Hakaret ve küfretmek demokratik hak değildir

Yayın Tarihi: 26/04/20 11:54
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Kıbrıs sorununun çözümünde içimizde farklı seçenekleri benimseyenler bulunması ve bu görüşlerini çeşitli yollarla açıklaması demokratik haktır.

Ortaya konulan görüşleri bazı kişilerin beğenmemesi, tepki göstermesi, ahlak sınırları içinde ve uygarca eleştirmesi de çok normaldir.

Fakat sırf açıkladığı görüşleri nedeni, kişilere küfredilmesi hakaret edilmesi, uygarca bir davranış olamaz.

Buna göz yumulması da demokratlık olarak yutturulamaz.

KKTC’de bazı kişiler her koşulda federasyon adı altında Rum’la birleşmemizin, bazı kişiler anavatanın sınırları içinde olmamızın, bazı kişiler devletimizin tanıtılmasının, bazı kişiler de KC olarak kabul gören güneydeki yönetime bağlanmamızın en iyi çözüm seçeneği olabileceği inancındadır.

Son olarak eski bir siyasetçi ve ülkemizde en çok yatırım yapan  bir  iş adamı da, İngiltere’ye bağlanmamızın çıkarımıza olabileceği görüşünü ortaya atmıştır.

Kuşkusuz mevcut koşullarda Türk halkının İngiltere ile birleşmeyi hiçbir şekilde benimsemeyeceği bilinmektedir.

Çünkü Türk halkı olarak, 1878’den sonra İngiliz yönetiminde olağanüstü haksızlığa ve zararlara uğratıldık ve çok acılar çektik. Sefaletten bir çok aile kızlarını Araplara sattı.

Kişisel görüşüme göre İngiltere ile birleşme seçeneği, sadece bir görüş olarak ortaya atıldı.

Bu görüş Türk halkına dayatılmadı. Kabul etmesi de istenmedi. Bu amaçla herhangi bir girişim  yapılmadı.

Bazı kişilerin bu görüşü doğru bulmaması, bu çözüm seçeneğinin yararımıza olmayacağını düşünmesi ve beğenmemesi normaldir.

Ancak sırf ortaya konan görüşleri nedeniyle, kimseye küfredilmesi, hakaret edilmesi, demokratik hak , uygarca bir davranış olmaması yanında, AB  ülkelerinde bile ağır suçtur.

Bazı kişi ve siyasilerin, Rum’un belirleyeceği koşullarda, halen Kıbrıs Cumhuriyeti olarak kabul edilen güneydeki yönetime katılmamızı istediği, inkar edilemeyen bir gerçektir.

Ancak anavatan Türkiye’ye rağmen Kıbrıs Türk halkını Rum’a yamalamalarının mümkün olamayacağının bilincindedirler.

İşte bu nedenle, anavatanla aramızı açmak ve bizi korumasız bırakmak çabasındadırlar.

Bu kötü amaçları için de, en küçük fırsatları değerlendirerek, halkımızı Anavatana ve kuzeylilere karşı kışkırtmağa çalışırlar.

Popülist ve umursamaz yönetim anlayışından cesaretlenen malum kesim, medyada ve sosyal paylaşım sitelerinde anavatanla aramızı açmak için ahlak sınırlarının olağanüstü dışına çıkarak, anavatan yöneticilerine sürekli olarak küfretmekte, hakaret etmektedir.

Ülkemizdeki belirsiz koşullara rağmen her türlü riski göze alarak ülkemizde yatırım yapan, devletimizin bütçesine önemli katkıda bulunan Türkiyeli iş adamlarını, haksızca, kötülemekte ve halkımızı onlara karşı kışkırtmaktadır.

Halen ülkemizde ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesinde önemli rolü olan kuzeyli emekçileri, yerli yersiz kötülemekte ve kaçmalarını sağlamak için canla başla uğraşmaktadır.

Anavatandan koparılmamız durumunda korumasız kalacağımız ve Rum’un insafı ölçüleri içinde bu topraklarda yaşayabileceğimiz aşikardır.

Bu nedenle Kıbrıs Türk halkını sözde değil gerçekte umursayan ve anavatana bağlı olan siyasi yetkililer, artık demokrasi safsatası ile, medyada ve sosyal paylaşım sitelerinde anavatana ve kuzeyli soydaşlarımıza küfredilmesine izin vermemeli.

Bu amaçla gerekirse yasal düzenleme yapılmalı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.