Böcekler, çiçekler ve biz

Yayın Tarihi: 11/07/21 09:47
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Çoktandır yazmak gelmedi içimden. Halbuki yazılacak, yazılması gereken o kadar çok şey var ki.

Hamleys mağazasına salınan ve kendine “istediğin oyuncağı al” denilen bir çocuk gibi hisseder bazen insan. Bundan yazı malzemesi olarak kullanılabilecek her şeyin güzel, olumlu olduğu anlaşılmasın. Tam aksine. Çok büyük olumsuzluklarla karşı karşıyadır dünyamız.

Karar verdim. Bugün böcekler, çiçekler ve biz insan oğlunun / kızının onlardan öğrenebileceklerimizden bahsedeceğim. Esasında birçok şeyden önemli, hayati bir konu.

“Bok böceği küre imal edebilen tek böcektir. 30 adet parmağa sahiptir. Ön ayaklarının yardımıyla dışkıdan iri bir küre yapar, bu kürenin içine yumurtalarını aşılar ve küreyi başı hep doğuya dönük olarak, arka ayaklarıyla yuvasına itip gömer. Yirmi dört gün sonra yavruları belirmeye başlayınca, küreyi topraktan çıkarıp suya götürür. Küre suda eridiği zaman da yavrular serbest kalır.

Bok böceği, yönünü Samanyolu galaksisini kullanarak belirlediği bilinen tek böcek türüdür”. Kaynak: Vikipedi

Birçok insanın sahip olmadığı bir zekaya sahip bu böceklere verilen isim hak edildi mi?

Esasında boku bile yararlı bir iş için kullanan bu böceklere büyük bir hayranlık duymak gerekir. Aynı zamanda insan olarak bu böcekten ibret alıp birşeyler öğrenmeliyiz. Ama nerede…

Günümüzde burun kıvırdığımız bok böceği antik Mısır’ın kutsal bir böceğidir. Simgelediği birçok olumlu şeyler vardır. Bugün bile bok böceği simgeli yüzük, broş ve küpeler uğur olarak kullanılmaktadır. (Vikipedi).

Gelelim bok çiçeğine. İnanmaycaksınız, bok çiçeği denilen bir çiçeğin olduğunu sanıyordum. Ta ki bir araştırma yapıp bunun gerçek olmadığını öğrenene kadar. Meğer iğrenç kokan çiçeklere verilen kollektif bir isimmiş “bok çiçeği”.

Bunlara iki örnek. Stapelia ve Titan Arum.

Stapelia, Leş Kaktüs denilen çok renkli çiçek açan bir kaktüs türüdür.  Çok güzel görünümlü ama çirkin kokulu Stapelia kaktüsünden, kanser, hepatit, böbrek rahatsızlıkları, stress ile ilgili rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar yapılır.

“Dosyasında "özel ilgi gerekir" yazan askeri hapishane mahkumlarına cezaevi komutanı tarafından rehabilitasyon amaçlı çiçek yetiştirme cezası verilir, diktikleri çiçekler belirli bir süre içinde açmazsa cezalandırılacaklardır. hapishane şartlarında bulabilecekleri tek gübre kendi dışkıları olduğundan, yetiştirilen bu çiçeklere bok çiçeği denir”.

Yukarıdaki ilginç anekdot da “Ekşi Sözlük” sitesinden bir alıntı.

Sert kokusu yüzünden “Osuruk Ağacı” olarak da bilinen Aylandız Ağacı Kokar Ağaç da, birçok  yararları olan ilaçlar için kullanılmaktadır.

Tevekkeli değil, eğer bir ilaç kokuyorsa ve çok kötü bir tadı varsa yararları fazladır denilir.

Şimdi yukarıdaki yazıyı niye yazdığımı düşünen çok okurum olacak.

Anlatmaya çalıştığım şu. Biz insanlar, doğanın tek sahibi değiliz. Aslından doğamızda bizden çok daha sebatlı, üstün, cesur ve yararlı varlıklar var.

Bok böceğinden geri dönüşümün önemini öğrenmeli ve takdir etmeliyiz.

Küçük dağları ben yarattım edasıyla dolaşan, doğa varlıklarını hor gören, doğaya büyük tahribat vererek ilerideki nesillerin yaşantısına olumsuz etkiler yapan insanoğlu / kızı (ama en fazla oğlu) olarak durup biraz düşünmeli ve tavırlarımızı değişmeliyiz.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ertanç HİDAYETTİN yazıları