Başkanlık sitemi gerçeği

Yayın Tarihi: 09/05/22 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Yükseköğrenim görenlerin oranı bakımından, dünyada en gelişmiş ülkeler düzeyindeyiz. Fakat kişisel gözlemlerime göre, okuma ve literatür tarama alışkanlığımız gereken düzeyde değildir.

Sonuç olarak son yıllarda yaygınlaşan sosyal paylaşım sitelerinde, herkes her konuda konunun uzmanı gibi yorum yapmaktadır.

Ülkemizde herkesin şikayetçi olduğu, popülist ve bozuk düzenin iyileştirilmesi için ortaya atılan başkanlık sistemi hakkında birçok kişi, gerekli araştırmayı yapmadan kendi kafasına göre yorum yapmaktadır.

Her şeyden önce bazı ülkelerdeki yönetimi örnek göstererek, başkanlık sisteminin anti demokratik olduğunu ileri sürmek yanlıştır. Çünkü çeşitli başkanlık sistemleri vardır.

KKTC’nin ilanından günümüze 39 yılda kurulan hükümetlerin ömürlerinin yaklaşık bir yıl olması, önemli bir olumsuzluktur. Hükümetlerin sürekli değişmesi sonucu, işbaşına gelenlerin ileriye dönük uzun vadeli hizmetler planlayıp gerçekleştirmeleri mümkün olmadı.

Halen KKTC’de mevcut düzende, seçilen tüm milletvekilleri, yeniden seçilme olasılıklarının artması için, Bakan olma yarışındadır. Bakanlık almayanlar kırılır, hatta partisinden ayrılarak başka partiye katılır.

Genellikle iktidara gelen siyasiler, devlet olanaklarını kullanmak yetkisini elde ettikleri görüşü ile hareket eder. Seçimde yardım gördükleri, kişileri devlet olanakları ile ödüllendirmeye çalışır. 

Sık sık yeni hükümet kurulması sonucu, görevden ayrılan seçilmiş ve atanmış yetkililere ödenen ikramiye ve maaşlar nedeniyle, bütçeye ağır yük getirilir.

Siyasi yetkililer, halka şirin görünmek ve yeniden seçilebilmek için, partizanca hareket etmekte, devlet olanaklarını oy avcılığında araç olarak kullanılmaktadır.

Mevcut sistemde seçilme ve oy kullanma alışkanlığı nedeniyle, seçilmiş yetkililerin, ona oy verdiğini bildiği partililerin isteklerini geri çevirmesi,  dost akraba ve tanıdıklarının taleplerine olumsuz yanıt vermesi kolay değildir.

Ayrıca Bakanlık makamına gelen bir kişinin, seçilmesini sağlayan partililerine, ayrıcalıklı davranmaması da bizim gibi küçük ülkelerde zordur.

Öte yandan, seçimlerde halkın büyük bir kısmı, ülkeye hizmet eden veya edebilecek kapasiteye sahip kişiler yerine, kendine faydası dokunan ve yakın gördüğü kişilere oy verir.

Ayrıca, yürütmede görev yapan Bakanların yasamada da denetleyici durumunda olması isabetli değildir. Kendi uygulamalarını denetlemesi anlamındadır.

KKTC’de bazı siyasiler, ülkemizdeki bozuk düzenin, parlamenter sitemden değil, yanlış uygulamalardan kaynaklandığını ileri sürerek başkanlık sistemine şiddetle karşı çıkmaktadır. Fakat sistemin siyasilerin yetkilerini kötüye ve/veya yanlış kullanmasına izin vermemesi gerekir.

Hatalı uygulamalara uygun olması nedeniyle, parlamenter sisteminde yetkilerin yanlış kullanılabileceğini gösteriyor.

Bugüne kadar iktidara gelen KKTC Meclisinde temsil edilen tüm siyasi partiler, sistemin boşluklarından yararlanarak, uygulamada hatalı davrandığına göre, istismara olanak vermeyen ABD modeli başkanlık sistemine geçmemizde yarar vardır.

Başkanlık sistemi: yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayırım ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükümet sistemidir.

Bu tanım çerçevesinde dünyada birbirinden farklı, kendi tarihi, sosyolojik ve siyasal koşullarının ürünü olan başkanlık rejimleri mevcuttur. Bütün bu rejimlerin içinde herkes tarafından en başarılı bulunan örnek, ABD başkanlık sistemidir. (Wikipedi)

Başkan Bakanları yasama organından seçebilir. Ancak seçildikten sonra yasama organında üyeliği sona erer. Böylece hem yürütmede, hem de denetimde yetkili olmuyor.

Bakanların seçimle değil de atanarak makama getirilmesi; oy kaygısı ile hareket etmemesi, yönetimde tarafsız davranması ve popülizm yapmaması bakımından yararlıdır.

Ayrıca başkanlık sisteminde,  başkan kendinin başarılı olabilmesi için; bakanlık makamına ülkedeki değerli, başarılı ve yararlı olabilecek kişileri atanmaya özen gösterir.

Halen, devlette yönetici atamaları siyasi tercihle yapılmaktadır. Genellikle atamalarda kariyer, çalışkanlık, iş bitirici niteliğine sahip kişiler yerine, partili olmak, kendisine ve partisine oy kazandıracak kişiler tercih edilir.

Bugüne kadar iktidara gelen popülist siyasiler nedeniyle ülkemizde devletin yozlaştırılması ve saygınlığına gölge düşürücü tutum ve davranışların yaygınlaşması, parlamenter sistemin bize uygun olmadığını gösterir

Bu nedenle, KKTC’nin kalkındırılabilmesi ve bozuk düzenin başarılı bir yönetim şekline dönüştürülebilmesi için ABD modeli başkalık sistemine geçilmesi isabetli olacaktır.

Güneyde başkanlık sistemi ile yönetilen sahte Kıbrıs Cumhuriyetine hayranlık duyan,  birleşmemizi savunanların, başkanlık sistemine karşı çıkması, çelişkili bir tutumdur.

Hele statükodan ve bozuk yönetimden şikayetçi olanların, yaşanan deneyimlere rağmen parlamenter sistemi savunmalarını anlamakta zorlanıyorum.

Bazı siyasilerin erken seçimi gündeme taşıdığı görülüyor. Ancak yeni bir seçimden sonra bugünkü sıkıntıların aynen devam edeceği aşikardır.

Kişisel görüşüme göre, Cumhurbaşkanının öncülüğünde erken seçim yerine, başkanlık sistemine geçiş için gerekli düzenlemeler yapılana kadar teknokrat hükümet oluşturulması isabetli olacak. 

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Orhan AYDENİZ yazıları