Türkülerle coştuk

Yayın Tarihi: 26/06/22 09:30
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Boş sahne birkaç dakika geçmeden şık, mavi renk giysileri ile, gözlerindeki ışıltılarla ve muazzam bir renk cümbüşü içerisinde 80 kadın ile doldu. Rengin Kadın Korosu.

“Kızkardeşliğin verdiği güvenle yola çıktık. 70 kadın evlere sığmayan düşlerimizi türkülerle haykırdık. Şimdi, özgürlük türkülerimizi İlkay Akkaya ile söyleme zamanı”. Sosyal medya sayfalarında bu şekilde duyurmuştu Rengin Kadın Korosu 18 Haziran gecesi yapılacak etkinliği.

Türküler. Ama illaki özgürlük türküleri. Yıllardır bu tür türküleri ödün vermeden söyleyen cesur kadın İlkay Akkaya ile değil de kiminle söylenebilirdi en güzel, en anlamlı şekilde özgürlük türküleri?

Çok severim türküleri. Türkülere vurgunum ben/ Türkülerdir benim özüm/ Alır onlar beni benden/ Dalar, ağlar iki gözüm/ diye yazmıştım naçizane dizelerimde.

Özümün türküler olduğu bir abartma. Keşkelerimin bir tanesidir geçmişte yaşayan bir Anadolu halk ozanı olmak.

Birkaç hafta önce, konser olacağını bilmezken İlkay Akkaya’nın “Yol” türküsünü yıllardan sonra dinlemiş ve neler hissetiğimi konu almıştım köşe yazımda. Ne güzel tesadüf olmuştu. Ne isabetli bir önsezi.

Türküler hakkında konser sunucusunun söylediği anlamlı sözler ardından bağlamanın yüreğe dokunan sesi eşliğinde 80 kadının ağzından uyumlu bir şekilde çıkan sözler şöyle diyordu:

Kurban olam kalem tutan ellere/ Katip arzuhalım yaz yare böyle/ Şekerler ezeyim şirin dillere/ Katip, arzuhalim yaz yare böyle/. Pir Sultan Abdal’ın ölümsüz dizeleri.

Pir Sultan Abdal hocam/ Sazında hasret türküsü/ Karakteri pür insicam/ Eğitmekti hep ülküsü/.

Sonra, maviliklere bürünmüş sahneden birbiri ardına gelen birbirinden güzel, birbirinden anlamlı türküler. Kızılırmak türküleri. Kızılırmak grubu ile özdeşmişti İlkay Akkaya uzun yıllar. Gece boyunca Rengin Kadın Korosu ve İlkay Akkaya bu efsane grubun türküleri ile bizi coşturdular.

Sahnenin arkasındaki perdeye uygun türkülerle aksettirilen devrimci genç fidanların, Mahir Çayan, Deniz Geçmiş, İbrahim Kaypakkaya’nın fotoğrafları izleyicilerin coşkusuna coşku kattı.  

Birinci bölümün sonunda sahneye çıkan İlkay Akkaya fırtına gibi başladı ilk şarkısına. Bella Ciao. Çav Bella. İkinci Dünya Savaşı esnasında İtalyan partizanlar söylemişti ilk bu şarkıyı. Elveda güzelim anlamına gelir. Şimdi birçok dillere çevrilmiş ve dünyanın her köşesinde özgürlük türküsü olarak söylenmektedir.

İkinci bölümde İlkay Akkaya’nın o sihirli, su gibi akan pürüzsüz sesiyle söylediği nostaljik, eski türküler ile mest olduk. Anlattığı anekdotlara güldük. İlk şarkısı Rengin Kadın Korosu gibi bir halk ozanı türküsü idi. İşte gidiyorum çeşmi siyahım. Aşık Mazzuni Şerif.

Dokunur sazın teline/ Üstat Mahzuni Şerif/ İsyanı dünya haline/ Yalan dünya, çok münharif/.

Bilirim, her karanlık aydınlığa çıkmaz/ Toprağında gözlerimin ırmağı kurumaz/ Seni kör sevdalarla ateşlere yakan olmaz/ Ağla, sevgili yurdum, ağla/, dedi sonra İlkay Akkaya.

Ağladık. Türkiye’nin şimdiki durumuna, emekçilerin çektiği acılara ağladık. Şu satırları yazarken benim anayurdum, Kıbrısım şu an yeşilini bir kez daha tüketerek alevler içinde yanmakta. Ona ağlıyorum.

Konserin sonuna doğru beklenen halay faslına şahit olduk. Çok severim Türkiye’li toplumların konserlerde bu yerinde duramama alışkanlıklarına. Bir zamanlar müzikli ortamlarda biraya geldiklerinde halay çekmelerini çok garipserdim. Zamanla çok basit görünen ama inanılmaz müthiş bir dayanışma, kardeşlik simgesi olan halayın önemini kavradım.

Rengin Kadın Korosu onlarca kadını biraraya getirerek çok büyük bir başarıya imza attı. Sadece sanatsal alanda değil. Erkek egemen bir toplumda bunu başarabilmek cesaret, azim gerektirir. Tabuların nasıl yıkılabileceği örneğini de verdi koro.

Bu başarıda en büyük pay tabii ki koronun mimarı, çalıştırıcısı, şefi Zühal Yıldırım Gök’e aittir. Bu yolda onlara destek veren Göçmen İşçiler Kültür Derneğine (GikDer) de minnet borcumuz vardır. Etkinliğin organizesinde emeği geçen herkese teşekkürler.

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye kökenli dernekler çok güzel toplumsal dayanışma örnekleri sergilediler. Alevi Festivalinde, konserde buna şahsen şahit oldum. Özellikle genç kardeşimiz Ali Baygören’in bıçaklanarak öldürülmesi üzerine çetelere karşı iki gün içinde organize edilen ve binlerce kişinin Edmonton Polis karakoluna yürümesiyle sonuçlanan eylem, toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

3 Temmuz Daymer ve 10 Temmuz Gikder festivallerinde buluşmak üzere. Rengin Kadın Korosu ve İlkay Akkaya GikDer park festivalinde de sahne alacak. Konseri kaçıranlar bu etkinliği kaçırmasınlar. Sonra çok üzülecekler.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ertanç HİDAYETTİN yazıları