Ev İçi Şiddet Vakalarının Analizi

loading
29 Kasım, Pazar
£

10.43

9.37

$

7.84

HUKUKİ GÖRÜŞ

Şefik AŞÇIOĞULLARI
sefik@kktchukuk.com
Şefik AŞÇIOĞULLARI
A- A A+

Ev İçi Şiddet Vakalarının Analizi

Krantina süreçlerinin uzaması neticesinde, ev içinde deyim yerindeyse “hapis” kalan kadınların Polise yapılan şikayetlerdeki düşüşü değerlendirmek lazım. Muhtemel birkaç sebebe bakalım:

1. Aile içi şiddet yaşayan kadınları “normal” zamanda polise şikayetçi olmaktan geri tutan en önemli sebeplerden bir tanesi “sonra ne yapacağım?” çaresizliği, bir diğeri ise “en fazla bir gece tutarlar, sonra gelip bana daha kötüsünü yapar” korkusudur. Yani belki de bir ay önce polisi aramakla sessiz kalıp şiddete boyun eğmek arasında karar vermek için tüm artıları eksileri değerlendirip polisi aramaya karar verecek olan bir direnişçi, bugünkü şartlarda tam tersi karar veriyordur.

2. Şiddet uygulayanla aynı mekanda hapsolmuş bir direnişçinin, o kararı verse bile, dışarıya çıkarak veya telefonla polise ulaşma özgürlüğü ve fırsatı olmayabilir. Polis müdahale edene kadar daha ağır bir şiddete maruz kalma korkusu yaşayabilir.

3. Kadına Karşı Şiddete Müdahale Şubesi’nin aile içi şiddete karşı verdiği mücadelede devrim etkisi yaratan bir adım oldu. En azından Lefkoşa’da… Ve en azından “normal” zamanda… Şube, Lefkoşa Polis Müdürlüğü bünyesinde kuruldu ve diğer ilçelerde ancak irtibat görevlileri aracılığıyla takip yapabiliyor.Bu irtibat kişilerinin tek görevleri de maalesef kadına karşı şiddete müdahale değil. İçinde bulunduğumuz olağanüstü hal koşullarında, hem bu irtibat görevlilerinin hem de genel olarak polis teşkilatının sokağa çıkma yasağı gibi kuralların denetlenmesiyle gelen ağır bir iş yüküyle boğuştuğunu tahmin etmek zor değil. Aile içi şiddet vakaları mağdurun şikayetçi olup olmadığına bakılmaksızın polisin işlem yapmasını gerektiriyor. 24 saate kadar tutukluluk, tahkikat, teminat duruşması, ceza davası dosyasının tanzimi… Özellikle tek görevi aile içi şiddet vakaları olmayan polis memurlarının yüklerini hafifletmek için önemsiz gördükleri bazı vakaları görmezden gelmeleri (ve işlem başlatmamaları) veya bundan birkaç yıl öncesine kadar kurumsal olarak kabul gören arabuluculuk yöntemine başvurmaları (yani yine yasal süreç başlatmamaları) oldukça muhtemel. Bunlar da kayıtlara geçmeyen ve hiç yaşanmamış gibi görünen vakalar olarak kalacaklar.   

LTB Şiddete Karşı Yan Yana Projesi Koordinatörü Dr. Ömür Yılmaz‘ın sözleri..

COVID-19 dönemi başlamadan toplumumuzda fiziksel şiddete maruz kaldığını ifade eden kadınların oranı halihazırda yüzde 40 (boğmaya çalışma yüzde 20), silah veya kesici bir aletle saldırma yüzde 18), psikolojik şiddet yüzde 60 ve cinsel şiddet yüzde 25 idi. Nereye gideceğiniz veya kiminle görüşeceğiniz gibi konularda sınırlama ise yüzde 50. Sosyal ve psikolojik gerilimin arttığı, ekonomik sıkıntıların ve belirsizliğin yükseldiği, aile bireylerinin sınırlı bir alana hapsolduğu bu dönemde, şiddetin artmaması da kadınları şiddet döngüsüne prangalayan çaresizlik duygusunun pekişmemesi de mümkün değil.

Şiddete uğradığını bildiğimiz kişilerin destek mekanizmalarından haberdar olmalarını ve bu hizmetlere ulaşmalarını sağlayabiliriz. Acil durumlarda, örneğin komşu evden veya sokaktan çığlık veya şiddetli kavga sesi geldiğinde, ALO 155 Polis ve ALO 183 Sosyal Hizmetler Şiddet İhbar Hattı’nı aramalıyız. Hatta polis olay yerine intikal edene kadar oturup beklemek yerine, kendimizi riske atmadan, şiddet uygulayıcısının dikkatini başka yere çekecek, olayı durduracak bir müdahale yapabiliriz. “Polis yolda” diye bağırabiliriz, kapıya veya duvara vurabiliriz… 155 ve 183’e yapacağımız ihbarlarda kimliğimizi deşifre etmemiz gerekmez, sadece müdahale edilecek adresi vermemiz yeterlidir.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.