Kanatlı para Bitcoin

Yayın Tarihi: 14/05/21 13:15
okuma süresi: 11 dak.
A- A A+

Bence İnternet, devletlerin rollerini azaltacak en büyük güç olacak…

Burada tek bir eksik var, ki bence yakında değiştirilecektir, o da güvenilir bir elektronik para…

Bu, İnternet üzerinde A’dan B’ye bir fon transfer metodu…

A B’yi, B de A’yı tanımak zorunda değil…

Yani 20 dolarlık bir parayı sana verebilirim ve sen bu paranın nereden geldiğini bilmiyorsun…

Ortada bir kayıt da yoktur…

Bu parayı, benim kim olduğumu bilmeden alabilirsin…

Böyle bir buluş İnternet üzerinde geliştirilmiş olacak ve insanların İnternet’i kullanması daha da kolaylaşacak…

Tabi ki negatif taraflar da olacak…

Gangsterler ya da yasadışı işlem yapan insanlar da işlerini sürdürmek için bu kolaylıktan yararlanacaklardır…

Friedman, 1999 yılında yakın gelecekte İnternet’te güvenli ve gizli bir finansal işlem yönteminin geliştirileceğini ifade etmiş.

Ünlü nobel ödüllü ekonomist, 1999’da kendisiyle gerçekleştirilen bir röportaj sırasında işte yukarıdaki bu cümleleri kuruyor.

Milton Friedman‘ın bundan tam 22 yıl önce Bitcoin gibi dijital para birimlerinin icadını doğru bir şekilde tahmin ettiği ortaya çıkıyor aslında.

"I would like to have money controlled by a computer" - Milton Friedman 1991

Milton Friedman, bundan tam 30 yıl önce ise, Bitcoin’in hayalini kurmuş ve bilgisayarca yönetilen bir paraya sahip olmayı düşlediğini belirtmişti.

Milton Friedman bununla da kalmayıp dünyanın, Federal Rezerv Sistemi yani ABD Merkez Bankası olmadan çok daha iyi bir yer olacağını da söylemişti.

Peki, Koronavirüs’ü yeni bir dünya sistemi kurmak için tasarlayan “The AKIL”, Bitcoin’i de tasarlamış olamaz mı?

Zira, Bitcoin gibi diğer tüm kriptoparaların kullandığı Blockchain Teknolojisi en az İnternet’in icadı kadar büyük bir icat aslında.

İster kabul edin, ister etmeyin Bitcoin dünyanın gördüğü en büyük sosyoekonomik deney.

Her şey, sadece ABD’nin değil, dünyanın en büyük yatırım bankalarından olan Lehman Brothers’ın Eylül 2008’de batmasıyla birlikte işaret fişeği atılan küresel mali kriz ile başlamıştı.

Yahudi asıllı Alman bir aileden gelen Emmanuel, Mayer ve Henry Lehman kardeşler tarafından 1850 yılında kurulan banka 613 Milyar dolar borcu ile ABD tarihinin en büyük banka iflasını başarıp 20.000 çalışanını da işsiz bırakarak tarihin bankalar çöplüğündeki imtiyazlı yerini almıştı.

Bitcoin fikrinin Lehman Brothers'ın iflasından ve tüm sistemin hemen hemen çökmesinden sonra (birkaç hafta sonra) ortaya atılması ne kadar da tesadüf değil mi?

Mutlak şart olan “güven” kavramı üzerine bina edilmiş uluslararası finans piyasaları kaçınılmaz olarak bir dalgalanma yaşadı. Merkez üssü ABD olan “Borç Krizi” depremi, önce ABD bankalarını, ardından Avrupa bankalarını sarsmıştı.

Sarsıntının şiddeti, farklı ülkeleri farklı derecelerde etkilerken dünya ticaretinin yükselen yıldızı Çin’de çok ciddi olarak hissedilmişti.

Peki, bu iflas neden yaşanmıştı?

Çünkü, mevcut sistemin çok büyük kusurları vardı, maalesef var olmaya da devam ediyor.

Çünkü, Man in the middle (üçüncü taraf) büyük yolsuzluklara zemin oluşturuyordu. Bunu engellemenin bir yolu bulunmuştu, “Blockchain."

Tamamen uçtan uca, güvenilir ve üçüncü taraf yok.

