Hükümetin en öncelikli görevi 

Yayın Tarihi: 24/11/21 09:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Bazı kişiler, son yıllarda suçlarda olağanüstü artışın, ülkemize gelen yabancılardan kaynaklandığını ve bu konuda sınırlamaya gidilmesini savunur.

Ancak bu görüşe katılmak mümkün değildir. Asayiş sorunundaki artışın başlıca nedeni, ülkemize yabancıların gelmesi  değildir. Bizim gereken denetimi yapmamamız ve caydırıcı önlemleri, yeterince almamamızdır. Yabancı iş gücüne, turistlere, öğrencilere kapımızı kapatmamız durumunda, ekonomimiz sıfırlanacak. 

Aynı coğrafyayı paylaştığımız Güney Kıbrıs’ta da dünyanın en geri kalmış bir çok ülkesinden yüz binlerce yabancı yaşamakta ve öğrenim görmektedir. Ancak alınan güvenlik önlemleri sayesinde, yabancıların suç işlemesi caydırılmaktadır.

KKTC’de yasaları umursamayan bir çok vatandaşımızın, güneye gittikleri zaman, oradaki yasalara titizlikle uyduğu herkesin bildiği bir gerçektir.

Tüm uygar ülkelerde olduğu gibi, KKTC’de de siyasi iktidarların en öncelikli ve temel görevi, kamu düzenini sağlamak, bozulması durumunda düzeltmektir. Yaklaşık 100 bin yabancı öğrenci, 100 bin yabancı işçi ve  yüzbinlerce turist ağırlayan KKTC’de, asayiş konusuna özel önem verilmesi gerekir.

Kamu düzeni, toplumun tüm bireylerinin huzur, barış ve güvenlik içinde olması, gelişmesi ve yaşamını sürdürmesi için uygun ortam oluşturulmalıdır.

Siyasi iktidarların başlıca görevi, toplumda oluşan güvenlik kaygısını ve suç korkusunu azaltarak, halkımızın yaşam kalitesinin yükseltilmesini sağlamaktır.

Asayiş ve adalet sorunlarının bulunduğu bir ülkede, ekonomik kalkınma ve gelişmenin sağlanması da düşünülemez. Bu nedenle KKTC’de, hükümette güvenlik ve yargıdan sorumlu bir bakanlık bulunmaması bana göre büyük bir eksikliktir.

Kuşkusuz polis ve yargının hükümetin bir bakanlığının uhdesine alınması, bu kuruluşların faaliyetlerinin siyasilerin  güdümüne alınması ve yönlendirilmesi şeklinde algılanmamalı.

Ayrıca, bu iki devlet   kuruluşun hükümetin bir bakanlığına bağlanması, sorunlarının daha iyi izlenmesine, bilinmesine çözümlenmesine, gereksinimlerinin karşılanmasına ve böylece daha etkin hizmet vermelerinin sağlanmasına katkıda bulunacaktır.

Dünyada değişen toplumsal koşullar ve teknolojik gelişmeler, yargı ve güvenlik hizmetlerini doğrudan etkilemekte ve yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır.

Her yıl yeni adli yıl açılış konuşmalarında yetkililer, adaletin geç tecelli etmesinin sakıncalarını ortaya koymaktadır. Yargıda adaletin erken tecelli etmesi için, ihtiyaçlar karşılanmalı, gereken önlemler alınmalı ve nu amaçla  yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Çağdaş yaşamın neden olduğu toplumsal değişimler çerçevesinde uygar ülkelerde, temel yaklaşım, polisin suçları işlenmeden önce, kendiliğinden ve pro aktif bir anlayışla harekete geçmesi ile önlemektir.

Pro aktif anlayış yaklaşımı, polisin duyarlılığının en üst düzeyde olması ve toplum mekanlarının içinde bulunması anlayışıdır.

Bu anlamda polis, suçun oluşmasını bekleyen, pasif bir gözetleyici olmayıp, toplumda temel ve önemli nitelikte koruyucu, düzenleyici ve caydırıcı görevleri yerine getiren bir  güçtür.

Polisin özellikle sokaklarda, halka açık yerlerde, üniformalı olarak devriye hizmeti sunması, varlığını hissettirmesi, önleyicilik ve caydırıcılık bakımından şarttır.

Her yerde polisin bulunduğu izlenimi oluşturulması ile, potansiyel suçluların yakalanma riski yüksek tutulabilecek ve suç  eylemlerinin gerçekleştirilmesi azaltılabilecektir.

Polislerin üniformalı devriye hizmeti yapması temelde önleyicilik  yanında, ayni zamanda herhangi bir olayın meydana gelmesi durumunda en kısa zamanda ve emniyetli şekilde olaya müdahale etmek suretiyle suç sanıklarını yakalamak bakımından da yararlıdır. Ayrıca önceden önlem almak suretiyle  suç işlenmesinin  büyük bir kısmı önlenebilmektedir .

Devletin başlıca görevlerinden biri, vatandaşların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamaktır. Suçların artması doğrudan veya dolaylı olarak tüm halkımızı etkiler. Bu korku vatandaşları huzursuz eder.

İşte bu nedenle asayiş hizmetleri; yasaları uygulama kararlılığında olduğunu, yasaların çiğnenmesine izin vermeyeceğini, çiğnenmesi halinde anında suç işleyenleri tespit edip yakalayacağı izlenimi vermelidir.

KKTC’de bazı art niyetli kişilerin, geçmişte polislerin ve askeri inzibatların halk arasında devriye hizmeti yapmasını baskı rejimi olarak gösterdiği bilinmektedir. Ancak bunların amacı; halkımızın asayiş  sorunlarının sarmalında perişan olmasını sağlamak, KKTC’den soğutmak ve Rum’a yamalanmayı kabul etmesini sağlamaktır.

Asayiş en öncelikli, yaşamsal ve temel gereksinim olduğuna göre, hükümet art niyetli çatlak seslere aldanmamalı ve ivedilikle bu konuya el atmalı.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Orhan AYDENİZ yazıları