylüyorum ki sizin de ömrünüz buna yetmeyecek sevgili küçükler.

Geçen y?l mektubumun baş?nda art?k 23 Nisanlar? kutlamayacağ?m? yazm?ş ve sizlerden özür dilemiştim. Ama bu y?l iki 23 Nisan kutlamas?na kat?ld?m, ve televizyonlardan uzun uzun K?br?s'taki, Türkiye'deki kutlamalar? izledim. Bunlar? yüreğimde buruk bir ac? ile, kar?ş?k duygularla izledim çocuklar. Bazen gururlanarak, bazen sevinçten uçarak, zaman zaman da nemli gözlerle, hüzünlü, yüzlerce, binlerce kardeşlerinizin gözlerindeki ?ş?lt?y?, dudaklar?ndaki gururlu gülümsemeyi ve Türkiye'de, K?br?s'ta dünyan?n dört tarafindan gelen misafir kardeşleri ile kucaklaşmalar?n? izledim.

Zaman zaman düsüncelerim beni al?p Afrika'da açl?ktan, g?das?zl?ktan, savaşlardan, AIDS canavar? yüzünden yaşamlar?n?n daha ilk y?llar?nda dünyaya veda etmeye zorlanan masum yavrular? düşündüm. Hindistan'da moda düşkünü Avrupa'l?lara ucuz spor ayakkab?s? imal eden ve emeklerinin karş?l?ğ? birkaç rupee alan, sefalet içinde yaşayan çocuklar? düşündüm. Brezilya'da öksüz köprü alt? çocuklar?n?n faşist polisin kurşunlar?ndan yal?n ayak kaç?şlar?n? görür gibi oldum. İstanbul'un tozlu sokaklar?nda, beş y?ld?zl? otellerin hemen ötesinde engelli analar?n? ve kendilerinden küçük kardeşlerini geçindirmek için günde 12 saat ayakkab? boyayan, mendil satan küçük Osmanlara, Ayşelere akl?m tak?ld?. Güney Afrika'da anneleri AIDSden ölmeden önce onlarla haz?rlad?klar? hat?ra kutular?n? kar?şt?ran küçücük çocuklar? hayal ettim.

Sevgili Melek, Emirali, Erdinç, Halil, Benhur, Hakan, Cengiz, Deniz, Ria, Ayşe,, Jane, Athenkosi, Simrat, Olaf, Anjali, Costas, Fernando. Bunlar? katiyen sizi üzmek için size yazm?yorum. Ama istiyorum ki sizler mutlu yuvalar?n?zda çocukluğunuzun tad?n? doyas?ya ç?kar?rken sizlerle ayn? yaşta olan, dünyan?n her taraf?ndaki çocuklar?n zor yaşamlar? hakk?nda da bilginiz olsun. İstiyorum ki sizler büyüyünce biz şimdiki büyükler gibi duyars?z, bencil olmayas?n?z.

Sevgili çocuklar. Bu y?l 23 Nisan kutlamalar?nda geçen y?llara nazaran daha fazla olumlu şeyler izledim. Örneğin kutlamalar?n yavaş yavaş sahalardan al?n?p, militarist resmi geçitlerden vazgeçilip şenlik haline döndüğünü memnunlukla izledim. Özellikle benim anavatan?m K?br?s'ta 23 Nisandan bahsedilirken engelli çocuklar konusunda da halk?n bilinçlerini art?rma girişimleri yap?ld?ğ?n? sevinerek gördüm. Demek ki art?k baz? şeyler değişiyor. Çocuklar, biliyor musunuz? Benim çocukluğumda milli günler için günlerce k?z?l güneşin alt?nda, sahalarda asker gibi yürütülerek prova yapar, bazen de sadist ruhlu beden öğretmenlerinden tekme tokat dayak yerdik.

Sevgili küçükler. Yukar?da yazd?klar?mdan sak?n sadece fakir ülkelerde yaşayan çocuklar?n ac? çektiği yan?lg?s?na düşmeyin. Medeniyetin beşiği diye övünen Bat? Avrupa, ABD gibi ülkelerde de fakirlik çizgisinin alt?nda yaşayan milyonlarca çocuk var. Bu sözde medeni ülkelerde çocuklar şiddete ve cinsel tacize maruz kal?yorlar. Geçenlerde Avusturya'da (hani Türkiye'yi yeterince medeni görmediği için ABde olmas?n? önlemeye çal?şan ülkecik!) vahşi bir baban?n 24 y?l boyunca k?z?na çektirdiği inan?lmaz zulümü şaşk?nl?kla izledik. Tam bir y?l önce ailesinin ihmali yüzünden kaç?r?ld?ğ? san?lan küçük Madeline hala kay?p. Belki de geçen haftalarda törenlerde gururla izlediğimiz küçük çocuklar?n da yaşad?klari gizli dramlar var.

Çocuklar, bu y?l geçen y?l yapt?ğ?m gibi kafalar?n?z? statistiklerle doldurmayacağ?m. Ama sizlerden şunu istiyorum. Arkadaslar?n?zla saklambaç oynay?n, ip atlay?n, bilgisayar oyunlar? oynay?n. Play Station?n en son modelini annenize, baban?za ald?r?n. Bisikletinize atlay?p dolaş?n. Ama beyninizin bir kösesinde sizin kadar şansl? olmayan kardeşleriniz için küçük bir yer ay?r?n. Onlar? daima düşünün. Annenize, baban?za, öğretmenlerinize sorular sorup bu bedbaht kardeşleriniz hakk?nda bilgi toplay?n.

En önemlisi sevgili çocuklar, siz büyüyünce bizim gibi olmay?n.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ertanç HİDAYETTİN yazıları