Geçmişten ders almalıyız

Yayın Tarihi: 12/01/22 08:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Güneydeki tüm siyasi yetkililerin, Baş Piskoposluğun, Yunanistan ve emperyalistlerin gizlemek gereği duymadığı niyetlerine rağmen, bazı kişilerin hala daha birleşmeyi savunması  karşısında, Girit dramını hatırlatmakta yarar görürüm. Çünkü Türkiye’nin Kıbrıs’tan  uzaklaştırılması ve ENOSİS’in gerçekleştirilmesi için tıpa tıp ayni senaryo uygulanmaktadır.

Dayanaksız Türkiye fobisi, hayali beklentiler, ideolojik saplantılar, 1960-63’teki başarısız birleşme deneyimi, batılıların ve onların güdümünde olan BM ile AB’nin yanlı tutumu ve müzakerelerde dayatılan koşullar nedeniyle, Rumların bizimle ortaklıktan yana olmadığının anlaşılmasına rağmen, hala daha federal çözümü savunanlar altından kalkamayacakları olağanüstü sorumluluk altına girdiklerinin farkına varmalıdır.

Aksi halde ideolojik saplantıların kurbanı olacaklar ve tarihe hiç de hoşlarına gitmeyecek olumsuz sıfatla kaydedilecekler.

Kuşkusuz çeşitli nedenlerle bilinçli olarak Rum ulusal tez ve davasına .hizmet etmeyi tercih edenlerin görüşlerini değiştirmesi beklenemez. Çünkü onlar artık Kıbrıs Türk halkı yerine, karşı tarafın çıkarlarını ön planda tutmaktadır.

Fakat sloganlarla, yalanlarla, gerçekleşmesi mümkün olmayan  hayali beklentilerle federasyonun iyiliğimize olduğuna inandırılan iyi niyetli kişilerin gerçekleri kavramasına yardımcı olmak amacı ile,Girit adasının nasıl Yunanistan’a bağlandığını hatırlatmakta yarar görürüm.

1821’de emperyalistlerin destek ve yardımı ile Morada kurulan 700.000 nüfuslu Yunanistan, sürekli olarak Türklere ait toprakları ilhak ederek sınırlarını genişletmiştir. Halen, Megalo İdea hayalleri uyarınca bize ait toprakları ele geçirerek genişlemek çabasındadır.

Ayni felaketle karşılaşmamak amacı ile Girit’in Yunanistan’a nasıl bağlandığını özellikle Kıbrıs Türk halkının her bireyinin öğrenmesi  gerektiği görüşündeyim.

‘İBRET ALINMASI GEREKEN TARİHİ OLAY:

.......’.Türkler, Rumları kesecek iddiasıyla Avrupa devletleri (İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya) adaya asker çıkardı. Asayişi artık onların askeri sağlayacaktı! O halde Girit’te Türk askerine gerek var mıydı? Diyorlardı ki, Osmanlı askeri gidince Rumlar bir daha ayaklanmazdı!

Gülmeyiniz, aynı gerekçeler günümüzde Kıbrıs için de söyleniyor…

  1. Avrupa’nın bu kandırmasıyla Türk askeri 1898de Girit’ten çekildi.
  2. Ada özerk ilan edildi.
  3. Giriti’n kaderi, Avrupalılara bırakıldı. Avrupalılar, Rumların ve Türklerin can ve mal güvenliklerini güvence altına aldıktan sonra adadan ayrılacaklardı. Girit’e böylece barış gelecekti. Harika!
  4. Tabii bu arada bir şart daha ileri sürüldü: Girit valisini seçme hakkı Osmanlı padişahına bırakıldı. Ancak istisnai bir durum vardı; büyük devletlerin o valiyi onaylaması gerekiyordu. Yoksa kendileri atama yapacaklardı. Ne oldu dersiniz; Osmanlının karşı koymasına rağmen Prens Otto Girit Valisi yapıldı.

Kısa bir süre sonra dört devlet adadan çekildi.

Rumlar hemen adaya Yunan bayrağı çekti. Hani barış gelecekti; beyaz güvercinler uçacaktı adanın üzerinde? Osmanlı büyük bir diplomasi başarısıyla (!) bayrağı indirtti. Karşılık olarak, Avrupa ülkelerinin ve Yunanistan’ın tepkisini çekmemek için, İstanbul’da sahnelenen Girit adlı tiyatro oyununu sansürledi. Şaka gibi…

Ve sonuç: Toprak Kaybı

OSMANLI, Avrupalı dört devletin oyalayıcı sözlerine, teminatlarına ve “açılım masallarına hep inandı. Bunun karşılığında Girit’i kaybetti.

Bu da şöyle oldu: 1910’da Girit Meclisi Yunanistan’la birleşme kararı aldı.

Anadolu’nun birçok yerinde mitingler yapıldı; Türkler, Girit’te savaşmak için gönüllü asker olma müracaatında bulundu; Yunan malları boykot edildi, gemileri Osmanlı limanlarına sokulmadı; Osmanlı konuyu Lahey Hakem Mahkemesine götürmek istedi vs. vs. Bunların pek yaptırımı olmadı. Girit onca açılıma rağmen 1913’te Osmanlının elinden kuş olup uçtu, gitti!

Giden toprağın yüzölçümü 8.336 kilometrekare idi.

(Prof. Dr. METE GÜLMEN).

Kıbrıs Türk halkı olarak geri dönüşümsüz felaketle karşılaşmamak için, mutlaka Girit dramından ders almalıyız. Çünkü ayni aktörler ve ayni senaryo ile Kıbrıs’ın da Yunanistan’a verilmesine çalışılmaktadır.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.