Anavatanın elini zayıflatmak karşı tarafa hizmet etmektir

Yayın Tarihi: 17/11/21 09:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Güvenli geleceğimiz için, Kıbrıs’ta anavatan sayesinde varlığımızı sürdürmekte olduğumuzun bilincinde hareket etmeliyiz ve sorumlu davranmalıyız.

Kıbrıs Cumhuriyetinin ortağı olmamıza rağmen, uluslararası kuruluşlar siyasi nedenlerle sadece iki ortaktan biri olan Rum tarafını temsil eden güneydeki yönetimi uluslararası hukuka aykırı olarak yasal Kıbrıs Cumhuriyeti kabul etmektedir.

Kıbrıs’ta iki halk arasında anlaşma yapılmasına, sözde yardımcı olmak çabasında olan BM örgütü bile iki halka da eşit davranmamakta, Rum’un bizi içeriden çökertmek amacı ile zaman kazanma hedefine hizmet etmektedir.

BM genel kurulunda sadece Rumları temsil eden yönetimin başkanına söz hakkı verilmekte, Türk halkının görüşlerini açıklamasına olanak tanınmamaktadır.

Yabancı devletler, kendi ulusal çıkarları ve siyasi nedenlerle, uluslararası hukuka göre yasal olmamasına rağmen güneydeki yönetimi Kıbrıs cumhuriyeti kabul etmektedir.

Ortaklıktan atılmamız sonucu sırf halkımızın yönetimsel ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile kurduğumuz devletimizi, siyasi nedenlerle tanınmamaktadır.

Kıbrıs Türk halkı olarak bize yapılan ayırımcılık,  uluslararası ilişkilerden dışlanmamız, varlığımızın dikkate alınmaması, ambargolarla cezalandırmamız, Dünya Sağlık Örgütünün bile utanç verici duyarsızlığı, tarihe mal olacak büyük bir haksızlık örneğidir.

Öte yandan Filistin eski başkanı Yaser Arafat’ın rahmetli liderimiz Denktaş’a söylediği bizi koruyup destekleyen bir anavatanımız bulunması büyük bir şanstır.

Kıbrıs Türk halkının ambargolarla yok edilmesi ve adanın kuzeyinin de Yunanistan’la birleştirilmesi, anavatanımız sayesinde gerçekleştirilememektedir.

Ambargo ve tecrit edilmememiz nedeniyle ortaya çıkan tüm olumsuzluklar, anavatanımız tarafından etkisiz duruma sokulmaktadır.

Devletimizin temsil edilme hakkı tanımayan Uluslararası kuruluşlarda, anavatanımız bizi savunmakta, gerçekleri ortaya koymaktadır.

Halkımızın ezici çoğunluğu, varlığımızı sürdürmemizin ana vatana bağlı olduğunun bilincindedir. Anavatana yürekten bağlıdır.

Fakat çeşitli nedenlerle bazı kişi, kuruluş ve siyasilerin halkımızın geleceğinin risk altına sokulmasını umursamadan, anavatanla, ilişkilerimizi bozucu tutum ve davranış sergilemektedir.

  Aslında anavatandan koparılmamız, korumasız kalmamız durumunda Kıbrıs Türk halkı olarak hepimiz de zarara uğratılacağız.

Bugünkü yaşamımızı sürdürmemize izin verilmeyecek, bize ait özgür bir bölgede yaşama olanağını kaybedeceğiz. Cumhurbaşkanlığı, başbakan, siyasi parti başbakanı, Milletvekili müsteşar, müdür hatta devlette memur olmayı rüyamızda bile göremeyeceğiz.

Türklerin özel kesimdeki ekonomik faaliyetleri de çeşitli engelleyici uygulamalarla yürütülmeyecek.

Kıbrıs Türk halkının anavatan sayesinde tüm baskı ve saldırılara karşı ayakta durabildiğini bilen dış düşmanlarımız, anavatanla aramızı açmak ve anavatanı adadan uzaklaştırmak ister.

Bu amaçla en gelişmiş halk mühendisliği yöntemleri ile uygulanan yoğun beyin yıkama propaganda ve kampanyaları ile halkımızı anavatana karşı kışkırtmakta, aramızı açmaya çalışmaktadır. Bu hedeflerine ulaşmak amacı ile bonkörce mali harcama yaptıkları da bilinmektedir.

Kıbrıs Türk halkının çıkar ve geleceğini umursayanlar, dış güçlerin anavatandan koparılmamız ve korumasız bırakılmamız amaçlı faaliyetlere alet olmamalı.

Tüm dünyayı karşısına almak pahasını bizi kaderimizle baş başa bırakmayan ve ana şefkatiyle her sıkıntımızda yanı başımızda olan anavatanın bizi savunmasını zorlaştırmamalıyız.

Anavatanın tek beklentisi, kendi ayaklarımız üzerinde durabilmemizi ve güven içinde Kıbrıs’ta varlığımızı sürdürmemizi sağlamaktır.

Bu nedenle, samimi, yapıcı önerilerinin çıkarımız olduğunu dikkate alarak ,kendi ayaklarımız üzerinde durabilmemiz amacı ile bize yaptığı yardımları yerinde harcamaya özen göstermeliyiz .Birlikte hazırlanan ekonomik planları uygulamalıyız.

Dış politika ve çözüm konusunda Rum-emperyalistlerin kendi siyasi çıkarları doğrultusunda dayattıkları seçenekleri savunmak yerine, anavatanın da uygun bulduğu iki devletli seçeneği desteklemeliyiz.

Anavatanın uygun gördüğü iki devletli çözüme karşı çıkmak, üstüne üstlük bu çözüm aleyhinde yarım asırdan beri varlığımızı bile dikkate almayan haksız ambargolarla çökertmeye çalışan BM ve AB’ye anavatanın elini zayıflatacak görüşler içeren yazı göndermek ve Rum ulusal tezlerini destekleyen eylem düzenlemek yapılabilecek hataların en büyüğüdür.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kuzey Kibrisli18/11/21 08:17
Domuzun guyruğu ne kadar düzelirsa bunların kafası da o kadar düzelme şansına sahiptir Sn Aydeniz. Yani bu insanlar ki rumun gölgesinde üçüncü sınıf rumlar olarak yaşayabileceklerine inanırlar onlar Kıbrıs Türklerinin yitik ve kaybolmuş kesimidirler. Onlar için artık yapılabilecek bir şey yoktur. Tek çare gelecek nesiller için bir gayret ortaya koyabilmektir. Onu yapabilecek bir irade da içimizden çıkmaz bu saatten sonra! Artık en büyük değerlerimiz koltuk, menfaat ve para olmuştur. Bize en büyük kötülüğü yine sözde bizi sonsuza dek yaşatacak lilliyetçiler etmiştir… Halen daha da etmektedirler😡 Zannedeller ki koltuklar, paralar ve koçanlar yerin bir buçuk metre altında da gıymet edecek. Orada her şey eşittir. Bir tek yukarıda kalanların sövmeleri ve hayırduaları hariçtir yerin altındakiler için😂