Bu memleket kimindir?

Yayın Tarihi: 19/05/21 09:45
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

KKTC, ‘bu memleket bizimdir’ diyerek, her isteyenin sahiplenebileceği bir orta malı değildir.

1821’den beri Rumların ENOSİS idealine boyun eğmeyen, karşı çıkan, anavatanın fedakarca yardımı sayesinde, on binlerce şehit kanı ile sulanarak özgürleştirilen ve  vatan yapılan kutsal bir toprak parçasıdır;

Bu memleket:

Rumlarla bir olup bizi geçmişin kara dönemine götürmek isteyenlerin değil;  anavatanın koruması altında özgürce bize ait bir coğrafyada yaşamaktan yana olanlarındır;

Bugünlere gelmemizde hiçbir emeği, katkısı olmayan, sadece nimetlerinden yararlanan, anavatan sayesinde mal-mülk, hayal edemeyeceği makamlara gelen, refah içinde yaşayan, buna rağmen TC-KKTC düşmanlığına öncülük edenlerin değil; bunlara karşı mücadele etmeyi vatani görev kabul edenlerindir;

Rum-Yunan ulusal tezlerini benimsettirici propaganda yapan ve yaptıranların değil; ulusal davamıza ve değerlerimize sahip çıkanlarındır;

1821’den sonra,özellikle  1956-59 EOKA ve 1963-74 döneminde Rumların bize yaptığı kötülükleri dikkate almayan ve dayattığı çözümü savunanların değil; ,onurlu çözüm olan egemenliğe dayalı iki devletli seçeneği destekleyenlerindi;

Rum yetkililerine şirin görünmek yarışı içinde hareket ederek devletimize sahte, hırsız, gayri yasal diyerek  hakaret edenlerin değil; devletimizin yaşatılmasını isteyenlerindir;

Kıbrıs Türk halkını anavatandan koparmak,korumasız bırakmak ve Rum’un dayatacağı çözümü kabul etmek zorunda bırakmak amacı ile yoğun çaba içinde olanların değil,tek dayanağımız anavatanla işbirliği içinde hareket etmemizin yararımıza olduğunu bilenlerindir;        

Kıbrıs Türk halkını 5.kol faaliyetleri ile içeriden çökertmek çabasında olan ve onlara arka çıkanların değil; bu yıkıcı faaliyetlerin farkında olan bunları teşhir eden ve karşı  çıkanlarındır;

Devletimizi,bayrağımızı, ulusal mücadelemizi kötüleyen aşağılayan, savunma  görevi yapan TMT- mücahit örgütünü terör örgütü EOKA ile ayni kefeye koyan,Akridas, İfestos katliam planlarına rağmen Rum tarafını haklı, bizi haksız gösterenlerin değil; Bize yapılan haksızlıkları gündeme taşıyan ve teşhir edenlerindir;

1963’te silah zoru ile ortak olduğumuz yönetiminden atılmamıza rağmen,bizim haklarımızdan vazgeçtiğimiz yalanını yayanların değil; mağdur edildiğimizi savunanlarındır;

Rum katliamlarını,bize yaptığı kötülükleri aklayan ve bizi suçlu gösterenlerin değil; Rum vahşetinin dikkate alınarak hareket edilmesini savunanlarındır;

Her koşulda Rum-Yunan ikilisinin tezlerine arka çıkan, uluslar arası anlaşmalara aykırı olarak sadece Rumları temsil eden güneydeki yönetimi Kıbrıs Cumhuriyeti kabul eden AB ve BM’in dayatmalarını savunanların değil ; haklarımıza sahip çıkanlarındır;

Topraklarımızı Rum’a peşkeş çeken, Rum’un içimize yerleşmesini kabul edenlerin değil;bize ait bir toprak parçasında yaşamaktan yana olanlarındır;

Bizi düşman kabul eden, ambargolarla yaşamamızı zorlaştıran, adanın kuzeyini ilhak etmek idealinden vazgeçmeyen Rumlarla birleşmek isteyenlerin değil; buna karşı çıkanlarındır;

Eylemleri ve açıklamaları ile müzakerelerde Türk tarafının elini zayıflatmaya çalışanların değil; haklarımızı savunan ve destekleyenlerindir;

1878’den günümüze Kıbrıs’taki tüm çatışmaların ve kayıplarımızın baş sorumlusu olan Yunanistan yetkililerinden medet uman, onlara nezaket ziyareti yapanların değil, anavatanın bizim için yaşamsal önemde olduğunun bilincinde olanlarındır;

Rumların başat olacağı, ENOSİS’e sıçrama tahtası olarak kullanacağı aşikar olan ve sadece adı federasyon olan, gerçekte üniter yönetim olan çözümü destekleyenlerin değil; iki egemen devletli çözümden yana olanlarındır;

Güneydeki yeni neslin fanatik milliyetçi ve dindar yetiştirilmesine karşın, bizim yeni neslimizi Kıbrıslı kimliğini benimsettirerek kimliksizleştirmek ve böylece kolayca asimile edilmesine zemin hazırlamak çabasında olanların değil; benliğine sahip çıkmasını savunanlarındır;

Atalarımızın geldiği Anadolu ile bütünleşmeyi kötüleyen ve felaket gösteren,öte yandan bizi düşman kabul eden Rum’a yamalanmamızı savunanların değil, anavatanın bizim için sığınabileceğimiz en güvenli liman olduğunu savunanlarındır;

Hayali beklentiler, çıkarlar, ideolojik saplantılar nedeniyle her koşulda Rum’la birleşmeyi tek çıkar yol gösterenlerin değil; devletimize ve anavatana bağlı olanlarındır;

Rum yönetiminin her konuda anavatanı Yunanistan ile birlikte hareket etmesini gözardı eden ve bizimtek dayanağımız olan  anavatanla işbirliği içinde hareket etmemizi kötüleyenlerin değil; anavatanın değerini takdir edenlerindir;

Rum-Yunan ikilisinin yazılı anlaşmalara uymadığının kanıtlarla bilinmesine karşın, uyduruk anlaşmalarla  devletimizin yıkılmasını isteyenlerin değil; gerçekleri dikkate alarak  buna karşı çıkanlarındır;

Bu memleket, Trakya’daki soydaşlarımızın durumuna düşürülmemizi içine sindirenlerin değil; bize ait ayrı ve egemen devletimizi savunanlarındır.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.