Makamlar yükümlülük üstlenmektir

Yayın Tarihi: 06/10/21 09:05
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Bir ülkede yaşamın herkesin memnun olacağı düzeyde olması, devlet ve vatandaşların görev ve yükümlülüklerini yerine getirilmesi ile mümkündür.

Bunun içinde atanmış ve seçilmiş yetkililer, hizmet şemalarındaki yükümlülüklerini titizlikle yerine getirmeli Devlet ciddiyetiyle hareket edilmeli ve yasaların uygulanması sağlanmalı.

Siyasi iktidarlar, kalkınmış ve uygar ülkelerde devletin genel hizmet politikalarını belirler. Yönetici ve çalışanlarda hizmet şemalarında belirlenen görev ve yükümlülükleri yerine getirir.

Uygar ülkelerde siyasi iktidarlar, devlet çalışanları ve yöneticilerinin atanmasına karışmaz. Her iktidar değişikliğinde yöneticiler değiştirilmez ve devlet hizmetlerinin çalışma düzeni yeniden şekillendirilmez.

Böylece siyasi iktidarların değişmesi, devlet kuruluşlarının yapısını, görev ve yükümlülüklerini etkilenmez ve devlet devamlılığı sürdürülür.

Devlette yöneticiler ve görevliler yürürlükteki yasalara göre yükümlülüklerini yerine getirir. Görevini yapmayan, yasaları uygulamayan devlet yöneticileri ile çalışanları, görevi kötüye kullanmak ve ihmal etmekten yargılanıp yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Geri kalmış ülkelerde ise, siyasi iktidarların değişmesi ile devlet kuruluşlarının yöneticileri siyasi tercihle yeniden atanır ve devlet kuruluşlarının çalışmaları etkilenir, devlet devamlılığı ortadan kalkar.

Atanmış yetkililer, siyasi tercihle atandığı için, tüm uygulamalarında kendisini atayan siyasi partinin çıkarları doğrultusunda hareket eder.

Siyasiler de, kendilerinin göreve getirdiği yöneticilerin, yasal yükümlülüklerini yerine getirip getirmemesi yerine, kendine ve partisine yararlı hizmet edip etmemesini önemser.

Bu hatalı görevlendirme ve seçilmişlerin devletin yapısına partizanlık sokmaları sonucu, devlet hizmetleri başarılı olmamaktadır.

Uygar ülkelerde seçilmiş yetkililer, halkın devlet yönetiminden memnun olup olmadığını sık sık kamuoyu araştırmaları yaptırarak belirler. Hatalar ile noksanların,sorunların düzeltilmesi için çaba harcar.

Geri kalmış ülkelerde ise, devlet hizmetleri ile ilgili olarak, halkın şikayetleri, sorunları, beklentileri dikkate bile alınmaz. Halk seçimden seçime hatırlanır.

Bakanlıkların resmi internet sitelerine yapılan samimi uyarılar ile şikayetler umursanmaz, dikkate alınmaz ve yanıtlanmaz.

Yürürlükteki yasalara rağmen görev ve yükümlülüklerini, yapıcı uyarılara rağmen yerine getirmeyen seçilmiş ve atanmış yetkililerden kimse hesap sormaz.

Görevi ihmali ve görevi kötüye kullanmak, devletiyıkmak ve ülkeyi zarara uğratmak suçu işleyenlerden hesap sorulmaz, haklarında yasal işlem yapılmaz, sebep oldukları zarara karşı hiç bedel ödettirilmez

Ülkesini düşman kabul eden devletlerin ulusal davalarına hizmet eden devlet görevlileri hakkında bile yasal işlem yapmayanlardan hesap sorulmaz.  .

Yürürlükteki yasalara aykırı hareket edilmesini caydırıcı önlemler alınmaz. Devlet görevlilerinin sokağı kontrol altında tutması sağlanmaz, devlet görevlilerine denetim ve devriye hizmeti yaptırılmaz.

Sürücülerin araba kullanırken cep telefonu ile meşgul olmasını, yaya geçitlerinde durmayarak ölümlere sebep olmasını, ticari araçların yollarda terör estirmesini caydırmak devletin asli görevi değil mi?

Ülkemize öğrenci ve/veya turist olarak gelenlerin olumsuz faaliyetlerle vatandaşlarımızı mağdur etmesini önlemek kimin yükümlülüğündedir?

Ülkede yaşayan yabancıların ikamet iznine sahip olup olmadığını, geçimlerini nasıl ve hangi yollardan sağladıklarının kontrol etmek kimin yükümlülüğündedir?

Ülkede suç işlemeye yatkın kişilerin yasaları çiğnemesini caydırmak ve vatandaşların güven ve huzur içinde yaşamasını sağlamak kimin görevidir?

Maalesef KKTC’de hatalıyönetim anlayışı sonucu vergisini ödeyen, tüm sorumluluklarını yerine getiren ve yasalara saygılı hareket eden vatandaşların, güven ve huzur içinde yaşaması mümkün olamamaktır.

Yürürlükteki yasaların çiğnenmesini caydırmak için devletin ilgili personelinin yerleşim yerlerinde, kırsal alanlarda ve yollarda sürekli olarak denetim, gözetim ve devriye hizmeti yapmasının sağlanmaması, ülkenin sorunların sarmalında perişan olmasına zemin hazırlar.

Hele yargıda adaletin olağanüstü geç tecelli etmesine çare bulunmaması, hem özel yaşamı, hem de ekonomik faaliyetleri olumsuz yönde etkilemektedir.

Sadece devlet kuruluşlarını oluşturmak, personel atamak, yasa yapmak ve  uygulanmasını sağlamamak, ülke ve halk için yeterli olamaz.

Devlet kuruluşlarına atanmak ve makamlar garantili  gelir kaynağı olarak görülmemeli. hizmet etmek yükümlülüğü altına girmek olarak kabul edilmeli.

Seçilmiş ve atanmış yetkililer; eleştirilmemek, eylemlerle makamda rahatsız edilmemek, zarara uğratılmamak, şirin görünmek düşüncesiyle, devlet saygınlığına ve otoritesine gölge düşürülmesine kesinlikle izin vermemeli.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Orhan AYDENİZ yazıları