"Yazd?kça Daha Çok Senin Olur Yazd?klar?n"
"Yazmak ağrıdır başka hiçbirşey. Sessiz bir uğultudur kendi çapında, kendi çapında zincirini koparmış bir fırtına...Varnası parçalanmış bir gemi. Yazansa bir katran gibi denize akan biri. Ağrıdır ve ağırdır. Yazmak, rahatlamak değildir. Yaşamayı yüklenmektir. Hayatı bir daha yaşamaya, her şeye rağmen, cesaret göstermektir..."
Sevgili Beste Sakall?'nin birkaç hafta önceki yaz?s?ndan bir al?nt? ile başlad?m bu haftaki yaz?ma. Hani derler ya yazd?kça rahatlars?n. İnanmay?n. Hiç de öyle değil. Beste'nin dediğidir doğru. Yazmak "yaşamay? yüklenmektir".
Ve köşe yazarlar? Onlar?n ağr?s? daha da derindir. Özellikle ülkelerinin içinde bulunduklar? durumu günlük yaşayan, ve yorumlayan köşe yazarlar?. Benim gibi uzaktan gazel okuyanlar değil! Onlar?n ağr?lar?n? dindirmek olanaks?zd?r.
İnternette br araştırma yapıp başkalarının köşe yazarlığı hakkkında söylediklerine bakmak istedim Çok şey söylenmiş köşe yazarlığı hakkında. Asağ?daki sözler Hürriyet gazetesinin eski yazarlar?ndan Emin Çölaşan'?n 4 0cak 2004 tarihinde kaleme al?nm?ş bir yaz?s?ndan. Hani geçtiğimiz y?l Hürriyet taraf?ndan işine son verilen köşe yazar?. San?r?m aşağ?daki vas?flar? fazlas?yla yerine getirdiği için kovulmuştu Çölaşan:
- "Köşe yazarı konuştuğunu yazabilmeli
- Köşe yazarının geçmişi temiz olmalıdır. Sadece kendisi değil soyu sülalesi de temiz olmalı
- Köşe yazarı hayatta kimseye gebe olmamalıdır.
- Hiç kimseyle çok yakın ilişki kurmamalı, hele siyasilerle, üst düzey bürokratlarla, ülkeyi yönetenlerle dostluk veya vıcık ilişkilere kesinlikle girmemelidir. Mesafeyi özenle korumalıdır.
- Köşe yazarı övücü değil eleştiren kişi olmalı. İktidarların önünde boyun eğmemeli, eğilip bükülmemeli.
- Köşe yazarı inançlı yürekli olmalıdır.
- Köşe yazarı aynı çizgide olmalıdır.
- Köşe yazarı beleş gezilere, yemeklere davetli olarak katılmaktan kaçınmalıdır.
- Köşe yazarları ulusun çıkarları doğrultusunda yazmalıdır.
- Köşe yazarı kendisini beleş ağırlayan otel ve restronların, kendisine görkemli hediyeler gönderen firmaların reklamını yapmamalıdır. Özel yaşamını da okurlara aktarmak zorunda değildir."
Çölaşan'?n yaz?s?nda kat?lmad?ğ?m şeyler de var. Örneğin "Köşe yazarının geçmişi temiz olmalıdır. Sadece kendisi değil soyu sülalesi de temiz olmalı" görüşü. Köşe yazar?n? peygamber mi san?yor acaba Çölaşan! Bir de beni çok şaş?rtan bu sözüne bir anlam veremedim Çölaşan?n: "Köşe yazarları ulusun çıkarları doğrultusunda yazmalıdır". Benim ulusumun ç?kar? petrol için Iraka sald?rmakt?r. Yüzbinlerce çocuğun ölümüne sebeb olunmuştur. Ben de köşe yazar? olarak bu iğrenç aksiyonu destekleyici yaz?lar yazay?m. Böyle saçmal?k olur mu?
İnsan zaman zaman bir kenara çekilip yaptıkları işlerin değerlendirmesini yapmalı. İşte ben de bir buçuk yıl sonra acaba ben bu işi doğru mu yapıyorum diye kendıimi sorgulamaya başladım. Köşe yazar? olarak ilk kez yazmaya başlad?ğ?mda bu işin ne kadar zor bir şey olduğunun bilincindeydim. O bilinci hiçbir zaman kaybetmedim. Bir köşe yazar?n?n misyonunun ne olmas? gerektiğini uzun uzun düşünerek bu göreve büyük bir hevesle sar?ld?m ve san?r?m bir y?l boyunca inand?ğ?m şeyleri köşemde korkusuzca irdeledim. Zaman zaman yak?n dostlar?ma bile ters düştü yazd?klar?m. Eleştirildim. Bana küsen oldu. Kimseye gebe olmaman?n köşe yazarl?ğ?n?n ve genel olarak gazeteciliğin en önemli ilkesi olduğuna yürekten inananlardan?m. Özellikle siyasetçilerle, üst düzey bürokratlarla ve diplomatlarla "dostluk veya v?c?k ilişkilere" hiçbir zaman girmedim. Mesafeyi daima korudum bu kişilerle. Buna gerek köşe yazarl?ğ?nda gerekse genel yasant?mda daima özen gösterdim.
Vıcık ilişkilerin bol olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Yalakalığın, şakşakcılığın rağbet gördüğü b?r toplum bizimkisi. Etraf eğitimli ama bir türlü ayd?n olmay? becerememiş kişilerle dolu. Ama malesef toplumumuz bu kişileri sorgulama cesaretini henüz kendinde bulmuş değil. Bu tiplere haketmedikleri bir sayg? ile yaklaş?yor çoğu kişiler. Bu kişilerin söyledikleri ile birçoklar?n?n görüşleri çat?şsa da yüzlerine karş? kibarca gülümseyip geçiştiriliyor bunlar?n cogu zaman ?rkç?, seksist, homofobik söylemleri. İşte köşe yazar? korkusuzca bu kişilerin üzerine gitmeli ve onlar? sorgulamal?, eleştirmeli ve teşhir etmeli.
Sevgili dostum, Toplum Postas?nda ayn? sayfay? paylaşmakla gurur duyduğum deneyimli köşe yazar? Hasan Hastürer'in çok doğru tan?mlamas? ile bu haftaki yaz?m? noktal?yorum:
"Bütün mesele gazetecinin evrensel meslek ilkeleri ile toplumsal çıkarları iyi harmanlayıp özgür bir şekilde yazısını, haberini yazmasıdır. Hiç kuşku yok yukarıdan aşağıya baskı ve yönlendirmeyle bu sağlanmamalı... Yukardan aşağıya eğilim basın özgürlüğüne tecavüzdür".
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.