Acı gerçeği itiraf etmemiz lazım. Bugün, “Dünyadaki birçok şirket, çeşitli finansal hileleri öğrenmiş insanlar tarafından yönetiliyor."

Üretim yerine finansal hileler. Birçok çok uluslu şirkette, rakamlar manipüle edilebiliyor. Fakat ne acıdır ki, bunu sadece şirketler değil devletler de yapıyor.

Yunanistan örneğini hatırlayanlarınız vardır sanırım.

Avrupa Komisyonu İstatistik Ofisi Eurostat Ocak 2010’da yaptığı açıklamada Yunanistan İstatistik Kurumu’nun, NSSG’nin Ekim 2009’da (Genel seçimler sırasında) Avrupa Birliği’ne yolladığı ekonomik verilerde siyasi müdahalenin yapıldığından bahsediyor ve Yunanistan İstatistik Kurumunun verilerini “GÜVENİLMEZ” olarak niteliyordu.

Çok daha basit bir açıklama ile, Bitcoin, Wall Street'ten kaçmanın bir yolunu bulmak için tasarlandı aslında.

Bu noktada Sisteme egemen olmak isteyen ÇOK ULUSLU Bankaların niyeti, özel blockchain'lerini yaratmak. Fakat “Pandora’nın Kutusu” açılmıştı.

Bitcoin gibi kriptoparalar, kanatlı paradır aslında.

Zira bugün dünyada 2.5 Milyardan fazla insanın bir Banka hesabı bile yok.

Blockchain ile “Yeni dünya nakit sistemi şekilleniyor."

Rekabet, tekel kurmaya çalışanların icabına bakmaya devam ediyor aslında.

2013 yılında Bitcoin ve diğer kriptopara birimlerini hırsızlık gibi çeşitli olumsuzluklardan korumak, dijital cüzdan servisi sağlamak, kriptopara portföy yönetimi desteği sunmak ve işletmeler için kurumsal kriptopara hizmet paketi sağlamak için kurulan Bitgo’nun programcısı J. Lopp Bitcoin’in şu anda sirkülasyondaki para değeri yönünden Dünya Ekonomisinde 32. sıraya yerleştiğini hesaplamıştı.

Bugün, yani 14 Mayıs 2021 tarihi itibarı ile tüm kripto paraların toplam değeri $ 2.32 Trilyon doları (14 Mayıs 2021 KKTC saat 12:49) aşmış durumda.

Bitcoin bu ticaret hacmin yarısını oluşturuyor. An itibarı ile (14 Mayıs 2021 KKTC saat 12:49), $ 940,814,222,089 (940 Milyar dolar civarlarında).

Bugün, yani 14 Mayıs 2021 tarihi itibarı ile Bitcoin’in piyasa değeri $ 50,501.58 dolar (14 Mayıs 2021 KKTC saat 12:49) civarlarında.

Bu şekilde Bitcoin tek başına Mastercard, Visa ve PayPal'ın toplam değerinden daha kıymetli.

Uluslararası Yönetim Danışmanlığı şirketi, PriceWaterhouseCoopers (PwC) 2030 yılında dünyadaki en güçlü ekonomilerin hangileri olacağına dair tahminlerini yayımlamıştı.

Gelişmekte olan ülkeler, 2030 yılına gelindiğinde dünya ekonomisinin üst sıralarında yerini alacak. PriceWaterhouseCoopers (PwC) raporuna göre, Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan ekonomiler, ABD ve Çin’in gücüyle rekabet edebilecek güçte olacak. PwC’nin hazırladığı listede, ülkeler gayrisafi yurt içi hasılasına (GSYİH) göre sıralanıyordu.

“Uzun vadeli görünüm: Küresel ekonomik düzen 2050 yılında nasıl değişecek?” adlı rapor 32 ülkeyi GSYİH bazında sıralıyor.

Bitcoin’in 2030 yılında sirkülasyondaki para değeri yönünden Dünya Ekonomisinde kaçıncı sıraya yerleşeceğini sanırım öngörebilmek için fütürist Ray Kurzweil olmaya gerek yok!.

Dünya Ekonomik Forumu Raporu'nda, 2025 yılına kadar GSYİH'nın yaklaşık yüzde 10'unun blockchain teknolojilerinde depolanacağı belirtiliyor.

