KKTC, anavatanın olağanüstü fedakarlıkları sayesinde kuruldu

Yayın Tarihi: 15/11/20 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Kıbrıs Türk halkı olarak 1950’li yıllarda yok olmak durumunda iken, anavatanımızın fedakarca yardım ve desteği sayesinde bugün bize ait bir bölgede, kendi kendimizi yönetmek, can ve mal korkusu içinde olmadan rahatça yaşama olanağına sahibiz.

1878’de Kıbrıs’ın İngiltere’ye kiralanmasından sonra Yunanistan’ın teşvik ve cesaretlendirmesi ile, Rumlar sürekli olarak Türklere saldırdı, can ve mal kayıplarımıza ve büyük acılar çekmemize sebep oldu.

 Liderlerimizin olağanüstü gayretleri sonucu, Anavatanın bizimle ilgilenmesi sağlanmasaydı, bu gün Batı Trakya ve Rodos’daki Türklerden de beter,Girit’teki Türkler gibi katledilecektik.

Başta siyasiler, hepimiz bugünlere anavatan sayesinde geldiğimizi, varlığımızı anavatana borçlu olduğumuzu, anavatanın yardım ve koruması sayesinde adadaki varlığımızı sürdürebildiğimizi dikkate alarak hareket etmeliyiz. Her konuda anavatan yetkilileri ile sıkı işbirliği içinde olmalıyız.

‘Cefa çekmeyen vefanın değerini bilmez’. Bu nedenle Ulusal mücadele tarihimiz, geçmişte yaşanan olaylar, çektiğimiz acılar, Rum barbarlıkları anlatılmalı. Anavatanın fedakarca yardımı sayesinde bugün devlet sahibi olduğumuz, gençlere öğretilmelidir. 

Uluslararası toplum; 1960 Londra Zürih uluslararası anlaşmalara aykırı olarak, Türk halkının devletten dışlanmasına ses çıkarmadı. Mağdur edilmemize, bize karşı soykırım uygulamasına seyirci kaldı. Üstüne üstlük ortak yönetimi bozan ve suçlu olan Rumlar yerine, bizi ambargolarla cezalandırdı ve halen cezalandırmaktadır.

Yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen çözüm müzakerelerinde, Rum-Yunan ikilisinin adanın tümünü ele geçirmek hedefinden zerre kadar sapma olmadığı kanıtlanmıştır.

Batılı emperyalistler ile onların güdümünde olan ve çıkarlarını koruyan A B ile BM’in,Kıbrıs’taki Türk varlığını etkisiz duruma getirecek çözüm dayattığı açıkça ortadadır.

2004’de Türk halkının onayı alınmadan sadece Rumları temsil eden güneydeki yönetimin  AB’ ye alınması sayesinde, Yunan eski başbakanı Simitis’in ifade ettiği gibi,adanın güneyi Yunanistan’ın eline geçirilmiştir.Halen birleşme ve federasyon dayatmasının amacı, adanın kuzeyinin de aynen Girit senaryosu ile elimizden alınmasıdır.

Kuşkusuz anavatanımız güçlü olduğu ve bizi koruduğu süre, adanın kuzeyinin Yunanistan’a bağlanması zordur.

İşte bu nedenle son yıllarda düşmanlarımız, içimizdeki bazı yolunu şaşırtmış işbirlikçileri kullanarak,  Kıbrıs Türk halkını 5. Kol faaliyetleri ile çökertmek, devletimizi yıkmak, anavatandankoparmak ve halkımızı korumasız bırakmak amacı ile çok profesyonelce yoğun kampanyalar sürdürmektedir.

Maalesef KKTC’de  bazı anavatan düşmanları ve  Rum emperyalist yanlısı yolunu şaşırtmışlar,geçmişi bilmeyen kişileri kötü niyetlerine alet etmektedir, Sloganlarla, duygu sömürüsü ile devletinden ve anavatanından koparmak için yoğun çaba içindedir. Bu yıkıcı faaliyetlerinin kısıtlanmasından korktukları için de ,dış dünyaya ülkemizde demokrasi olmadığı, anavatanın irademize müdahale ettiği yalanını yaymaktadırlar.

Devlette görevli olan bazı kişilerin bile yetkililerimizi Rum yönetimi başkanına şikayet etmesi, devletimizi tanımadığını söylemesi, aşağılaması,  KKTC ve anavatan yetkililerine dil uzatması, bazı STÖ temsilcilerinin güneye gelen  Yunanistan başbakanını ziyaret etmesi, devletten maddi yardım alan bazı yayın kuruluşlarının pervasızca anavatan ve KKTC düşmanlığına öncülük etmesi, bazı TV  lerin ulusal günlerimizin kutlanmasına katılmaması, yetkililerce ciddiye alınmalıdır.

Hepimizin de üzülmemesi  için, artık seçilmiş ve atanmış yetkililer, devletimize ve anavatana karşı sürdürülen düşmanca saldırılara karşı, yasal sorumluluk ve görevlerini yapmalı, köklü caydırıcı önlemler almalı.

1878’de atalarımız gibi, biz de  Türk askerinin ayrılışının ve resmi kuruluşlardaki bayraklarımızın indirilmesinin ezikliğini ve acısını yaşamak istemiyorsak,anavatanımız Türkiye’nin can damarımız gibi olduğunun bilincinde hareket etmeliyiz. Anavatanın desteği ile KKTC’yi yaşatmak, tanıtmak ve yüceltmek için çaba harcamalıyız.

Bu vesile ile,Cumhuriyet bayramımızı kutlar.Bu mutlu günümüzde bizimle birlikte olan ve bizi onurlandıran anavatan cumhurbaşkanımız ile MHP başkanına hoş geldiniz der, şükranlarımı sunarım.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Orhan AYDENİZ yazıları