PwC’nin bulgularına göre 113 yıllık sürede bazı ülkeler her zamanki pozisyonlarını korusalar da, 2030 yılında inişe ya da tırmanışa geçecek pek çok ülke var.

1 Çin 38.0 Trilyon Dolar (USD)
2 ABD 23.4 Trilyon Dolar (USD)
3 Hindistan 19.5 Trilyon Dolar (USD)
4 Japonya 5.6  Trilyon Dolar (USD)
5 Endonezya 5.4 Trilyon Dolar (USD)
6 Rusya 4.7 Trilyon Dolar (USD)
7 Almanya 4.7 Trilyon Dolar (USD)
8 Brezilya 4.4 Trilyon Dolar (USD)
9 Meksika 3.6 Trilyon Dolar (USD)
10 İngiltere 3.6 Trilyon Dolar (USD)
11 Fransa 3.3 Trilyon Dolar (USD)
12 Türkiye 2.9 Trilyon Dolar (USD)
13 Suudi Arabistan 2.7 Trilyon Dolar (USD)
14 Güney Kore 2.6 Trilyon Dolar (USD)
15 İtalya 2.5 Trilyon Dolar (USD)
16 İran 2.3 Trilyon Dolar (USD)
17 İspanya 2.1 Trilyon Dolar (USD)
18 Kanada 2.1 Trilyon Dolar (USD)
19 Mısır 2.0 Trilyon Dolar (USD)
20 Pakistan 1.8 Trilyon Dolar (USD)
21 Nijerya 1.7 Trilyon Dolar (USD)
22 Tayland 1.7 Trilyon Dolar (USD)
23 Avustralya 1.6 Trilyon Dolar (USD)
24 Filipinler 1.6 Trilyon Dolar (USD)
25 Malezya 1.5 Trilyon Dolar (USD)
26 Polonya 1.5 Trilyon Dolar (USD)
27 Arjantin 1.3 Trilyon Dolar (USD)
28 Bangladeş 1.3 Trilyon Dolar (USD)
29 Vietnam 1.3 Trilyon Dolar (USD)
30 Güney Afrika 1.1 Trilyon Dolar (USD)
31 Kolombiya 1.1 Trilyon Dolar (USD)
32 Hollanda 1.0 Trilyon Dolar (USD)

ABD’li fütürist Ray Kurzweil’in “2099’da, yapay zekalı makineler gezegen boyutunda bilgisayarlar geliştirebilecek ve daha sonra tüm evren dev bir süper bilgisayara dönüşecek” öngörüsü ile insanlığın aynen beynimiz içerisindeki 86 milyar nöronun çalışma prensibi etrafında bir sistem kuracağınının ipuçlarını da görebiliriz aslında.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Sosyal Refah Devleti olarak adlandırılabilmesi için, “Bugün hepimizin kendimizi yönetmeyi öğrenmesi ve her gün daha fazla karşılıklı bağımlı olduğumuz bu dünyada birbirimize toleranslı olmaya alışmamız gerekiyor."

İnsan Potansiyelini Açığa çıkarmak için akılcı ve doğru politikalar ortaya koyamayan toplumlar, aynen enerjisi tükenen bir yıldızın patlaması gibi, SÜPERNOVA durumuna düşüp, bu patlamadan açığa sadece gaz ve toz bulutu kalacaktır. Yani NEBULA olacaklardır. Daha açık ifade etmem gerekirse, tarihin gazlı ve tozlu sayfalarında, Dijitalleşemeden YOK olacaklardır.

Samimi bir itirafım olacak:

KKTC olarak çok küçük bir ülke olmamıza rağmen, TAMAMEN adil, eşitlikçi ve özgür olan bir Sosyal Refah Devletini detaylı bir şekilde tasarlayacak kadar akıllı olamadık.

Peki, Kanatlı Para Bitcoin’i Wall Street'ten kaçmanın bir yolunu bulmak için tasarlayan The AKIL, vekilsiz siyaseti tasarlayamaz mı?

Zira, ABD’li fütürist Ray Kurzweil’in diğer bir öngörüsü ise “2029’da ilk kez bir bilgisayar Turing Testi’ni geçecek. Kısacası, bilgisayar, bir bilgisayar olduğunu ele vermeyecek kadar insansı şekilde davranabilecek."

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.